Uluslararası finans piyasalarında önemli bir gündem maddesi olan kredi derecelendirme kararları, bugün Türkiye ekonomisi için açıklanmaya başlıyor. Küresel yatırımcıların ülke riskini değerlendirirken en çok referans aldığı otoritelerden Fitch Ratings ve Moody's, Türkiye'nin kredi notu kararlarını duyuruyor. Bu açıklamalar, ekonomik istikrar ve yatırım ortamı açısından kritik bir eşik olarak görülüyor.
Gözler Derecelendirme Kuruluşlarında
Fitch Ratings, 2026 yılı için Türkiye'nin ilk kredi notu değerlendirmesini bugün yapacak. Kuruluşun ikinci değerlendirmesi ise 17 Temmuz 2026 tarihinde planlanıyor. Moody's ise bugünkü kararın ardından, ikinci değerlendirmesini 24 Temmuz 2026'da açıklayacak. Bu takvim, yatırımcıların Türkiye ekonomisine dair beklentilerini şekillendirmede önemli bir rol oynuyor.
Beklentiler Mevcut Seviyelerin Korunması Yönünde
Fitch Ratings, Temmuz 2025'te Türkiye'nin uzun vadeli kredi notunu "BB-" olarak teyit etmiş ve görünümünü "durağan" olarak korumuştu. Yatırım yapılabilir seviyenin üç kademe altında bulunan bu not için, Fitch'in mevcut seviyeyi sürdürmesi bekleniyor. Moody's ise son değerlendirmesinde Türkiye'nin kredi notunu "B1" seviyesinden daha iyi bir seviye olan "Ba3" seviyesine yükseltmiş ve görünümü "durağan" olarak belirlemişti. Kuruluşun, para politikası uyumu ve makroekonomik göstergelerdeki iyileşme sinyallerini dikkate alarak notu ve görünümü koruması öngörülüyor.
S&P'nin Değerlendirme Takvimi Belli Oldu
Türkiye'nin uzun vadeli kredi notunu "BB-" olarak açıklayan Standard & Poor's (S&P) ise 2026 yılı için iki aşamalı bir rapor takvimi planladı. S&P'nin Türkiye ekonomisine dair analizlerini içeren raporlar, ilk olarak 17 Nisan 2026'da, ikinci olarak ise 16 Ekim 2026'da yayımlanacak. Bu değerlendirmeler, ekonomik politikalara dair geri bildirimler sağlayacak.
Kredi Notunun Ekonomik Etkileri
Türkiye'nin kredi notunun yükselmesi, devletin ve özel sektörün daha düşük faiz oranlarıyla borçlanmasına olanak tanıyabilir. Ayrıca, CDS primlerinin gerilemesine ve Türk Lirası varlıklara olan talebin artmasına yol açabilir. Bu durum, ekonomik büyüme ve istikrar açısından olumlu sinyaller verebilir. Derecelendirme kararları, uluslararası piyasalarda güven tesis etmede kilit bir faktör olarak öne çıkıyor.