Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekonomi programının en önemli önceliğinin enflasyonla mücadele olduğunu vurgulayan Yılmaz, kararlı ve bütüncül politikalarla bu mücadeleyi sürdürdüklerini ifade etti.
Haziran ayı enflasyon verileri ve ana eğilim
Yılmaz, haziran ayında tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) aylık yüzde 1,37, yıllık enflasyonun ise yüzde 32,78 olarak gerçekleştiğini belirterek, enflasyondaki gerileme eğiliminin sürdüğüne dikkati çekti. Uygulanan para, maliye ve gelirler politikalarının etkisiyle enflasyondaki düşüş eğiliminin devam etmesini beklediklerini söyledi.
Gıda ve hizmet fiyatlarındaki gelişmeler
Aylık enflasyondaki görünümde özellikle gıda ve hizmet grubundaki gelişmelerin etkili olduğunu belirten Yılmaz, taze sebze ve meyve fiyatlarındaki düşüşün gıda enflasyonunu olumlu yönde desteklediğini ifade etti. Hizmet sektöründe fiyat artış hızının önceki aya göre yavaşladığını belirten Yılmaz, ulaştırma hizmetlerinde ise jeopolitik gelişmeler nedeniyle önceki dönemde yaşanan maliyet baskılarının, akaryakıt fiyatlarındaki gerileme ve bayram etkisinin ortadan kalkmasıyla haziran ayında daha ılımlı bir görünüm sergilediğini kaydetti. Kira enflasyonunun da yıllık bazda düşüş eğilimini sürdürdüğünü vurguladı.
Dezenflasyon sürecini destekleyen faktörler
Yılmaz, yılın ikinci yarısında dezenflasyon sürecini destekleyen gelişmelerin daha belirgin hale gelmesini beklediklerini belirterek, küresel koşullardaki normalleşme ve jeopolitik gerilimlerin azalmasına yönelik adımların enerji ve emtia fiyatları üzerindeki baskıyı hafifletebileceğini ifade etti. Geçen yıl tarımsal üretimi olumsuz etkileyen kuraklık ve don olaylarının ardından bu yıl daha elverişli bir üretim döneminin öne çıkmasının da gıda enflasyonunu olumlu etkileyeceğini dile getiren Yılmaz, Türk lirasındaki düşük oynaklık ve artan öngörülebilirliğin de fiyatlama davranışlarını desteklediğini söyledi.
Yapısal dönüşüm ve makro finansal istikrar
Jeopolitik gelişmelerin enerji ve emtia fiyatlarında zaman zaman dalgalanmalara neden olabileceğini belirten Yılmaz, buna rağmen ekonomi yönetiminin koordinasyon içinde yürüttüğü para, maliye ve gelirler politikalarının makro finansal istikrarı güçlendirdiğini ifade etti. Yılmaz, paylaşımını şu sözlerle tamamladı: "Şoklara rağmen eşgüdüm içerisinde yürüttüğümüz para, maliye ve gelirler politika bileşiminin sağladığı makro finansal istikrar sayesinde enflasyondaki aşağı yönlü ana eğilimin devam etmesi beklenmektedir. Verimlilik artışını merkeze alan, yüksek katma değerli üretimi teşvik eden, yatırım, üretim ve ihracat odaklı büyüme anlayışını destekleyen politikalarımızı kararlılıkla sürdürecek, Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü artıracak yapısal dönüşüm adımlarını hayata geçirmeye devam edeceğiz."



