İran Müzakerelere Kesin Kapıyı Kapattı: "ABD'ye Asla Güvenmiyoruz"
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının beşinci gününde, Tahran yönetiminden sert açıklamalar gelmeye devam ediyor. Öldürülen İran Dini Lideri Hamaney'in danışmanı Muhammed Muhbir ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'ye hiçbir şekilde güvenmediklerini ve müzakere masasına oturmayacaklarını kesin bir dille duyurdu.
Muhbir: "ABD'nin Niyeti İran'ı Bölmek"
İran devlet televizyonuna konuşan danışman Muhammed Muhbir, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Muhbir, "ABD'ye asla güvenmiyoruz ve hiçbir şekilde müzakere yapmaya niyetimiz yok" dedi. İranlı yetkili, ABD'nin niyetinin İran'ı işgal etmek değil, bölmek olduğunu vurguladı.
Muhbir, uzun süre ABD-İsrail saldırılarına karşı koyabileceklerini belirterek, "Savaşı gerekli olduğu kadar uzatabiliriz. Nitekim 8 yıl süren Irak savaşı döneminde de aynı şekilde hareket etmiştik" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İran'ın askeri direniş konusundaki kararlılığını gözler önüne serdi.
Arakçi: "Trump Diplomasiye İhanet Etti"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise ABD Başkanı Donald Trump'ı "diplomasiye ve Amerikalılara ihanet etmekle" suçladı. Arakçi, Trump'ın nükleer müzakereleri "karmaşık bir gayrimenkul işlemi" olarak ele aldığını ifade etti.
İranlı bakan, "Büyük yalanlar gerçekleri gölgelediğinde, gerçekçi olmayan beklentiler asla karşılanamaz. Sonuç ne oldu? İnat olsun diye müzakere masasını bombaladılar. Sayın Trump, diplomasiye ve kendisini seçen Amerikalılara ihanet etti" değerlendirmesinde bulundu. Bu sözler, İran'ın ABD yönetimine duyduğu derin güvensizliği net bir şekilde ortaya koydu.
Kriz Derinleşiyor: Müzakereler Tamamen Askıda
İran'ın bu kesin tavrı, bölgedeki gerilimin daha da artmasına neden oluyor. İranlı yetkililerin açıklamaları, müzakerelerin tamamen askıya alındığını ve yakın gelecekte bir diyalog ihtimalinin bulunmadığını gösteriyor. ABD-İsrail saldırılarının devam etmesi, İran'ın direniş politikasını güçlendiriyor.
Son gelişmeler, uluslararası toplumun bölgedeki barış çabalarını zora sokarken, İran'ın "güven olmadan müzakere olmaz" prensibini sıkı bir şekilde benimsediğini ortaya koyuyor. Krizin nasıl bir seyir izleyeceği, tarafların bir sonraki hamlelerine bağlı görünüyor.



