Siyasi istikrarsızlık, toplumsal kutuplaşma ve güvenlik endişelerinin giderek arttığı İsrail'de, son yıllarda eğitimli ve genç nüfus başta olmak üzere ülkeyi terk edenlerin sayısı, geri dönen İsraillilerin sayısını çok aştı. İsrail Meclisi Araştırma ve Enformasyon Merkezi tarafından hazırlanan kapsamlı bir rapor, ülkenin ciddi bir beyin göçü kriziyle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.
Rapora göre, 2022'den bu yana ülkeyi terk edenlerin yaklaşık yarısı 20 ila 44 yaş grubundaki genç yetişkinlerden oluşuyor
Bu yaş grubunun toplam nüfus içindeki oranı düşük olmasına rağmen, göç edenlerin neredeyse yarısını oluşturması, İsrail'de üretim ve iş gücü açısından potansiyel bir tehlike olarak değerlendiriliyor. Raporda, İsrail'in teknoloji ve inovasyon temelli ekonomisinin can damarı olan eğitimli kesimin yurt dışına göçü 'yapısal tehlike' olarak nitelendirildi.
Öte yandan, rapora göre yurt dışına göç eden İsraillilerin yüzde 3,7'si doktora düzeyinde eğitime sahip. Bu oran genel nüfusta yalnızca yüzde 0,8. Bilgisayar bilimleri alanında doktora yapanların yüzde 22'si, matematik alanında doktora yapanların dörtte biri, genetik alanında uzmanlaşanların yüzde 19'u ve fizik alanında uzmanlık sahibi İsraillilerin yüzde 17'si son yıllarda yurt dışına göç etmeyi tercih etti.
Göç dalgası giderek büyüyor
İsrail Merkez İstatistik Bürosu verilerine göre, 2021 yılına kadar yıllık ortalama 40 bin 500 kişi yurt dışına göç ederken, bu sayı 2022'de 59 bin 400'e, siyasi krizlerin derinleştiği 2023'te ise 82 bin 800'e yükselerek tarihi bir rekor kırdı. 2024'te yurt dışına göç edenlerin sayısı kısmi bir gerilemeyle 69 bin 500 olarak kaydedilse de pandemi öncesi yıllık ortalamaların çok üzerinde kalmaya devam etti.
Ayrıca, yurt dışındaki İsraillilerin ülkeye geri dönüş eğiliminde de gözle görülür bir düşüş yaşandı. Geçmiş yıllarda yıllık ortalama 24 bin 450 olan geri dönüş sayısı, 2024'te 18 bin 800'e geriledi.
Hükümet stratejik bir plan sunamıyor
Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan Meclis Göç, Entegrasyon ve Diaspora İşleri Komisyonu Başkanı Gilad Kariv, devlet kurumlarının göç krizini yönetmekte yetersiz kaldığını savundu. Kariv, hükümeti sert sözlerle eleştirerek şunları kaydetti: 'Görevi devraldığımda bu krizle hangi bakanlığın ilgilendiğini bulmaya çalıştım. Şok edici şekilde gördüm ki İsrail'den göçü koordine eden, izleyen ya da bu eğilimi tersine çevirmeyi amaçlayan tek bir hükümet birimi veya stratejik plan bulunmuyor. Yarının bilim insanları ve girişimcileri, nüfustaki ağırlıklarının çok ötesinde bir oranla ülkeyi terk ediyor. İsrail'in insan sermayesi göz göre göre heba ediliyor. Bu, ülkenin geleceği için doğrudan bir stratejik tehdittir.'



