Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda önemli açıklamalarda bulundu. Karahan, savaşın dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini ancak bu durumun kararlılıklarını değiştirmediğini ifade etti.
Karahan: Savaşın etkilerini enerji ve ulaştırmada hissediyoruz
Karahan sunumunda, geçtiğimiz aylarda jeopolitik gelişmelerin belirleyici olduğunu belirterek, "Buna bağlı olarak, başta enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarında olmak üzere savaşın etkilerini hissediyoruz. Nitekim Nisan ayında da bu durumun enflasyon üzerindeki etkilerini net bir biçimde gördük. Enerji kaynaklı etkilerin kısa vadede devam edeceğini düşünüyoruz" dedi. Karahan, bu etkilerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımalarının para politikası duruşlarıyla şekilleneceğini ekledi.
Hizmet enflasyonunda kira ve eğitim öne çıkıyor
Karahan, 2025 yılında hizmet enflasyonunun yüksek seyrinde kira ve eğitim hizmetlerinin önemli olduğunu vurguladı. "Bu iki kalemde de geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin rolü yüksek. Bununla birlikte, son bir yıllık dönemde her iki kalemde de enflasyonda önemli düşüşler yaşandığının altını çizmek gerekir" diyen Karahan, kira ve eğitim dışındaki hizmet kalemlerinde tüketici enflasyonuna daha yakınsamış bir resim olduğunu belirtti. Kira ve eğitimde dezenflasyonun devam etmesinin beklendiğini ifade etti.
Kararlılık mesajı: Fiyat istikrarı temel amaç
TCMB Başkanı, "Savaş dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor. Önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını temel amacımız olan fiyat istikrarı doğrultusunda kullanmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı'nın kapatılması küresel enerji arzı için risk
Karahan, küresel ekonomik görünüme ilişkin belirsizliğin jeopolitik gelişmeler kaynaklı olarak belirgin şekilde yükseldiğini belirtti. Şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail-İran Savaşı ile enerji fiyatlarının keskin bir şekilde arttığını ifade eden Karahan, "Hürmüz Boğazı'nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta. Öncü göstergeler küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ediyor" dedi.
Küresel büyüme 2026'da yavaşlayacak
Karahan, küresel büyümenin 2026 yılında belirgin şekilde yavaşlamasının beklendiğini belirterek, "Küresel ekonomi önemli bir negatif arz şoku ile karşı karşıya. Daha da yükselen küresel belirsizlik tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkiliyor. Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere, birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz. 2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye'nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz" diye ekledi.



