MÜSİAD Genel Başkanı Burhan Özdemir, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, darbe girişiminin yalnızca milli iradeyi değil, Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını, üretim gücünü, stratejik kazanımlarını ve geleceğini hedef alan çok boyutlu bir müdahale olduğunu belirtti.
Darbe Girişimlerinin Ekonomik Hedefleri
Özdemir, darbe girişimlerinin tarih boyunca yalnızca siyasi iktidarları değil, ülkelerin ekonomik istikrarını ve kalkınma iradesini de hedef aldığını vurguladı. Askeri ya da sivil tüm müdahalelerin ortak amacının ekonomik dengeleri bozmak, kaynakları kontrol altına almak ve ülkelerin bağımsız kalkınma iradesini zayıflatmak olduğunu ifade etti.
Geçmiş Darbelerin Ekonomik Tahribatı
Türkiye'nin geçmişte yaşadığı darbelerin ekonomi üzerinde ağır sonuçlar doğurduğuna dikkat çeken Özdemir, 12 Eylül sonrasında gelir dağılımının bozulduğunu, 28 Şubat sürecinde finansal kırılganlıkların derinleştiğini ve bu sürecin 2001 ekonomik krizine uzanan olumsuz tabloyu hazırladığını belirtti. Darbelerin yalnızca demokratik düzeni değil, ekonomik istikrarı da zedelediğini ifade eden Özdemir, bu nedenle milli iradenin korunmasının ekonomik bağımsızlık açısından hayati önem taşıdığını kaydetti.
15 Temmuz'da Hedef: Büyüyen Türkiye
15 Temmuz gecesinde hedef alınan Türkiye'nin büyümesini sürdüren, altyapı yatırımlarını hızlandıran, üretim kapasitesini artıran ve küresel ölçekte daha bağımsız bir aktör haline gelen bir ülke olduğunu vurgulayan Özdemir, IMF'ye olan borcunu geride bırakmış, mali disiplinini güçlendirmiş ve yatırım, üretim ile ihracat odaklı yeni bir kalkınma perspektifi inşa eden Türkiye'nin yükselişinin durdurulmak istendiğini söyledi.
Darbe girişiminin hemen ardından piyasalarda yaşanan dalgalanmalara değinen Özdemir, döviz kurlarındaki sert hareketlilik, finansal piyasalardaki satış baskısı ve ekonomik aktivitedeki geçici yavaşlamanın önemli maliyetler oluşturduğunu belirtti. Buna rağmen Türkiye ekonomisinin güçlü siyasi liderlik, etkin ekonomi yönetimi ve reel sektörün kararlı duruşuyla kısa sürede toparlanmayı başardığını ifade etti.
Millet Ekonomik Bağımsızlığı da Korudu
Aradan geçen 10 yılın ardından 15 Temmuz gecesinde ortaya konulan direnişin yalnızca vatan savunması olmadığının daha net görüldüğünü belirten Özdemir, milletin aynı zamanda ekonomik bağımsızlığı, üretim kapasitesini ve Türkiye'nin stratejik geleceğini de koruduğunu ifade etti. Türkiye'nin son 10 yılda küresel krizlere, bölgesel gerilimlere ve ekonomik dalgalanmalara rağmen üretim gücünü muhafaza ettiğini kaydeden Özdemir, sanayi altyapısının güçlendiğini ve ihracat kapasitesinin önemli ölçüde arttığını söyledi.
Savunma Sanayiinde Tarihi Dönüşüm
Savunma sanayiinde ulaşılan seviyenin 15 Temmuz sonrasında benimsenen bağımsızlık vizyonunun en somut göstergelerinden biri olduğunu vurgulayan Özdemir, Türkiye'nin bugün insansız hava araçları, silahlı insansız hava araçları, milli savaş gemileri, hava savunma sistemleri, zırhlı kara platformları ve yerli savunma teknolojileriyle yalnızca kendi güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan değil, aynı zamanda küresel ölçekte söz sahibi bir üretici konumuna yükseldiğini belirtti. Bu dönüşümün milli iradeye sahip çıkmanın ekonomik ve stratejik sonuçlarını açık biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Özdemir, yerli üretim kapasitesindeki artışın, teknoloji yatırımlarının, sanayide dönüşümün ve yüksek katma değerli üretime yönelik adımların Türkiye'nin ekonomik bağımsızlık yolculuğunu daha da güçlendirdiğini söyledi.
FETÖ'nün Ekonomik Hedefleri ve MÜSİAD'ın Duruşu
FETÖ'nün 15 Temmuz gecesi yalnızca devlet kurumlarını hedef almadığını dile getiren Özdemir, örgütün Türkiye'nin beşeri sermayesini, kurumsal kapasitesini ve ekonomik potansiyelini de zayıflatmayı amaçladığını ifade etti. Ancak milletin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde bu planı boşa çıkardığını belirten Özdemir, Türkiye'nin istiklaline ve istikbaline sahip çıktığını söyledi.
MÜSİAD olarak kuruluşlarından bu yana daima milli iradenin, demokrasinin, üretimin ve kalkınmanın yanında yer aldıklarını vurgulayan Özdemir, darbelere, vesayet girişimlerine ve Türkiye'nin bağımsızlığına yönelik her türlü tehdide karşı net bir duruş sergilediklerini ifade etti. Bu duruşun bundan sonra da değişmeyeceğini belirten Özdemir, güçlü ekonominin güçlü devletin, güçlü toplumun ve güçlü geleceğin temelini oluşturduğunu söyledi. Türkiye'nin üretim gücünü, yatırım kapasitesini ve ekonomik bağımsızlığını korumanın, demokrasiyi korumak kadar hayati bir mesele olduğuna işaret eden Özdemir, 15 Temmuz'un milletin hafızasında yalnızca bir direniş gecesi değil, aynı zamanda Türkiye Yüzyılı vizyonunun ruhunu şekillendiren tarihi bir dönüm noktası olarak yer alacağını ifade etti.
Özdemir, açıklamasının sonunda, başta 15 Temmuz şehitleri olmak üzere vatan uğruna hayatını kaybeden tüm kahramanları rahmetle andığını, gazilere ise şükran ve minnetlerini sunduğunu kaydetti.



