Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), işletmelerde işçilerin işe devam takibi için kullanılan biyometrik sistemlerle ilgili önemli bir ilke kararı aldı. Buna göre, işçinin rızası olsa bile parmak izi ve retina taraması gibi biyometrik verilerle mesai takibi yapılamayacak. Karara uymayan işverenler ve yöneticiler ciddi para cezalarıyla karşı karşıya kalacak.
KVKK'nın ilke kararı ne anlama geliyor?
İşletmelerde işçilerin mesai takibi için parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi biyometrik tanımlama sistemleri yaygın olarak kullanılıyor. KVKK'ya gelen ihbar ve şikayetler üzerine Kurul, bu uygulamaları mercek altına aldı. İşverenler, biyometrik sistemleri kullanmak için işçilerin açık rızasını aldıklarını savunsa da Kurul, işçi-işveren ilişkisindeki güç dengesizliği nedeniyle bu rızanın özgür iradeye dayanmadığına hükmetti.
Biyometrik veri türleri ve hassasiyeti
KVKK, iç mevzuat ve AB müktesebatına dayanarak biyometrik verileri sınıflandırdı. Parmak izi, retina/iris verisi fizyolojik; yüz ve el geometrisi fiziksel; ses tınısı, imza dinamikleri ve klavye kullanım alışkanlıkları ise davranışsal biyometrik veri olarak tanımlandı. Bu verilerin hassas ve geri döndürülemez yapısı nedeniyle, öğrenilmesi halinde mağduriyet yaratma ihtimali yüksek olduğundan korunmaları büyük önem taşıyor.
Alternatif yöntemler önerildi
Kurul kararında, mesai takibi için biyometrik sistemler yerine şifreli kart veya PIN tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kağıt bazlı devam çizelgeleri, RFID/NFC kimlik kartları ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi alternatif yöntemlerin kullanılması gerektiği belirtildi. Bu yöntemlerin ölçülülük kriterini karşıladığı vurgulandı.
Uymayanlara ağır yaptırımlar
KVKK, ilke kararında veri sorumlularının kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini önlemek için gerekli teknik ve idari tedbirleri almak zorunda olduğunu hatırlattı. Bu yükümlülükleri yerine getirmeyenlere 256 bin 357 TL'den 17 milyon 92 bin 242 TL'ye kadar idari para cezası uygulanacak. Ayrıca, çalışanlar biyometrik verilerinin kanuna aykırı işlendiğini gerekçe göstererek iş akdini feshedip kıdem tazminatı talep edebilecek. Son karar yargıya ait olsa da ilke kararı belirleyici olacak.



