Ekonomide tek bir rakam, aylarca sürecek beklentileri değiştirebilir. Yarın açıklanacak Haziran enflasyonu tam da böyle bir veri olacak. Piyasalar artık yalnızca enflasyonun ne kadar arttığını değil, faiz indirimlerinin kapısını açacak eşiğin aşılıp aşılmadığını görmek istiyor.
Beklentiler Aşağı Çekiliyor
Son günlerde tahminler peş peşe aşağı çekiliyor. Bir ay önce yüzde 1,5 seviyelerinde konuşulan Haziran enflasyonu için artık yüzde 1'in altı ciddi şekilde tartışılıyor. Bunun en önemli nedeni, uzun süredir enflasyonu yukarı taşıyan gıda fiyatlarında beklenenden daha güçlü bir yavaşlamanın görülmesi. Enerji fiyatlarındaki görece sakin seyir de bu tabloyu destekliyor.
İstanbul'dan Güçlü İşaret
İstanbul'dan gelen öncü veriler de bu beklentiyi güçlendirdi. İstanbul Ticaret Odası'nın açıkladığı verilere göre kentte Haziran ayında perakende fiyatlar aylık yüzde 1,14 arttı. İstanbul enflasyonu tek başına Türkiye'nin tamamını göstermese de, fiyat artış hızındaki yavaşlamanın büyük şehirlerde hissedilmeye başladığını ortaya koyuyor.
Merkez Bankası'nın Kararı Etkilenecek
Asıl soru şu: Yüzde 1'in altındaki enflasyon Merkez Bankası'nı harekete geçirir mi? Güçlü bir Haziran verisi, 23 Temmuz'daki Para Politikası Kurulu toplantısında faiz indirimi ihtimalini ciddi biçimde masaya taşıyabilir. Piyasadaki beklentiler de giderek bu yönde yoğunlaşıyor. Yarın açıklanacak rakam sadece TÜİK'in aylık enflasyon verisi olmayacak; aynı zamanda yılın ikinci yarısının para politikasına, kredi faizlerine, borsaya ve döviz piyasasına yön verecek ilk güçlü sinyal olacak.
Küresel Merkez Bankaları Güvercinleşiyor
Ekonomi dünyası MB başkanlarının duruşlarını kuşlarla ifade etmeyi seviyor. Belirsiz küresel tablo başkanları tavırdan tavra sokuyor. Avrupa Merkez Bankası'nın Portekiz'deki Merkez Bankacılığı Forumu'nda dünyanın en önemli dört merkez bankası başkanı aynı sahnedeydi. İlk bakışta farklı mesajlar verilmiş gibi görünse de, satır aralarında küresel para politikasının yönünü değiştirebilecek önemli ipuçları vardı.
Fed Başkanı Warsh: Enflasyon Riskleri Azaldı
En dikkat çekici isim yeni Fed Başkanı Kevin Warsh oldu. Warsh, "Enflasyon riskleri son dört haftada azaldı" diyerek piyasalara olumlu bir mesaj verdi. Ancak hemen ardından, faiz konusunda hiçbir sözlü yönlendirme yapmayacağını söyledi ve "Kararı kapıyı kapatıp kendi aramızda tartıştığımızda vereceğiz" diyerek Fed'in tamamen verilere göre hareket edeceğini vurguladı. ABD Başkanı Trump'ın faiz indirimi çağrılarına rağmen Fed'in bağımsızlığını özellikle hatırlatması da dikkat çekiciydi. Warsh'ın mesajları, enflasyonda iyileşmeyi kabul eden ancak faiz konusunda acele etmeyen hafif şahin bir duruşa işaret ediyor.
Lagarde: Enflasyon ve Büyüme Riskleri Daha Dengeli
Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde ise son faiz artışını savunurken, "Enflasyon ve büyümeye yönelik riskler artık daha dengeli" ifadesini kullandı. Bu söylem, agresif sıkılaşma döneminden daha temkinli bir sürece geçildiğini gösteriyor. Lagarde'ın tonu önceki aylara göre nötrden güvercine yaklaşan bir görünüm sergiliyor.
İngiltere ve Kanada'dan Güvercin Sinyaller
İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey ise ekonomideki yavaşlamaya dikkat çekerek en belirgin güvercin mesajı verdi. Faiz indiriminin henüz gündemde olmadığını söylese de, büyüme kaygısını ön plana çıkarması, ilerleyen dönemde daha destekleyici politikalara açık olduğunun sinyalini verdi. Kanada Merkez Bankası Başkanı Tiff Macklem de "Stagflasyon doğru bir tanım değil" diyerek ekonomiye güven vermeye çalıştı. Bu yaklaşım da piyasaları rahatlatmayı amaçlayan güvercin bir iletişim dili olarak öne çıktı.
Sonuç: Şahinler Yumuşuyor
Küresel merkez bankaları enflasyonla mücadeleden vazgeçmiş değil. Ancak artık konuşmaların odağında doğru zamanda atılacak gevşeme adımları var. Şahinler tamamen ortadan kalkmış değil; ancak kanat sesleri artık çok daha yumuşak geliyor.



