Fed Başkanı Jerome Powell'ın görev süresinin sonuna yaklaşılırken gerçekleştirilen toplantıda, üyeler arasında faiz politikası konusunda derin görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Bazı üyeler faiz indirimi talep ederken, diğerleri enflasyon risklerini gerekçe göstererek herhangi bir gevşeme sinyaline dahi karşı çıktı. Özellikle yüksek enerji fiyatları ve kalıcı enflasyon endişeleri, politika tartışmalarının merkezinde yer aldı.
Piyasalar değişiklik beklemiyor
Fed, enflasyonun hala hedefin üzerinde olduğunu vurgularken, iş gücü piyasasının görece güçlü kaldığını belirtti. Piyasalar bu yıl ve önümüzdeki dönemde faiz değişikliği beklemiyor.
34 yıl sonra büyük ayrışma
Karar beklentilere paralel olsa da, kurul içinde nadir görülen bir ayrışma yaşandı ve oylama 8'e karşı 4 sonuçlandı. Fed içerisinde böylesi bir muhalefet en son Ekim 1992'de gerçekleşmişti. Toplantıda alınan faiz kararı, üyeler arasındaki görüş ayrılıklarını net biçimde ortaya koydu. Kurulun büyük çoğunluğu faizin sabit tutulmasını desteklerken, Stephen Miran bu karara karşı çıkarak faizlerin 0,25 puan indirilmesi yönünde oy kullandı.
Miran, mevcut ekonomik koşulların daha gevşek bir para politikasını gerektirdiğini savunurken; diğer bazı üyeler ise farklı bir gerekçeyle karara tam destek vermedi. Beth Hammack, Neel Kashkari ve Lorie Logan, faizin sabit tutulmasına katılmalarına rağmen, açıklamada yer alan ve gelecekte faiz indirimi ihtimaline işaret eden ifadeye karşı çıktı. Bu durum, Fed içinde yalnızca mevcut faiz seviyesine ilişkin değil, aynı zamanda geleceğe yönelik politika sinyallerinde de belirgin bir görüş ayrılığı olduğunu gösterdi.
Yeni Fed Başkanı kim olacak?
CNBC'de yer alan habere göre; öte yandan dikkatler Fed'deki liderlik değişimine çevrildi. Eski Başkan Donald Trump'ın adayı Kevin Warsh'ın yeni başkan olması beklenirken, Powell'ın görevde kalıp kalmayacağı belirsizliğini koruyor. Genel olarak karar, Fed içinde artan görüş ayrılıklarını ve enflasyonla mücadelede izlenecek yolun giderek daha tartışmalı hale geldiğini gösteriyor.



