Danske Bank, Brent petrol fiyatlarına yönelik beklentilerini güncelleyerek 2026 yılının geri kalanında ortalama varil fiyatının 80 dolar seviyesinde gerçekleşeceğini öngördü. Banka, 2027 yılı için ise ortalama Brent petrol fiyatını 85 dolar olarak tahmin etti.
Savaş öncesi fiyatlara dönüş beklenmiyor
Banka tarafından yayımlanan değerlendirmede, petrol piyasasında arz görünümüne ilişkin devam eden belirsizliklerin fiyatları desteklemeyi sürdürdüğü belirtildi. Bu nedenle Brent petrolün savaş öncesinde görülen 60-70 dolar aralığına geri dönmesinin kısa vadede olası olmadığı ifade edildi.
Hürmüz Boğazı'nda sevkiyatlar yeniden hızlanabilir
Danske Bank'a göre ABD ile İran arasında sağlanabilecek olası bir anlaşma, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışının yeniden güçlenmesine katkı sağlayabilir. Ancak İran'ın üretim kapasitesi ve ihracat hacminin eski seviyelerine ulaşmasının aylar sürebileceği, bu nedenle arz tarafındaki rahatlamanın kısa vadede sınırlı kalacağı değerlendirildi.
ABD'nin rezerv satışları yakından izleniyor
Raporda, ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi'nden gerçekleştirdiği satışların küresel arz görünümünü etkileyen önemli unsurlar arasında yer aldığına dikkat çekildi. Banka ayrıca Washington yönetiminin, kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde siyasi nedenlerle rezerv satışlarını sürdürmesinin olası olduğunu kaydetti.
Petrol fiyatları düşüşün ardından dengelendi
Petrol fiyatları, İran ile yürütülen barış görüşmelerinde ilk olumlu sinyallerin gelmesinin ardından önceki seansta yaşadığı yüzde 3'ü aşan kaybın ardından yatay bir görünüm sergiledi. Brent petrol, pazartesi günü kaydettiği son bir haftanın en sert düşüşünün ardından varil başına 78 dolar civarında işlem görürken, ABD ham petrolü (WTI) ise 74 doların üzerindeki seyrini korudu.
İran'a petrol satışı için geçici izin
İsviçre'de gerçekleştirilen görüşmelerin olumlu geçtiği gerekçesiyle verilen 60 günlük lisans, İran'ın belirli petrol ve petrol ürünlerini uluslararası piyasalara satabilmesine imkan tanıyor. Bu adım, yaptırımların baskısı altındaki İran ekonomisi için önemli bir destek olarak değerlendiriliyor.
Görüşmelerde ilerleme var, anlaşmazlıklar sürüyor
ABD ve İranlı yetkililer, şubat sonunda başlayan çatışmaları sonlandırmayı amaçlayan müzakerelerin ilk turunda ilerleme sağlandığını açıkladı. Ancak taraflar arasında bazı konularda görüş ayrılıkları devam ediyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'ın uluslararası nükleer denetçilerin ülkeye girişine izin vermeyi kabul ettiğini öne sürerken, Tahran yönetimi bu iddiayı reddetti.
Arz tarafında rahatlama sinyalleri
Geçici muafiyet sayesinde ABD rafinerileri de dahil olmak üzere birçok alıcının İran petrolü satın almasının önü açıldı. Buna karşın bazı şirketlerin yaptırım riskleri nedeniyle temkinli davranabileceği belirtiliyor. Öte yandan Basra Körfezi'ndeki üreticiler enerji sevkiyatını sürdürmek için alternatif güzergahlar geliştirdi. Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin yanı sıra İran da son bir haftada 30 milyon varili aşan petrol sevkiyatı gerçekleştirdi.
Hürmüz Boğazı ve ateşkes süreci yakından izleniyor
Müzakerelerin devam ettiği süreçte İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin kapsamlı pazarlıkların gündemde kalması bekleniyor. Ayrıca İsrail ile Hizbullah arasındaki ateşkesin geleceği ve Hürmüz Boğazı'nın güvenli şekilde yeniden tam kapasiteyle kullanılabilmesi de piyasaların odağında yer alıyor. Enerji arzı açısından kritik öneme sahip olan boğazın neredeyse kapanma noktasına gelmesi daha önce küresel piyasalarda ciddi dalgalanmalara neden olmuştu.
LNG trafiğinde normalleşme işaretleri
Katar'ın Hürmüz Boğazı üzerinden Basra Körfezi'ne daha fazla boş sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tankeri göndermeye başlaması, bölgedeki enerji taşımacılığının kademeli olarak normale döndüğüne işaret eden gelişmeler arasında gösteriliyor.



