Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde düzenlenen Ankara Yenilikçi Teşhis ve Tedavi Ürünleri Geliştirme Merkezi (AnkaTheraHub) açılışında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Kacır, TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla sağlık alanında teknoloji geliştirme kabiliyetini artırmak üzere son 23 yılda 14 bin 344 projeye ve 18 bin 175 bilim insanı ile gence 82 milyar lira destek sağladıklarını belirtti.
AnkaTheraHub ile Hassas Tıpta Yeni Dönem
Bakan Kacır, AnkaTheraHub'ın toplam 13 milyon avro yatırımla hayata geçtiğini ifade etti. Merkezin, uluslararası standartlarda akredite laboratuvarları ve yetkin insan kaynağıyla girişimciler ve sanayiciler için yenilikçi sağlık teknolojileri geliştirme platformu olarak kurgulandığını söyledi. İleri teknolojide uzmanlaşmış birimiyle 11 ile hizmet verecek olan merkez, hassas tıp alanında Türkiye'nin Ar-Ge ve inovasyon kapasitesini üst lige taşıyacak.
Merkezde Yeni Nesil Dizileme, gelişmiş klinik analiz sistemleri, antikor ve aşı süreç optimizasyon teknolojileri, mikro-radyasyon altyapıları ile ileri hücresel görüntüleme ve analiz çözümleri sunulacak. KOBİ'lerin ileri teknolojilere erişimi kolaylaştırılarak rekabet güçleri artırılacak ve teknoloji transferi, patentleme, mentorluk, eğitim ve kapasite geliştirme çalışmalarıyla araştırmacıların yenilikçi fikirleri ticarileşebilir ürünlere dönüştürülecek.
Küresel Sağlıkta Dönüşüm ve Türkiye'nin Rolü
Bakan Kacır, 19. yüzyılın başında ortalama insan ömrünün 40'ı aşmadığını ve doğan her 4 bebekten 1'inin ilk yaş gününü göremediğini hatırlattı. Aşılama, temiz su, modern hekimlik ve gelişmiş beslenme gibi adımlarla küresel ortalama yaşam beklentisinin 73 yıla, bebek ölüm oranının ise her bin canlı doğumda 25'e düştüğünü belirtti. İnsan genom projesi gibi tarihi çalışmaların, yeni nesil dizileme teknolojileri ve yapay zeka ile tıpta öngörücü ve kişiselleştirilmiş uygulamaların önünü açtığını vurguladı.
Kacır, yenilikçi teknolojilerin sağlık sistemlerine entegrasyonu ve dijital dönüşümün, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğini, etkinliğini ve sürdürülebilirliğini artıran yeni bir dönem başlattığını söyledi. Türkiye'nin son 23 yılda Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla güçlü bir Ar-Ge ve inovasyon altyapısı kurduğunu, şehir hastaneleri, aile sağlığı merkezleri ve dijital sağlık uygulamalarıyla muazzam bir sağlık altyapısı inşa ettiğini ifade etti.
Pandemi Döneminde Yerli Solunum Cihazı Başarısı
Bakan Kacır, pandemi sürecinde Türkiye'nin sağlık altyapısı, üretim kabiliyeti ve krizlere hızlı yanıt verme kapasitesiyle dünyadan pozitif şekilde ayrıştığını belirtti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sağlık sisteminin ihtiyaç duyduğu kritik ürün ve teknolojiler için sanayi altyapısını ve Ar-Ge ekosistemini seferber ettiklerini söyledi. Tüm dünya yoğun bakım solunum cihazı ararken, BAYKAR, Arçelik ve ASELSAN'ın destekleriyle BİOSYS'in geliştirdiği yerli solunum cihazını 14 günde seri üretime geçirdiklerini vurguladı.
Sağlık Endüstrisinde Yatırım ve İstihdam Artışı
Bakan Kacır, son 1 yılda sağlık endüstrisinde 161 yatırıma teşvik belgesi düzenlediklerini, 70 milyar liralık yatırımı harekete geçirdiklerini ve 5 binden fazla nitelikli istihdamın önünü açtıklarını açıkladı. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı kapsamında biyobenzer ilaçlardan kanser ve otoimmün ilaçlara, ortopedik cihazlar ve protezlerden yenilikçi eşdeğer ilaçlara kadar toplam 23 milyar lirayı aşan 36 yatırım projesini desteklediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilen HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile biyoteknolojik ilaçlardan yenilikçi sağlık teknolojilerine, akıllı tıbbi cihazlardan teknolojik gıdalara kadar geniş bir alanda büyük ölçekli ve nitelikli yatırımlar kazandırmayı hedeflediklerini söyledi.
Ar-Ge ve Üretimde Bütüncül Yaklaşım
Bakan Kacır, sağlık gibi hata payının sıfır olduğu bir alanda Ar-Ge ve üretimin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. TÜBİTAK Aşı ve İlaç Geliştirme Kampüsü'nü hizmete aldıklarını, bugüne kadar 75 Ar-Ge merkezi ve teknoparklarda 900'ün üzerinde teknoloji girişiminin araştırma projelerine destek verdiklerini ifade etti. Boğaziçi Üniversitesi Hedefli Tedavi Teknolojileri Merkezi'ne araştırma altyapısı statüsü kazandırdıklarını belirtti.
Bu bütüncül yaklaşımın meyvelerini almaya başladıklarını söyleyen Kacır, 2016'da Türkiye ilaç pazarında imal ilaçların payı kutu bazında yüzde 79,8, değer bazında yüzde 44,4 iken, geçtiğimiz yıl kutu bazında yüzde 91'in, değer bazında ise yüzde 56'nın üzerine çıktığını açıkladı. Tıbbi cihazda ise 2016'da ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 19 iken bugün yüzde 40'a ulaştı.



