Türk Dış Politikasında Bölgesel Sahiplenme ve 2026 Hedefleri
Türk Dış Politikasında Bölgesel Sahiplenme ve Hedefler

Türk Dış Politikasında Bölgesel Sahiplenme ve 2026 Hedefleri

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin dış politika vizyonunu ve 2026 yılındaki stratejik önceliklerini detaylandırdı. Belirsizliklerin hüküm sürdüğü kritik bir dönemde, ülkenin bağımsız ve milli bir dış politika izleyerek riskleri bertaraf edip fırsatları değerlendirmeyi hedeflediğini vurguladı.

Barış ve İstikrarın Güçlendirilmesi

Türkiye, bölgesinde bir istikrar ve barış adası olarak öne çıkıyor. Bu konum, krizlere aktif müdahale ve çözümlere katkı sunma sorumluluğunu beraberinde getiriyor. Bölgesel sahiplenme anlayışı çerçevesinde, Gazze'deki insani durumun iyileştirilmesi, İsrail'in saldırganlığının kontrol altına alınması ve kalıcı bir ateşkesin sağlanması için çalışmalar sürdürülecek.

Aynı zamanda, Rusya-Ukrayna savaşında diplomatik çözümlerin teşvik edilmesi, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve Güney Kafkasya'da kalıcı barışın tesis edilmesi hedefleniyor. KKTC'nin uluslararası alanda egemen eşitliğinin sağlanması ve Doğu Akdeniz'de istikrarın güçlendirilmesi de öncelikli konular arasında yer alıyor.

Bölgesel Refahın Artırılması

Küresel ekonomik rekabetin arttığı mevcut konjonktürde, Türkiye ticaret, üretim ve lojistik kapasitelerini güçlendirmeye odaklanıyor. Orta Koridor projesi, Avrupa ile Asya arasında güvenli bir hat olarak önemini korurken, Irak'la geliştirilen Kalkınma Yolu Projesi bölgesel refahı artıracak stratejik bir iş birliği olarak ilerliyor.

Güney Kafkasya'daki bağlantısallık projelerine destek verilerek, bölgesel kalkınmanın geniş coğrafyalarla etkileşim halinde yükseltilmesi amaçlanıyor. Bu doğrultuda, dış politika araçları refahın perçinlenmesi için kullanılmaya devam edecek.

Kurumsal Zeminin Genişletilmesi

İkili ve çok taraflı ilişkilerin sürdürülebilir kılınması için kurumsal zeminin genişletilmesi önem taşıyor. Türkiye, 50'ye yakın ülkeyle stratejik iş birliği mekanizmalarını etkin şekilde işletirken, yeni mekanizmalar eklemeyi planlıyor.

  • Avrupa ve Transatlantik yapılarıyla ilişkiler güçlendirilecek.
  • AB ile tam üyelik sürecinde somut adımlar atılacak.
  • NATO bünyesindeki çalışmalara etkin katkılar sürdürülecek ve 2026 NATO Zirvesi'ne Ankara ev sahipliği yapacak.

Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde kurumsal iş birliği derinleştirilirken, Afrika, Asya-Pasifik ve Latin Amerika gibi bölgelerle eşit ortaklık temelinde ilişkiler güçlendirilecek.

Büyüyen Diplomatik Yapı ve Küresel Dönüşüm

Türkiye, dünyanın en geniş diplomatik ağlarından birine sahip. 2002'de 163 olan dış temsilcilik sayısı bugün 264'e ulaşmış durumda. Önümüzdeki dönemde bu ağın genişletilmesi ve vatandaşlara kaliteli hizmet sunulması hedefleniyor.

Ayrıca, İslam karşıtlığı, ırkçılık ve yabancı düşmanlığıyla mücadele uluslararası platformlarda kararlılıkla sürdürülecek. Mevcut uluslararası sistemin reforma ihtiyacı olduğu vurgulanarak, Türkiye'nin adil ve kapsayıcı bir küresel yönetişimin tesisi için katkıda bulunacağı belirtiliyor.

2026 yılında, çok taraflılığın, etkin diplomasinin ve diyalog kanallarının güçlendirilmesi dış politika gündeminin öncelikli başlıkları arasında yer alacak.