Samed Ağırbaş: Enerji Verimliliği Emisyonları Azaltmanın Ötesinde Fayda Sağlar
Samed Ağırbaş: Enerji Verimliliği Emisyonları Azaltmanın Ötesinde

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Güney Kore'de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İklim Haftası kapsamında önemli temaslarda bulundu. Ağırbaş, Güney Kore basınına yazdığı yazıda küresel enerji dönüşümünün hızlandırılmasına yönelik stratejik yaklaşımları ortaya koydu.

İklim Haftası Programı COP Sürecinde Kritik Bir Eşik Oldu

Ağırbaş, Korea Times için kaleme aldığı yazıda, Asya'nın enerji dönüşümündeki rolüne dikkat çekti. Elektrifikasyon, enerji verimliliği ve entegre şebeke sistemlerinin bölgenin liderliğini pekiştirdiğini belirten Ağırbaş, bu liderliğin küresel ölçekte yaygınlaştırılmasının bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Yeosu kentinde gerçekleştirilen UNFCCC İklim Haftası'nın COP31 sürecinde kritik bir eşik olduğuna işaret eden Ağırbaş, enerji dönüşümünün yalnızca arz yönlü politikalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Talep tarafının önemine dikkat çeken Ağırbaş, enerji maliyetlerindeki artışın doğrudan hane halkına yansıdığını ifade etti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Çok Paydaşlı İş Birliklerinin Önemi Vurgulandı

Asya'nın elektrifikasyon, enerji verimliliği ve şebeke entegrasyonu alanlarında küresel ölçekte öncü konuma yükseldiğini ifade eden Ağırbaş, bu ilerlemenin uluslararası iş birlikleriyle daha da güçlendirileceğini belirtti. Küresel İklim Eylem Gündemi'nin rolüne değinen Ağırbaş, çok paydaşlı iş birliklerinin siyasi taahhütlerin somut sonuçlara dönüşmesini sağladığını söyledi.

Elektrifikasyonun enerji dönüşümündeki kritik rolüne de değinen Ağırbaş, sürdürülebilir enerji sistemlerine geçişin çok boyutlu faydalar sunduğunu belirtti. Evler, sanayi tesisleri ve ulaşım sistemlerinin bu dönüşümün merkezinde yer aldığını ifade etti.

Akıllı Altyapılar ve Standartların Dönüştürücü Etkisi Var

Elektrifikasyonun sınırlı kaldığı sektörlerde sürdürülebilir yakıtların önemine işaret eden Ağırbaş, ağır sanayi, denizcilik ve havacılık gibi alanlarda sürdürülebilir biyoyakıtlar ve hidrojen çözümlerinin ön plana çıktığını belirtti. Uluslararası taahhütlerin bu yakıtların kullanımını hızla artırmayı hedeflediğini ifade etti.

Enerji verimliliği politikalarının sosyal ve ekonomik etkilerine dikkat çeken Ağırbaş, daha akıllı altyapıların ve standartların dönüştürücü etkisini vurguladı. Enerji verimliliğinin yalnızca emisyonları azaltmakla kalmadığını, aynı zamanda hane halkı faturalarını düşürdüğünü, ekonomik verimliliği artırdığını ve yeni istihdam alanları oluşturduğunu belirtti. Bu dönüşümün adil ve kapsayıcı bir şekilde yönetilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.

Enerji Dönüşümü İçin Bölgesel İş Birlikleri Önemli

Şebeke altyapılarının güçlendirilmesinin enerji dönüşümünün önündeki en kritik başlıklardan biri olduğunu vurgulayan Ağırbaş, mevcut yatırım açığının küresel ölçekte önemli bir engel teşkil ettiğini belirtti. Yenilenebilir enerji üretimindeki artışın şebeke altyapısının gerisinde kaldığını ifade eden Ağırbaş, şebekelerin genişletilmesi ve enerji depolama sistemlerinin geliştirilmesinin dönüşümün başarısı için kritik önemde olduğunu söyledi.

ASEAN'ın enerji yoğunluğunun yüzde 40 azaltılması hedefine dikkat çeken Ağırbaş, Güney Kore'nin ulusal stratejisine endüstriyel denetimler, sıkı bina standartları ve 2030 yılına kadar bina emisyonlarını yüzde 32,8 azaltma hedefini dahil ettiğini belirtti. 2030 yılına kadar küresel hedeflerin gerçekleştirilmesinin CO₂ emisyonlarını yüzde 50 oranında azaltırken, gelişmiş ekonomilerde yaklaşık 4,5 milyon yeni iş yaratacağını ve hane halkı enerji faturalarını üçte bir oranında düşüreceğini ifade etti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Sıfır Atık Vakfı, Türkiye'de 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde düzenlenecek COP31 süreci kapsamında küresel iklim eylemi çerçevesinde geliştirdiği bütüncül yaklaşım ve uluslararası iş birlikleriyle enerji dönüşümünün hızlandırılmasına katkı sunmaya devam etmektedir. Türkiye'nin öncülüğünde şekillenen bu vizyon, çevresel sürdürülebilirliğin yanı sıra ekonomik ve sosyal kalkınmayı da destekleyen güçlü bir model olarak uluslararası alanda etkisini artırmaktadır.