Hobi bahçesi tartışması: Hedef domates eken vatandaş değil, kaçak havuzlu villa
Hobi bahçesi tartışması: Hedef domates eken vatandaş değil

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın, "Hobi bahçesi yoktur, kaçak yapı vardır" çıkışı Ankara'da yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Özellikle büyükşehir çevrelerinde hızla yayılan "hobi bahçeleri" üzerinden yürüyen denetimlerin kapsamı ve kurumların ile belediyelerin nasıl bir yol izleyeceği merak konusu oldu.

AK Parti kulislerinden gelen bilgiler

AK Parti kulislerinden gelen bilgiler, kamuoyunda oluşan "her bahçe hedefte" algısının gerçeği tam manasıyla yansıtmadığını ortaya koyuyor. AK Parti kaynakları, şu aşamada konuyu çalışmak üzere resmi bir komisyon kurulmadığını ancak konunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gündeme alındığını belirterek, Erdoğan'ın MYK toplantısında bazı kaygıların dile getirilmesi üzerine, ilgili kurmaylara yalnızca, "Bir bakın, çalışın" talimatı verdiğini aktardı.

Ankara'da yapılan değerlendirmelerde asıl hedefin; birkaç sebze bahçesi, küçük ahşap kulübe ya da hafta sonu bahçeciliği yapan vatandaş değil, tarım arazilerini fiilen lüks konut alanına çeviren organize yapılaşmalar olduğu vurgulanıyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

"Tarla görünümlü villa kentleri"

Devletin asıl rahatsız olduğu tablo şu: "Tarım vasfı taşıyan araziler önce küçük parsellere bölünüyor. Ardından 'hobi bahçesi' adı altında satış yapılıyor. Ancak süreç birkaç yüz metrekarelik tarımsal kullanımın çok ötesine geçiyor. Bu yerlere; elektrik, su, yol çekiliyor; kaçak beton yapılar yükseliyor. Bazı alanlarda havuzlu, yüksek duvarlı, güvenlik kameralı lüks villalar ortaya çıkıyor."

Bir AK Parti yöneticisi durumu şu sözlerle özetledi: "Domates-biber ekip hafta sonu nefes almak isteyen vatandaşla kimsenin derdi yok. Sorun, tarım arazisinin emlak rantına dönüşmesi. Bugün bazı bölgelerde tarla değil, resmen kaçak villa siteleri oluştu."

Kaygı: "Tarım arazilerinin yitirilmesi"

Ankara'daki değerlendirmelerde mesele yalnızca imar kaçakçılığı olarak görülmüyor. Konu aynı zamanda "gıda güvenliği" ve "stratejik tarım alanlarının korunması" başlığı altında ele alınıyor. Özellikle büyükşehirlerin çevresindeki verimli ovalarda kontrolsüz yapılaşmanın hızlandığına dikkat çekiliyor. Tarım uzmanları, bir kez betonlaşan toprağın yeniden üretime kazandırılmasının neredeyse imkânsız olduğuna işaret ediyor.

Yetkililer, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde iklim krizi, kuraklık ve gıda arzı sorunlarıyla daha sert yüzleşeceğini; bu nedenle tarım arazilerinin korunmasının artık "milli güvenlik" boyutu taşıdığını söylüyor.

Yeni formül arayışı

Kulislerde konuşulanlara göre; tamamen yasaklayıcı değil, ayrıştırıcı bir model üzerinde duruluyor. Buna göre;

  • Gerçek tarımsal faaliyet yapan küçük ölçekli kullanıcılarla,
  • Tarım arazisini lüks konut yatırımına dönüştüren yapılar aynı kategori içinde değerlendirilmeyecek.

Özellikle küçük ahşap yapılar, sökülebilir sistemler ve sınırlı kullanım alanlarıyla; betonarme, havuzlu ve kalıcı villaların birbirinden ayrılması gerektiği görüşü öne çıkıyor. AK Parti kaynakları, "Vatandaşın küçük bahçesiyle uğraşan bir devlet görüntüsü vermek istemiyoruz" değerlendirmesini yaparken, denetimlerin daha çok ticari organizasyonlara ve büyük ölçekli kaçak yapılaşmalara yoğunlaşacağını belirtiyor.

Hukuki boşluk yok, rantçılar var

Ankara'da dikkat çekilen bir başka başlık ise mevcut sistemdeki denetim karmaşası. Tarım arazileriyle ilgili süreçlerde; belediyeler, il özel idareleri, tapu müdürlükleri, tarım il müdürlükleri ve çevre birimleri farklı ve geniş yetki alanlarına sahip. Bu parçalı yapı nedeniyle birçok kaçak yapı uzun süre fiilen korunabiliyor. Bazı bölgelerde ise "kooperatif modeli" üzerinden yürütülen satışların gri alan oluşturduğu belirtiliyor.

Yapılan çalışmalarda; yeni dönemde cezaların artırılması, tarım dışı kullanımın daha erken aşamada tespiti ve organize rant zincirlerinin hedef alınması gibi seçenekler masada duruyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

"Mesele bahçe değil, ülkenin toprağı"

Ankara'da konuşulan tablo özetle şöyle: Devletin hedefinde, birkaç meyve ağacı bulunan küçük hafta sonu bahçeleri değil; tarım arazilerini fiilen lüks kaçak yerleşime çeviren yapılaşma modeli var. Çünkü mesele artık sadece imar değil; Türkiye'nin üretim toprağının korunması!