Mehmet Uçum: ABD'nin Maduro Operasyonu Sonrası Milli Devletler İşbirliği Şart
Uçum: Milli Devletler Anti-Emperyalist İşbirliği Güçlenmeli

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, ABD'nin Venezuela lideri Nicolas Maduro'yu eşiyle birlikte ülkeden kaçırmasına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Uçum, bu olayın ardından dünya siyasetinde yeni bir döneme girildiğini belirterek, milli devletler arasında anti-emperyalist dayanışmanın artırılması gerektiğini ifade etti.

Maduro Olayı: Uluslararası Sistemin Çöküşü

Mehmet Uçum, 4 Ocak 2026 tarihinde yaptığı değerlendirmede, Maduro'nun kaçırılması olayını bir dizi önemli başlık altında analiz etti. Uçum'a göre bu olay, emperyalist saldırganlığın artık "haydut devlet" yöntemleriyle de yürütülebildiğini gösteren vahşi bir örnek teşkil ediyor.

Daha da önemlisi, bu eylemin uluslararası hukukun, kurumların ve Birleşmiş Milletler'in tamamen etkisiz kaldığını bir kez daha gözler önüne serdiğini vurgulayan Uçum, mevcut sistemin emperyalist suçlar karşısında tasfiye edildiği görüşünü savundu.

Güce Karşı Güç: Tek Seçenek

Uçum'un analizinin özünü, günümüz dünyasında saldırgan güçleri sınırlayacak hiçbir kuralın kalmadığı tespiti oluşturuyor. Maduro olayının, çıplak güç savaşları dışında bir realitenin olmadığını ve emperyalist saldırganlığa karşı güce dayalı mücadeleden başka seçenek bulunmadığını çarpıcı şekilde gösterdiğini belirtti.

"Maduro olayı artık günümüz dünyasında hangi mecrada olursa olsun gücü güçle sınırlamaktan, güce güçle karşı koymaktan başka bir varoluş imkanının olmadığını tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir" ifadelerini kullanan Uçum, bu durumun kaçınılmaz bir gerçek olduğunun altını çizdi.

Emperyaliznin Hedefi: Enerji ve Kaynaklar

Mehmet Uçum, emperyalist saldırganlığın temel amacının dünyanın başta enerji olmak üzere tüm kaynaklarına hakim olmak olduğunu vurguladı. Bu amaca ulaşmak için her türlü hukuksuzluğu meşru gören bir zihniyetin varlığına dikkat çekti.

Uçum, bu tür saldırganlıkları "hak ve özgürlük sahtekarlığı" ile değerlendirmenin ise emperyalizmin ideolojik uşaklığından başka bir şey olmadığını söyleyerek sert bir dil kullandı.

Sonuç olarak, Mehmet Uçum milli devletlerin birçok açıdan ontolojik tehdit altında olduğunu ve Maduro olayıyla birlikte 'emperyalist haydut devlet' tehdidinin de bu listeye eklendiğini kaydetti. Uçum, bugün her zamankinden daha fazla anti-emperyalist mücadelenin yükseltilmesi ve milli devletlerin anti-emperyalist işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiği çağrısını yaparak, başka bir seçeneğin kalmadığını sözlerine ekledi.