Trump'ın Türkiye Sözleri İsrail'i Alarma Geçirdi: Tel Aviv Alternatif Kanal Arayışında
Trump'ın Türkiye Sözleri İsrail'i Endişelendirdi

ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye yönelik olumlu açıklamaları ve olası askeri işbirliği sinyalleri, İsrail'de derin bir endişeye ve diplomatik manevra arayışına yol açtı. İsrail medyasına yansıyan haberlere göre, Tel Aviv yönetimi, Trump'ın kişisel diplomasisinden duyduğu rahatsızlık nedeniyle Washington'daki kurumsal aktörlere yönelmeye başladı.

Mar-a-Lago'daki Görüşme ve Dikkat Çeken Mesajlar

01 Ocak 2026 tarihinde, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Florida'nın Palm Beach bölgesindeki Mar-a-Lago malikânesinde bir araya geldi. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Trump'ın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik ifadeleri dikkatleri üzerine çekti.

Trump, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı çok iyi tanıyorum ve hepinizin bildiği gibi, o benim çok iyi bir arkadaşımdır. Ona inanıyorum ve ona saygı duyuyorum." şeklinde konuştu. Suriye konusunda ise Erdoğan'ın rolünü öven Trump, "Suriye'nin çok kötü bir liderini ortadan kaldırmaya büyük ölçüde yardımcı olan kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan'dı" ifadelerini kullandı.

F-35 Satışı ve Gazze Vurgusu Endişeyi Artırdı

Basın toplantısında bir gazetecinin Türkiye'ye F-35 savaş uçağı satışı olasılığını sorması üzerine Trump'ın verdiği "Bunu çok ciddi olarak düşünüyoruz" cevabı, İsrail'deki alarm zillerinin daha yüksek sesle çalmasına neden oldu. Ayrıca, Trump yönetiminin Gazze'de bir Türk askeri varlığına yeşil ışık yakabileceği yönündeki değerlendirmeler de Tel Aviv'de kaygıyla karşılandı.

İsrail gazetesi Maariv'in haberine göre, bu açıklamalar İsrail güvenlik çevrelerinde "stratejik risk" olarak görülüyor. Haberde, İsrail'in Trump'ın doğrudan ve kişisel diplomasi tarzından duyduğu rahatsızlık nedeniyle, ABD'deki alternatif kanallara yöneldiği belirtildi.

İsrail'in Alternatif Kanal Stratejisi: Kongre ve Pentagon

Bu gelişmeler ışığında İsrail yönetimi, Washington'daki politikaları dengelemek ve kendi çıkarlarını korumak adına stratejisini gözden geçiriyor. Maariv'in aktardığına göre, Tel Aviv, Trump yönetiminin kişisel eğilimlerine fazla bağımlı kalmak istemiyor.

Bu nedenle İsrail, ABD'deki ilişkilerini güçlendirmek ve etkisini sürdürmek için Kongre ve Pentagon gibi daha kurumsal ve görece istikrarlı aktörlere yaslanmayı tercih ediyor. Bu kurumlarla derinlemesine ilişkiler, İsrail'in olası politika değişikliklerine karşı bir sigorta mekanizması işlevi görüyor.

Sonuç olarak, Trump'ın Türkiye'ye yönelik sıcak mesajları, geleneksel bir müttefik olan İsrail ile ABD arasındaki diplomasi dinamiklerinde yeni bir sınav başlatmış görünüyor. Tel Aviv, Washington'daki güç merkezlerini çeşitlendirerek, bölgesel güvenlik endişelerini yönetmeye ve ittifakını korumaya çalışıyor.