Almanya'nın en büyük bankalarından Deutsche Bank, ABD'li milyarder Jeffrey Epstein ile yürüttüğü ticari faaliyetlere ilişkin yeni ifşaatların ardından resmi bir açıklama yayınladı. Banka, Epstein'i müşteri olarak kabul etmeyi açıkça "hata" olarak nitelendirerek, bu konudaki pişmanlığını dile getirdi.
Bankadan Resmi İtiraf: "2013'te Yapılan Kabul Bir Hataydı"
Deutsche Bank Sözcüsü, Alman Haber Ajansı DPA'ya yaptığı açıklamada, "2020 yılından bu yana defaatle vurgulandığı üzere bankamız, 2013 yılında Jeffrey Epstein'i müşteri olarak kabul ederek hata yaptığını kabul etmektedir." ifadelerini kullandı. Sözcü, Epstein'in Temmuz 2019'da tutuklanmasının hemen ardından yetkililerle irtibata geçildiğini ve soruşturmaya tam destek verildiğini belirtti.
Finansal Suçlarla Mücadele Mekanizmaları Güçlendirildi
Bankanın finansal suçlarla mücadele mekanizmalarını önemli ölçüde güçlendirdiğini ifade eden sözcü, şu açıklamaları yaptı: "Deutsche Bank, bu konuyu denetleyici makamlarla istişare ederek sistematik bir şekilde ele almıştır. O tarihten bu yana eğitim, kontrol ve operasyonel süreçlerin iyileştirilmesine önemli yatırımlar yapılmış, finansal suçlarla mücadele kontrolleri ciddi oranda sıkılaştırılmıştır." Ayrıca, geçmişteki bu iş ilişkisinden dolayı derin pişmanlık duyulduğu ve bu hatadan ders çıkarıldığı vurgulandı.
CEO Christian Sewing'in Önceki Açıklamaları
Deutsche Bank Üst Yöneticisi (CEO) Christian Sewing, konuya ilişkin daha önce yaptığı değerlendirmede, bankanın bu olaydan gerekli dersleri çıkardığını kaydetmişti. Sewing, "Elbette bu sürecin personel bazlı sonuçları da olmuştur." ifadesini kullanarak kurum içindeki tasfiyelere işaret etmişti. Bu açıklama, bankanın Epstein skandalı sonrasında iç yapılanmada değişikliklere gittiğini gösteriyor.
Epstein'in Bankayla İlişkisinin Kronolojisi
Bankanın paylaştığı verilere göre, Jeffrey Epstein Ağustos 2013'te müşteri portföyüne dahil edilmişti. Ancak bu ilişki, ancak Aralık 2018'de "ilişkiyi sonlandırma süreci" ile sona erdirilmeye başlanmıştı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan "Epstein Dosyaları"na dayandırılan uluslararası basındaki haberlere göre, Epstein'in Deutsche Bank bünyesinde 40'tan fazla hesap açtığı ve servetinin önemli bir bölümünü bu kurumda yönettiği tespit edildi.
Alman Menkul Kıymet Sahiplerini Koruma Derneği'nden Şeffaflık Çağrısı
Öte yandan, Alman basınında yer alan haberlerde, Alman Menkul Kıymet Sahiplerini Koruma Derneği (DSW) Başkan Yardımcısı ve avukat Klaus Nieding'in bankaya Epstein ile ilgili konularda şeffaflık çağrısında bulunduğu belirtildi. Nieding, 28 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirilecek Deutsche Bank'ın genel kurul toplantısı öncesinde, Epstein ile ilgili tüm mali belgelerin ve iş ilişkisinin detaylarının şeffaf bir şekilde açıklanması gerektiğini vurguladı.
Nieding'in Uyarısı: "Söylentiler İtibara Zarar Veriyor"
Klaus Nieding, "Söylentilerin bankanın itibarına daha fazla zarar vermemesi için bu belgelerin sunulması şarttır." ifadesini kullanarak, şeffaflığın bankanın güvenilirliğini korumak açısından kritik olduğuna dikkat çekti. Bu çağrı, Deutsche Bank'ın Epstein skandalı sonrasında itibar yönetimi konusunda daha fazla adım atması gerektiğini gösteriyor.
Deutsche Bank'ın bu açıklamaları, küresel finans sektöründe müşteri kabul süreçlerinin ve etik standartların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bankanın geçmiş hatalarından ders çıkardığını iddia etmesine rağmen, şeffaflık çağrıları devam ederken, sürecin nasıl ilerleyeceği merakla bekleniyor.