Ürdün Krallığı, Suriye'deki son gelişmeleri olumlu bir adım olarak değerlendirerek bölgesel istikrar yönünde önemli bir açıklamaya imza attı. Ülke, Suriye hükümeti ile terör örgütü olarak nitelendirdiği YPG/SDG arasında varılan ve örgütün Suriye ordusuna tam entegrasyonu ile kapsamlı bir ateşkesi öngören anlaşmayı memnuniyetle karşıladı.
Ürdün'ün Resmi Açıklaması ve Desteği
Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Fuat el-Mecali tarafından yapılan yazılı açıklamada, bu gelişmenin Suriye'nin birliğini, istikrarını ve güvenliğini güçlendirmeye yönelik önemli bir adım olduğu vurgulandı. El-Mecali, Ürdün'ün Suriye'nin güvenliği, egemenliği, toprak bütünlüğü ve vatandaşlarının güvenliğine verdiği desteği bir kez daha teyit etti.
Açıklamada, anlaşmaya varılmasında Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) oynadığı rol takdirle karşılandı. Sözcü, anlaşma hükümlerinin, Suriye ve halkının çıkarlarına hizmet edecek, iyileşme ve yeniden yapılanma çabalarını destekleyecek şekilde uygulanmasının büyük önem taşıdığına işaret etti.
Suriye'de Yaşanan Sürecin Arka Planı
Bu diplomatik gelişmeler, Suriye içinde yaşanan askeri ve siyasi hareketliliğin ardından geldi. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ateşkes anlaşmasının imzalandığını ve SDG'nin Suriye hükümetiyle tam entegrasyon sürecine gireceğini resmen duyurmuştu.
Bu açıklama, Suriye ordusunun ülkenin doğu ve kuzeydoğusundaki geniş alanları geri almak için başlattığı askeri operasyonların sonrasında yapıldı. Söz konusu operasyonlar, SDG'nin yaklaşık bir yıl önce Şam yönetimiyle imzaladığı anlaşmaları defalarca ihlal etmesi ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi gerekçesiyle başlatılmıştı.
Yeni Dönem ve Bölgesel Etkiler
Suriye'de, 8 Aralık 2024'te Beşşar Esad liderliğindeki Baas Partisi rejiminin devrilmesinden bu yana, ülkede güvenliği tesis etmek amacıyla yoğun çabalar sürdürülüyor. Ürdün'ün bu son anlaşmaya verdiği destek, komşu bir Arap ülkesinin Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunma ve terörle mücadele konusundaki kararlılığını gösteriyor.
Bu gelişme, bölgede yeni bir diplomatik ve güvenlik döneminin habercisi olarak yorumlanıyor. Anlaşmanın başarıyla uygulanması, Suriye'deki iç savaşın sona ermesi ve kalıcı bir barış sürecinin başlaması için kritik bir dönüm noktası olabilir. Ürdün'ün pozisyonu, bölgesel istikrar arayışında kilit aktörlerden biri olmaya devam ettiğinin de bir göstergesi.