Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, bugün itibarıyla Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sisteminin ulusal entegrasyon sürecini geçerek 81 il ve 973 ilçede uygulanmaya başladığını bildirdi. Öztürk, basın açıklamasında iklim krizi, kaynakların verimli kullanımı ve atık yönetiminin sadece çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve stratejik bir mesele olduğunu vurguladı. Geri dönüşüm sistemlerinin sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşümün önemli araçlarından biri haline geldiğini ifade etti.
DOA sistemi nedir ve nasıl işleyecek?
Öztürk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ve Emine Erdoğan himayelerinde yürütülen 'Sıfır Atık' hareketiyle bu dönüşümü kararlılıkla sürdürdüklerini belirtti. DOA sisteminin bu vizyonun en önemli yansımalarından biri olduğunu söyleyen Öztürk, 'Bugün itibarıyla DOA sistemimiz, ulusal entegrasyon sürecini geçerek 81 il, 973 ilçemizde uygulanmaya başlıyor. Bu adımla birlikte ülkemiz içecek ambalajlarının yeniden ekonomiye kazandırıldığı önemli bir kaynak yönetimi modeli haline geliyor.' dedi. Türkiye'de her yıl yaklaşık 25 milyar adet içecek ambalajı tüketildiğini kaydeden Öztürk, bu ambalajların önemli bölümünün yeniden üretime kazandırılabilecek değerli bir kaynak olmasına rağmen sistemin dışında kaldığını ifade etti. DOA sistemini bu kayba 'dur' demek amacıyla hayata geçirdiklerini vurguladı.
Her ambalaj için 1 lira teşvik bedeli
Öztürk, DOA sisteminin plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajlarının kaynağında ayrı toplanmasını, dijital olarak izlenmesini ve yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağlayan bütüncül bir sistem olduğunu dile getirdi. Vatandaşların bugün itibarıyla DOA logolu plastik, cam, alüminyum içecek ambalajlarını depozito iade makinelerine veya manuel iade noktalarına teslim ederek her uygun ambalaj için 1 lira teşvik bedeli kazanabileceğini belirtti. Bireysel iadelerde günlük üst limiti 200 ambalaj olarak belirlediklerini söyleyen Öztürk, teşvik bedelinin DOA cüzdanına aktarılacağını, biriken bakiyelerin banka hesaplarına transfer edilebileceğini, ATM'lerden çekilebileceğini ya da alışverişlerde kullanılabileceğini ifade etti.
Sistemin 3 fazı: Pilot uygulamadan ulusal yaygınlaşmaya
Öztürk, sistemin 3 fazdan oluştuğunu, 1. fazı geçen yıl Sakarya'da pilot uygulamayla test ettiklerini belirterek, 'Bugün işte 2. faz yani ulusal entegrasyon sürecine geçiyoruz. Artık DOA sistemi 81 ilimiz, 973 ilçemizde uygulanacak seviyeye gelmiştir. 3. ve son faz ise tam yaygınlaşma dönemi olacaktır.' dedi. Hedeflerinin sistemi Türkiye'nin her noktasında aynı standartta çalışan, vatandaşların kolaylıkla erişebildiği kalıcı bir yapıya dönüştürmek olduğunu vurguladı.
Her yıl 100 bin futbol sahası büyüklüğünde atık
Öztürk, her yıl yaklaşık 25 milyar içecek ambalajının atık haline geldiğini belirterek, 'Bu ambalajlar bir araya getirildiğinde yaklaşık 100 bin futbol sahasını katlayacak bir hacim oluşturuyor. Başka bir ifadeyle her yıl yaklaşık 100 bin futbol sahasını dolduracak kadar plastik, cam ve alüminyum ambalaj doğaya bırakılıyor. İşte biz bu tabloyu değiştirmek için dünyanın en büyük depo yönetim sistemlerinden birini hayata geçiriyoruz.' diye konuştu. Bir yıl içinde Türkiye'nin her mahallesinde vatandaşların kolaylıkla ulaşabileceği en az bir depozito iade noktasını hizmete alacaklarını söyledi. Ayrıca bu süreçte işletmelerin yanında olmayı sürdüreceklerini, depozito iade makinelerinin sayısı artarken manuel iade noktalarına gerekli saha ekipmanlarını sağlayarak sisteme güçlü şekilde katılımlarını sağlayacaklarını açıkladı.
Otel, restoran ve kafelerin rolü büyük
Öztürk, DOA sistemini üreticiden tüketiciye, iade noktalarından geri dönüşüm tesislerine kadar tüm sürecin dijital olarak yönetildiği kapsamlı altyapıyla yürüttüklerini aktardı. Marketler, süpermarketler, bakkallar ve büfeler vatandaşlar için iade noktası olarak hizmet verirken, otel, restoran ve kafeler kendi bünyelerinde oluşan ambalajları sisteme kazandırarak geri dönüşüm zincirine önemli katkı sağlıyor. 'Otel, restoran ve kafe işletmelerimizin rolünün altını çizmek istiyorum. Söz ettiğimiz 25 milyar ambalajın yaklaşık yüzde 65'i otel, restoran ve kafelerimizde oluşuyor. Dolayısıyla, bu işletmelerde toplanacak her ambalaj geri dönüşüm, geri kazanım hedeflerimize doğrudan katkı sağlayacaktır. Üstelik işletmelerimiz toplu olarak teslim edecekleri DOA logolu her ambalaj için 20 kuruş teşvik bedeli de alacak.' diye konuştu. Öztürk, işletmelerin depo bilgi yönetim sistemi üzerinden kayıtlarını tamamlayarak yetkili operatörlerle birlikte çalışacağını, toplama, taşıma, doğrulama süreçlerinin bu yapı sayesinde güvenli, düzenli ve izlenebilir şekilde yürütüleceğini ifade etti.
Ekonomik etki: 30 milyar lira değer ve 20 bin istihdam
DOA sistemiyle doğal kaynakların daha verimli kullanılacağına dikkati çeken Öztürk, 'Sanayimizin ihtiyaç duyduğu kaliteli geri dönüştürülmüş ham maddenin daha yüksek oranda yurt içinden karşılanmasını sağlayacak ve döngüsel ekonomiyi hızlandırıp güçlendireceğiz. Bu dönüşümün ekonomik etkisi de son derece önemli. İçecek ambalajı ham maddesi ithalatında yıllık yüzde 35 ila 40 oranında azalma öngörüyoruz. Bu gelişme üretim maliyetlerini olumlu etkileyecek, dışa bağımlılığı azaltacak ticari açığın düşürülmesine önemli katkı sağlayacaktır. DOA sisteminin Türkiye ekonomisine yıllık yaklaşık 30 milyar liralık ekonomik değer kazandırmasını öngörüyoruz. Önümüzdeki 20-30 yıllık süreçte ise sistemin 20 bin kişiye istihdam alanı açmasını bekliyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.
Yerli makineler ve küresel referans
Öztürk, stratejik ham maddelerin Türkiye içinde yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağladıklarını belirterek, DOA'nın yalnızca bir çevre uygulaması değil, aynı zamanda kaynak güvenliği olduğunu ifade etti. Sahada kullanılan makinelerin yerli sanayiciler tarafından geliştirildiğine dikkati çeken Öztürk, Türkiye'nin bu alanda geliştirdiği teknoloji ve kurduğu operasyon modelinin ilerleyen süreçte depozito sistemi kuracak birçok ülkeye önemli bir referans oluşturacağını söyledi. Konuşmasının ardından DOA makinesinin başına geçerek cihazın nasıl çalıştığını uygulamalı olarak gösterdi.



