Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, başkent Kiev'de düzenlediği kapsamlı basın toplantısında, gazetecilerin Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin güncel sorularını detaylı şekilde yanıtladı. Özellikle savaşın sona erdirilmesi için Amerika Birleşik Devletleri tarafından hazırlanan barış planına ilişkin devam eden çalışmalara dair önemli açıklamalarda bulundu.
ABD'nin Barış Planına İlişkin Detaylar
Zelenski, planın içerdiği maddelerin büyük çoğunluğu üzerinde ABD tarafıyla mutabakata vardıklarını ifade etti. Ancak "Ukrayna, ABD'nin 20 maddelik planında 2 maddeyi desteklemiyor. Diğer tüm maddeleri ise destekliyoruz" şeklinde konuşarak belirli konularda çekinceleri olduğunu netleştirdi.
Güvenlik Garantileri ve Toprak Bütünlüğü Vurgusu
Ukrayna'nın güçlü ve kalıcı güvenlik garantilerine ihtiyaç duyduğuna dikkat çeken Zelenski, herhangi bir barış anlaşması imzalanmadan önce ABD ile ayrı bir güvenlik garanti belgesinin mutlaka imzalanması gerektiğinin altını çizdi. Ülkesinin toprak bütünlüğünün asla ihlal edilmeyeceğini vurgulayan Ukrayna lideri, ABD ve Rusya taraflarıyla süren müzakerelerde henüz bu kritik konuda nihai bir uzlaşmaya varılamadığını kaydetti.
Zelenski, ülkesinin toprak bütünlüğüne yönelik olarak dile getirilen "sert talepler" karşısında uzlaşmaya yanaşmayacaklarını belirterek, "Ukrayna'ya yönelik sert taleplerin kesinlikle bir uzlaşma olmadığına inanıyoruz. Bu, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünde kabul edilemez bir değişiklik anlamına gelir" dedi. Savaşın bir an önce sona ermesini arzuladıklarını dile getiren Zelenski, "Savaşa gerçek ve kalıcı bir son verecek, ancak kesinlikle Ukrayna'nın toprak bütünlüğünde değişiklik içermeyen uzlaşmalara hazırız" ifadesini kullandı.
Üçlü Müzakerelerde Tarih ve Yer Değişikliği İhtimali
Zelenski, Rusya, Ukrayna ve ABD arasında geçtiğimiz hafta Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de gerçekleştirilen üçlü müzakereleri hatırlattı. Bir sonraki üçlü görüşmenin 1 Şubat tarihinde yine BAE'de yapılmasının planlandığını aktaran Ukrayna lideri, "Ancak toplantıların tarihi veya yeri değişiklik gösterebilir. Çünkü bizim görüşümüze göre, Amerika ve İran arasında gelişen bazı olaylar var. Bu konular muhtemelen görüşme tarihini de etkileyebilir" açıklamasını yaptı.
Yeni toplantının ayrıntıları konusunda ABD ve Rusya tarafından resmi bir haber beklediklerini belirten Zelenski, "Bildiğimiz kadarıyla, Rusya ve Amerika zaten bu konu üzerinde temaslarda bulundu" diye ekledi.
Enerji Altyapısına Yönelik Ateşkes Girişimi
ABD'nin, Abu Dabi'deki üçlü görüşmeler sırasında Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik saldırıların durdurulmasını gündeme getirdiğini, ancak bu konuda henüz bir anlaşma sağlanamadığını kaydeden Zelenski, "Bizimle Rusya arasında bu konuda doğrudan bir diyalog veya doğrudan bir anlaşma bulunmuyor" şeklinde konuştu.
Enerji altyapılarına yönelik bir ateşkes sağlanması fikrinin ABD Başkanı Donald Trump'ın girişimi olduğunu anlatan Zelenski, "Rusya bizim enerji tesislerimize, sanayi altyapımıza veya herhangi bir kritik altyapımıza saldırmazsa, biz de onların enerji altyapısına saldırmayacağız" taahhüdünde bulundu.
Putin ile Görüşme ve Diğer Gelişmeler
Zelenski, Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov'un, "Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşme için kendisini Moskova'ya davet ettiğine" ilişkin açıklamasını da değerlendirdi. Moskova'ya gitmesinin mümkün olmayacağını kesin bir dille vurgulayan Zelenski, "Elbette, Putin ile Moskova'da görüşmem imkansız. Bu, Putin ile Kiev'de görüşmekle aynı şeydir. Onu Kiev'e de davet edebilirim, gelsin. Karar verirse, onu kamuoyuna açık bir şekilde davet edebilirim" ifadelerini kullandı.
ABD yönetiminin ulusal güvenlik gerekçesiyle topraklarına katmak istediği Grönland'a ilişkin son gelişmelere de değinen Zelenski, "Bana göre, Grönland ile ilgili hikaye o kadar özel bir durum ki, yarın benzer bir argümanı kullanarak bizden toprak talep edebilirler ve bunu hukuken tanıyabilirler. Bu konuya bu şekilde dikkatle bakmalıyız" değerlendirmesinde bulundu.
Son olarak Zelenski, Ukrayna için şubat ve mart aylarının, devam eden savaşın etkileri nedeniyle oldukça "ağır" geçebileceğine işaret ederek, uluslararası toplumdan destek beklediklerini ima etti.