BDDK Verileri Açıklandı: Tüketici Kredilerinde Büyüme Hızı Düştü
BDDK: Tüketici kredilerindeki artış hız kesti

Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu (BDDK), haftalık verilerini açıkladı. 9 Ocak 2026 haftası verileri, uzun süredir yükselişte olan tüketici kredilerindeki büyüme hızının keskin bir şekilde yavaşladığını ortaya koydu. Ticari kredilerde ise sınırlı büyüme eğilimi devam ediyor.

Tüketici Kredilerinde Büyüme İvmesi Kaybetti

BDDK ve TCMB verileriyle hazırlanan güncel analizlere göre, tüketici kredilerindeki yukarı yönlü seyir, 9 Ocak haftası itibarıyla durakladı. Döviz etkisinden arındırılmış ve 13 haftalık hareketli ortalamalar üzerinden yapılan yıllıklandırılmış hesaplamalara göre, tüketici kredilerindeki büyüme oranı %60,2 olarak gerçekleşti. Bu rakam, art arda dört hafta süren yükseliş serisinin sona erdiğini gösterdi.

Veriler, bireysel kredi talebindeki canlılığın hâlen devam etmekle birlikte, büyüme hızının zayıflamaya başladığına işaret ediyor. Tüketici kredilerindeki büyüme hızı, 2024 ortasında %46,3 seviyelerine kadar gerilemiş, 2025 boyunca dalgalı bir seyir izlemişti.

Ticari Kredilerde Sınırlı Büyüme Seyri Sürüyor

Diğer yandan, ticari krediler cephesinde kayda değer bir canlanma gözlenmedi. 9 Ocak 2026 itibarıyla ticari kredi büyümesi, yıllıklandırılmış bazda %24,5 olarak kaydedildi. Bu oran, 2022 başındaki %56,1 seviyesinin oldukça altında kalmakla birlikte, 2024 başında kaydedilen %38,3lük büyümenin de gerisinde. Bu durum, ticari kredilerdeki yavaşlama eğiliminin sürdüğünü gösteriyor.

Toplam Kredi Hacminde Düşüş Kaydedildi

BDDK'nın haftalık bültenindeki verilere göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi söz konusu haftada düştü. Toplam kredi stoku, 25 milyar 739,4 milyon TL azalarak, 23 trilyon 50 milyar 794 milyon TL'den 23 trilyon 25 milyar 55 milyon TL seviyesine geriledi.

Genel tablo, kredi piyasasında farklılaşan bir manzara sunuyor. Bireysel tüketici kredilerinde hız kesen ancak nispeten yüksek seyreden bir büyüme, ticari kredilerde ise daha baskı altında ve sınırlı bir artış eğilimi öne çıkıyor. Ekonomideki mevcut koşulların ve politika önlemlerinin bu eğilimleri nasıl şekillendireceği önümüzdeki haftalarda dikkatle izlenecek.