ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Venezuela'ya düzenlediği askeri operasyon ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores'i gözaltına alarak ülke dışına çıkarması, dünyada şok etkisi yarattı. 3 Ocak 2026 gecesi Caracas'ta başlayan gerilim, kısa sürede uluslararası bir krize dönüştü. Trump'ın operasyon sonrası Grönland, Meksika, Kolombiya ve İran'a yönelik yaptığı açıklamalar ise "Venezuela'dan sonra sırada kim var?" sorusunu küresel gündemin merkezine taşıdı.
Operasyonun Ardından Yaşanan Gelişmeler
Venezuela yönetimi, ABD'nin ülke genelinde sivil ve askeri hedeflere saldırdığını ve Maduro çiftini bir operasyonla kaçırdığını duyurdu. Trump ise operasyonu doğrulayarak, Maduro'nun "narko-terörizm" ve uyuşturucu kaçakçılığı suçlamalarıyla ABD'de yargılanacağını açıkladı. Maduro ve eşinin, 5 Ocak 2026'da TSİ 20.00'de New York'ta hakim karşısına çıkacağı bildirildi.
Operasyon sırasındaki can kayıplarına ilişkin sayı giderek artıyor. The New York Times'ın haberine göre, bir Venezuela yetkilisi ölü sayısının 80'e yükseldiğini ve bu rakamın artabileceğini ifade etti. Ayrıca, Küba devlet televizyonu, ABD müdahalesi sırasında Venezuela'da görev yapan 32 Kübalı asker ve polisin hayatını kaybettiğini duyurdu.
Trump'tan Yeni Hedeflere İlişkin Çarpıcı Açıklamalar
Florida'dan Washington'a dönerken basın mensuplarına konuşan Trump, Venezuela operasyonunu savunurken, gözlerini diğer ülkelere çevirdi. İşte Trump'ın işaret ettiği bölgeler ve yaptığı değerlendirmeler:
Grönland: Trump, Grönland'ın "çok stratejik" olduğunu ve Rusya ile Çin gemileriyle çevrili olduğunu iddia etti. "Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland'a ihtiyacımız var" diyen Trump, Danimarka'nın bölgeyi koruyamayacağını öne sürdü.
İran: İran'daki iç olaylara ilişkin soruya cevap veren Trump, "Durumu yakından takip ediyoruz. Eğer geçmişte olduğu gibi insanları öldürmeye başlarlarsa, ABD tarafından çok sert bir şekilde cezalandırılacaklarını düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
Meksika ve Kolombiya: Trump, Meksika'yı uyuşturucu kartellerinin yönettiğini savundu ve ülkeye Amerikan askeri göndermeyi teklif ettiğini belirtti. Kolombiya için ise "hasta bir ülke" tanımını yapan Trump, "Kolombiya operasyonu kulağa hoş geliyor" diyerek olası bir müdahaleye göz kırptı.
Trump ayrıca, Venezuela'da geçici devlet başkanı olan Delcy Rodriguez için de uyarıda bulundu: "Doğru olanı yapmazsa muhtemelen Maduro'dan daha büyük bir bedel ödeyecek." Venezuela'nın kontrolünün kendilerinde olduğunu vurgulayan Trump, ülkedeki petrol kaynaklarının Amerikan şirketleri tarafından işletileceğini ve "ülkeyi yeniden canlandıracaklarını" söyledi.
Uluslararası Toplumdan Sert Tepkiler
ABD'nin hamlesi, dünya genelinde yoğun tepkilere neden oldu. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, "Tek taraflı ve zorbaca eylemler, uluslararası düzenin altını oyuyor" diyerek ABD'yi eleştirdi. Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ise "Hiçbir ülke uluslararası polis veya yargıç gibi davranamaz" mesajını verdi.
Avrupa Birliği (Macaristan hariç 26 üye ülke) yaptığı ortak açıklamada, uluslararası hukuka ve BM Şartı'na uyulması çağrısında bulundu. İspanya, Brezilya, Şili, Kolombiya, Meksika ve Uruguay da benzer bir açıklama yaparak, müdahalenin tehlikeli bir emsal oluşturduğunu ve bölgesel istikrarı tehdit ettiğini vurguladı.
Papa 14. Leo, Venezuela'nın egemenliğinin korunması ve insan haklarına saygı gösterilmesi çağrısı yaptı. Venezuela Dışişleri Bakanı Yvan Gil ise ABD'nin asıl amacının ülkenin petrol ve diğer doğal kaynakları olduğunu iddia ederek, "Bugün Venezuela, yarın başka bir ülke olabilir" uyarısında bulundu.
New York'ta, Maduro'nun tutulduğu gözaltı merkezi önünde toplanan protestocular, ABD'nin Venezuela'dan elini çekmesini ve Maduro'nun serbest bırakılmasını talep etti.