Artan maliyetler ve atıl kalan 6 milyar dolarlık makine kapasitesine karşı hazır giyim sektöründe yeni bir hamle gündeme geldi. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, sektörde artan maliyet baskısı, üretim kaybı ve yurt dışına kayan yatırımlara karşı yeni bir üretim modeli üzerinde çalıştıklarını duyurdu.
250 bin kişilik istihdam ve yıllık 5 milyar dolarlık ihracat
Narbay, Türkiye-Suriye sınırında oluşturulacak üretim havzalarıyla sektörün yeniden büyüme ivmesi kazanabileceğini belirterek, “Proje hayata geçerse orta vadede 250 bin kişilik istihdam ve yıllık 5 milyar dolarlık ihracat kapasitesini hedefliyoruz. Sektörde özellikle 2022 yılında yatırımlarla önemli bir makine kapasitesi oluştu. Ancak bugün bunun önemli kısmı atıl kaldı. Yaklaşık 6 milyar dolarlık makine parkı şu anda tam kapasite kullanılamıyor. Bu modelle hem elimizdeki kapasite çalışacak hem de sektör yeniden rekabet avantajı kazanacak” dedi.
Yeni bir ekonomik alan oluşturmayı hedefliyoruz
TGSD’nin 50. kuruluş yılı dolayısıyla düzenlenen toplantıda değerlendirmelerde bulunan Narbay, hazır giyim sektörünün geleceğine ilişkin hazırladıkları yol haritasını Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarına sunduklarını söyledi. Hazır giyimde çok güçlü olan Türkiye markasını daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Narbay, “Yaklaşık 444 kilometrelik sınır hattı ve 30 kilometrelik derinlik içerisinde üretim odaklı yeni bir ekonomik alan oluşturmayı hedefliyoruz. Önerimiz, Suriye tarafında yaklaşık 15 kilometrelik bölümün uzun süreli kiralanması. Bölge Türk hükûmeti tarafından yönetilecek, güvenlik Türk ordusunun kontrolünde olacak. Finansmanda Dünya Bankası kaynakları değerlendirilebilir. Bölgedeki göçmen nüfus da burada istihdam edilebilir” diye konuştu.
Stratejik iş birliği arayışı
Sanayi ve Ticaret Bakanlıklarının projeye olumlu yaklaştığını söyleyen Narbay, benzer bir modelin Nahçıvan sınırında da uygulanabileceğine yönelik öneri aldıklarını ifade etti. Narbay, “Türkiye ile Azerbaycan arasında stratejik üretim iş birliği geliştirilebilir. Kardeş Azerbaycan ile Nahçıvan hattında da benzer bir üretim modeli kurulabilir. Bu sadece tekstil açısından değil, Türkiye’nin bölgesel üretim gücü açısından da stratejik bir adım olur” değerlendirmesinde bulundu.
Üretimimizi kendi coğrafyamızda büyütmek zorundayız
Son yıllarda maliyet avantajı nedeniyle birçok yatırımın Mısır, Romanya ve Bosna Hersek’e yöneldiğini belirten Narbay, “Ancak bu süreç kalıcı olmadı. Mısır’da bunu yaşadık. Yönetim değişince yatırımcılarımız ceketini alıp geri geldi, fabrikalar orada kaldı. Aynı durum Romanya ve Bosna’da da görüldü. O yüzden üretimimizi kendi coğrafyamızda ve kontrol edebildiğimiz alanlarda büyütmek zorundayız” ifadelerini kullandı.



