TCMB Verileri Açıklandı: 2025 Cari Açık 25,2 Milyar Dolar Oldu
2025 Cari Açık 25,2 Milyar Dolar, CDS 7 Yılın En Düşüğünde

TCMB 2025 Yılı Cari Açık Verilerini Açıkladı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan resmi verilere göre, 2025 yılının tamamında cari açık yaklaşık 25,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesinde ise 69,7 milyar dolarlık bir açık hesaplandı. Aynı dönem içerisinde hizmetler dengesinde ise önemli bir fazlalık gözlemlendi ve bu rakam 63,5 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Bakan Bolat'tan Açıklama: "Stabil Görünüm Devam Ediyor"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, geçen yılki cari açığın son üç senedir makul düzeylerde "stabil" bir görünüm sergilemeyi sürdürdüğünün altını çizdi. Bolat, bu durumun ekonomik istikrar açısından olumlu bir işaret olduğunu vurguladı.

Risk Primi 7 Yılın En Düşük Seviyesinde Seyrediyor

Bakan Bolat açıklamasının devamında, cari işlemler hesabındaki olumlu gelişmelerle birlikte CDS (Kredi Temerrüt Takası) priminin son 7 yılın en düşük seviyelerinde seyrettiğini bildirdi. Risk primindeki bu güçlü iyileşmenin, finansal istikrarı pekiştirdiğini ve dezenflasyon sürecine katkı sağladığını ifade etti.

Bolat, küresel ekonomideki zayıf talep koşullarına, artan ticaret gerilimlerine ve bölgesel risklere rağmen, Türkiye ekonomisinin dış finansman ihtiyacını azaltan ve makroekonomik istikrarı güçlendiren bir performans ortaya koyduğunu belirtti. Hem mal hem de hizmet ihracatının artışını sürdürdüğünü ve rekor tazelemeye devam ettiğini sözlerine ekledi.

Seyahat ve Taşımacılık Gelirlerinde Önemli Rakamlar

Açıklamada ayrıca, 2025 yılında seyahat gelirlerinin 60 milyar dolar, taşımacılık gelirlerinin ise 42,4 milyar dolar olduğu bilgisi paylaşıldı. Bakan Bolat, cari açığın tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini ve Orta Vadeli Program (OVP) hedefleri ile uyumlu olduğunu vurguladı.

Bolat, "Cari işlemler hesabındaki dengelenme, uygulanan kararlı politikaların bir sonucu olarak makroekonomik istikrarı güçlendirmekte aynı zamanda fiyat istikrarı ve sürdürülebilir büyüme hedefleriyle uyumlu şekilde yapısal reformların hayata geçirilmesi için de elverişli bir zemin oluşturmaktadır" ifadelerini kullanarak, mevcut durumun uzun vadeli ekonomik planlar için sağlam bir temel teşkil ettiğini kaydetti.