ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı Konusunda İran ile Ortak Girişimden Bahsetti
ABD Başkanı Donald Trump, ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin ardından önemli açıklamalarda bulundu. Trump, Hürmüz Boğazı konusunda "İran ile ortak bir girişimi" değerlendirdiğini ifade etti.
ABC News'e Yapılan Açıklamalar Detaylandı
ABC News'e konuşan Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret almasına ilişkin soruya yanıt verdi. "Bunu ortak bir girişim olarak yapmayı düşünüyoruz. Bu, Boğaz'ın güvenliğini sağlamanın ve diğerlerinden korumanın bir yolu olacak. Bu, güzel bir şey." şeklinde konuştu.
Ayrıca, İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesine dair kesin bir ifade kullanan Trump, "İran'da uranyumun zenginleştirilmesi olmayacak." dedi. ABD askerlerinin bölgeden ayrılmayacağını vurgulayan Başkan, barış görüşmelerinin 10 Nisan'da başlamasını beklediğini ve Çin'in de geçici ateşkes sürecinde rol oynadığını kaydetti.
Geçici Ateşkes Sürecinin Arka Planı
ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırılar ve İran'ın misillemeleriyle savaşa dönüşen süreçte, Trump 8 Nisan'da saat 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini belirten Trump, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu söyledi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, "İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasını yaparken, nihai müzakerelerin İslamabad'da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi.
Bölgesel Aktörlerin Rolü ve İsrail'in Tutumu
Türkiye, Pakistan ve Mısır, ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi. Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak, Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
Bu gelişmeler, bölgedeki gerilimin azaltılması ve kalıcı bir barışın sağlanması yönünde atılan adımlar olarak değerlendiriliyor. Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ortak girişim vurgusu, uluslararası diplomaside yeni bir sayfa açabilecek potansiyel taşıyor.



