Trump İran Politikasında İkili Strateji: Tehdit ve Diyalog Arasında Gergin Dengeler
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik askeri baskısını sürdürürken, bir yandan da müzakere ihtimalini masada tutmaya devam ediyor. Dün yaptığı açıklamada, Tahran yönetimiyle doğrudan görüştüğünü ve görüşmelere devam edeceğini belirten Trump, askeri seçeneğin de gündemde olduğunun altını çizdi. "Şu anda İran'a giden çok büyük ve çok güçlü gemilerimiz var" diyen ABD lideri, "Bu gemileri kullanmak zorunda kalmasak iyi olur" ifadesiyle tehditkâr bir ton kullandı.
Washington'ın Kabulü Zor Talepleri ve İran'ın Yanıtı
Trump, başka bir açıklamasında da "(İran'la) Anlaşma yaparsak bu iyi olur; anlaşma yapamazsak neler olacağını göreceğiz" dedi. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise cevabi açıklamasında, "Diyalog istiyorsanız kışkırtıcı adımları durdurun" mesajını verdi. İran'da 28 Aralık'ta başlayan protestoların ardından Trump, ilk günlerde Tahran'a yönelik tehditlerini "protestocuların öldürülmemesi" üzerinden yapmıştı. Süreç içinde bölgeye askeri yığınak yapan ABD Başkanı, İran'dan kabul edilmesi zor taleplerde bulunarak askeri müdahale tehditlerini yoğunlaştırdı.
Trump'ın dünkü açıklamasında şu ifadeler dikkat çekti: "Onlara iki şey söyledim. Birincisi nükleer silah yok, ikincisi protestocuları öldürmeyi bırakın. Binlerce kişiyi öldürüyorlar. İki hafta önce 837 infazın durdurulmasını sağladım ama artık bir şeyler yapmaları gerekecek." Financial Times'ın haberine göre, Trump'ın üç temel talebi bulunuyor:
- İran'ın nükleer silah elde etmemesi
- Balistik füze programını sınırlaması
- Bölgedeki nüfuzunu azaltarak vekil örgütleri terk etmesi
Ancak bu şartların, özellikle ilk ikisinin Tahran açısından kabul edilmesinin oldukça zor olduğu belirtiliyor.
İran'dan Ortak Tatbikat ve Savaşa Hazırlık Mesajı
İran Devrim Muhafızları (DMO) tarafından dün yapılan açıklamada, Trump'ın tehditlerine karşı barış yolunun ilk tercih olduğu, ancak savaşa hazır olunduğu ilan edildi. El-Cezire'ye konuşan diplomatik kaynaklar ve İran'da yayın yapan Nur News televizyonu, İran Deniz Kuvvetleri'nin Rusya ve Çin deniz kuvvetlerinin katılımıyla Umman Denizi'nde bir askeri tatbikata başlayacağını bildirdi.
Konuya dair açıklamalarda bulunan DMO Sözcüsü Muhammed Ekremi Naya, İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırının savaşı İsrail'in yanı sıra yakınlardaki ABD askeri üslerine taşıyacağını söyledi. Naya, "ABD'nin uçak gemilerinin yumuşak karnını biliyoruz. Bunları hipersonic füzelerle rahatlıkla vurabiliriz" uyarısını yaparak, Tahran'ın askeri kapasitesine vurgu yaptı.
AB Ülkelerinden Diyalog Çağrısı ve Arabuluculuk Çabaları
Öte yandan, taraflar arasındaki gerilimin azaltılması için bölge ülkelerinin yanı sıra Avrupa ülkelerinden de arabuluculuk çabaları yoğunlaşıyor. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, bu kapsamda dün Katar Emiri Temim Bin Hammad Âl-i Sâni ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Pezeşkiyan, "Eğer ABD tarafı gerçekten müzakere ve gerçek diplomasi arayışındaysa, bu tür kışkırtıcı ve gerilimi artırıcı adımlardan vazgeçmeli ve diyaloğa bağlılığını fiilen ortaya koymalıdır" dedi.
Taraflara sükunet çağrısı yapan Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD'nin olası İran saldırısı hakkında "Bölgenin yeni bir savaşa ihtiyacı olmadığını düşünüyorum" ifadelerini kullandı. İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de AB'nin İran Devrim Muhafızları Ordusu'nu terör örgütleri listesine alması konusunda siyasi bir konsensüs oluştuğunu, ancak bunun İran ile diyaloğu kesmeleri anlamına gelmediğini söyledi. Avrupa Birliği ülkeleri, diyalog kanallarının açık tutulması çağrısında bulunarak, bölgedeki istikrarın korunmasına vurgu yaptı.