Türkiye Karadeniz'de Kırmızı Çizgisini Net Bir Şekilde Belirledi
Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, düzenli olarak gerçekleştirilen haftalık bilgilendirme toplantısının ardından basın mensuplarının güncel konulara ilişkin sorularını yanıtladı. Toplantıda özellikle Türkiye'nin Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışı ve NATO karargahları hakkındaki sorulara odaklanıldı. Yetkililer, Türkiye'nin bu konulardaki duruşunu ve politikalarını detaylı bir şekilde ortaya koydu.
Montrö Sözleşmesi'nden Asla Taviz Verilmeyecek
Bakanlık yetkilileri yaptıkları açıklamada, "Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden taviz verilmesi kesinlikle söz konusu değildir. Tüm çalışmalar ve planlamalar bu temel prensiplere göre yürütülmektedir" ifadelerini kullanarak Karadeniz'deki kırmızı çizgiyi net bir şekilde ilan etti. Açıklamada, Türkiye'nin Karadeniz politikasının temelinde bölgedeki denge ve istikrarın korunmasının yattığı özellikle vurgulandı.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı dengeli yapının ve istikrarın korunması yaklaşımının kararlılıkla sürdürüldüğü belirtildi. Yetkililer, Türkiye'nin Rusya-Ukrayna Savaşı sürecinde Montrö hükümlerini titizlikle ve kararlılıkla uyguladığına dikkat çekerek, bu sayede çatışmanın deniz boyutuna yayılmasının etkili bir şekilde önlendiğini ifade etti.
Karadeniz Güvenliğinde Kıyıdaş Ülkelerin Önceliği
Karadeniz'de güvenliğin öncelikle kıyıdaş ülkeler tarafından sağlanması gerektiğini vurgulayan bakanlık kaynakları, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin öncelikli rol üstlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Açıklamada ayrıca Türkiye'nin, Karadeniz’in uluslararası bir rekabet alanına dönüşmesini engellemeye yönelik inisiyatif almaya ve aktif politika yürütmeye devam ettiği belirtildi.
Türkiye Lider Ülke Konumunu Güçlendiriyor
Açıklamada, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında oluşturulan çok uluslu askeri yapıya da değinildi. Bu girişimin NATO'dan bağımsız olduğu ve 33 ülkenin katılım iradesini gösterdiği ifade edildi. Türkiye'nin, bu yapı içindeki Deniz Unsur Komutanlığı görevini üstleneceği kaydedildi. Bu kapsamda Ankara'da gerçekleştirilen toplantılarda, Türkiye’nin deniz planlamalarına liderlik etmesi ve Montrö rejiminin tüm süreçlerde esas alınması konusunda mutabakat sağlandığı bildirildi.
Deniz unsuruna katkının ise yalnızca kıyıdaş ülkeler olan Türkiye, Romanya ve Bulgaristan ile sınırlı tutulması kararı, Türkiye'nin bölgesel sahiplik ilkesindeki ısrarını ve kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.
Karadeniz'de Türk Damgası: Mayın Karşı Tedbirleri
Türkiye öncülüğünde kurulan Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri görev gücüne de değinilen açıklamada, bu yapının "kritik sualtı altyapılarının, boru hatlarının ve iletişim kablolarının güvenliğine katkı sağlamak" amacıyla faaliyet yürüttüğü bildirildi. NATO yapılanmaları kapsamında ise Türkiye’nin rolünün giderek güçlendiği vurgulanarak, "Türkiye, NATO karar mekanizmasında aktif ve belirleyici bir rol üstleniyor" denildi.
Son olarak, açıklamada Türkiye'nin artık uluslararası platformlarda sadece katılımcı değil, aynı zamanda "karar alma ve yön verme süreçlerinde aktif rol oynayan" bir lider ülke konumuna geldiği ifade edilerek, bu statünün Karadeniz politikasına da doğrudan yansıdığı mesajı verildi.



