Ekim 2023'ten bu yana bölge ülkelerine defalarca saldıran İsrail'in Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yapmayı planladığı saldırı 'son anda' ertelendi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Beyrut'a saldırı talimatı vermesiyle şehrin güneyinde bulunan ve Hizbullah'ın en güçlü merkezlerinden biri olarak bilinen Dahiye'den yoğun bir göç hareketliliği yaşandı.
Tehdit sonrası binlerce aile yola çıktı
Terör devleti Başbakanı Binyamin Netanyahu, Dahiye bölgesine yönelik hava saldırıları düzenlenmesi talimatını verdi. Netanyahu'nun açıklaması, İsrail ordusunun Güney Lübnan'daki tarihi Şakif (Beaufort) Kalesi'ni ele geçirmesinin ardından geldi. Yayınladığı video mesajında kalenin kontrol altına alınmasını 'dramatik bir aşama' olarak nitelendiren Netanyahu, İsrail'in bölgede yeni bir stratejik döneme girdiğini savundu. Hizbullah'ın etkin olduğu alanlarda İsrail'in nüfuzunu artıracağını belirten Netanyahu, 'Hakimiyetimizi derinleştirmek ve genişletmek yönünde talimat verdim' ifadelerini kullandı. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da 'Eğer İsrail'in kuzeyinde sükunet yoksa, Beyrut'ta da sükunet olmayacaktır' tehdidinde bulundu. Tehdit açıklamalarının ardından Dahiye'de yaşayan binlerce aile yeniden evlerini terk etmeye başladı. Daha önce 17 Nisan'da ilan edilen ateşkes sonrasında bölgeye dönen siviller, olası saldırılar nedeniyle güvenli bölgelere yöneldi. Yüz binlerce kişinin yaşadığı Dahiye'nin ana çıkış güzergahlarında yoğun trafik oluşurken, aileler Beyrut'un nispeten daha güvenli kabul edilen mahallelerine sığınmaya çalıştı.
Saldırmama mutabakatı
Ancak İsrail saldırıları, İran ile ateşkesi de zora sokunca ABD yönetimi devreye girdi. İsrail basını, Dahiye bölgesine yönelik İsrail saldırısının, ABD'nin müdahalesiyle son anda ertelendiğini iddia etti. İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, saatler içinde, İsrail ile Lübnan arasındaki müzakerelerin çökmesini önlemek için Tel Aviv ve Washington arasında bir dizi görüşme gerçekleştirildiği bildirildi. İsrail'in sabah saatlerinden itibaren Dahiye bölgesine saldırı düzenlemek için hazırlık yaptığı belirtilen haberde, ABD'nin müdahalesiyle saldırıların ertelendiği aktarıldı. Haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde bu konunun ele alındığı, İsrail'in saldırı planlarına rağmen ABD'nin İran'dan gelen tehditler nedeniyle Beyrut'a saldırıya izin verip vermeyeceğinin belirsizliğini koruduğu kaydedildi. ABD'nin İsrail-Lübnan görüşmelerini ilerletmek için bir öneri sunduğu kaydedilen haberde, öneriye göre, Hizbullah'ın İsrail'e yönelik tüm saldırıları durdurmakla yükümlü olacağı, İsrail'in de Beyrut'a saldırmaktan kaçınacağı ileri sürüldü. Telefon görüşmesi sonrası açıklama yapan Trump da İsrail ile Hizbullah'ın 'birbirlerine saldırmama' konusunda 'mutabık kaldığını' açıkladı.
İsrail: Lübnan'ın güneyine saldırmaya devam edeceğiz
İsrail ordusunun ateşkese rağmen dün Lübnan'ın güneyindeki beldelere düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 12'ye yükseldi. İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürüyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusunun Nebatiye'ye bağlı Zıbdin beldesine düzenlediği saldırıda 2 kişi yaşamını yitirdi. Şehabiyye beldesini hedef alan hava saldırısında da 1 kişi öldü. İsrail'e ait insansız hava aracı (İHA), sabah saatlerinde Nebatiye kentine bağlı Zefta beldesinde sağlık merkezi yakınındaki bir aracı hedef aldı. Saldırıda araç sürücüsü hayatını kaybetti, bir sağlık personeli ise yaralandı. Öte yandan ABD'nin devreye girmesiyle Beyrut planını ertelemek zorunda kalan Netanyahu, 'İsrail ordusu güney Lübnan'da planlandığı şekilde faaliyetlerine devam edecek' diyerek Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılara devam edeceklerini ifade etti.
Müzakere güvenilir bir seçenek
Öte yandan Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, müzakerenin savaşa kıyasla daha güvenli bir seçenek olduğunu belirterek, İsrail ile yürütülen müzakere sürecinden geri adım atmayacaklarını bildirdi. Avn, 'Müzakereler zaman zaman aksayabilir veya ulaşmak istediğimiz hedefe ulaşması gecikebilir ancak süreç ilerliyor. Sonuçta tüm sorunlar, ne kadar uzun sürerse sürsün, müzakere yoluyla çözülür. Savaş ise hiçbir taraf için sonuç getirmez' dedi.



