OECD, küresel büyüme tahminlerini savaş gerekçesiyle düşürdü
OECD küresel büyüme tahminlerini savaşla düşürdü

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Orta Doğu'daki savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkilerini değerlendirerek büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Örgüt, 2025 yılında yüzde 3,4 olan küresel ekonomik büyümenin, 2026'da keskin bir yavaşlama göstererek yüzde 2,8'e gerileyeceğini, 2027'de ise yüzde 3,1'e yükseleceğini öngördü.

OECD'nin Türkiye büyüme tahmini

OECD'nin raporuna göre Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 3,1, 2027'de ise yüzde 3,8 büyümesi bekleniyor. Mart ayında yayımlanan önceki raporda bu oranlar sırasıyla yüzde 3,3 ve yüzde 3,8 olarak tahmin edilmişti. Türkiye'nin büyüme tahminindeki düşüş, savaş kaynaklı belirsizlikler ve enerji fiyatlarındaki artışa bağlanıyor.

Savaşın küresel ekonomiye etkisi

OECD'nin Ekonomik Görünüm Raporu, ABD/İsrail-İran savaşının küresel ekonominin dayanıklılığını test ettiğini ve savaşın süresi ile boyutuna ilişkin belirsizliklerin devam ettiğini vurguluyor. Savaş sona erse bile, hasar gören altyapı ve tedarik zincirlerinin normale dönmesinin aylar sürebileceği, bunun da ekonomi üzerinde baskı yaratacağı belirtiliyor. Özellikle Körfez ülkelerinde petrol, LNG, tarım ve endüstriyel girdi fiyatlarındaki artış, birçok ülkede enflasyonu yukarı çekerken, Asya ekonomileri bu şoklardan en çok etkilenen bölgeler arasında yer alıyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

İki senaryo: sınırlı ve uzun süreli aksaklık

OECD, raporunda olağanüstü belirsizlik nedeniyle iki farklı senaryo sundu. 'Sınırlı süreli aksaklık' senaryosunda, Körfez'deki enerji üretiminin 2026 üçüncü çeyreğinden itibaren normale dönmesi ve Asya'da sınırlı enerji arz kısıtı yaşanması öngörülüyor. Bu durumda küresel büyüme 2026'da yüzde 2,8, 2027'de yüzde 3,1 olacak. Enflasyonun G20 ülkelerinde 2025'teki yüzde 3,4'ten 2026'da yüzde 4'e çıkması, 2027'de ise yüzde 3,1'e gerilemesi bekleniyor. Ateşkes sağlanması ve enerji fiyatlarında düşüş halinde büyümenin daha yüksek olabileceği ifade ediliyor.

'Uzun süreli kesinti' senaryosunda ise barışın 2027'nin ikinci yarısına kadar sağlanamaması durumunda, Körfez'deki enerji kesintilerinin devam edeceği ve küresel büyümenin 2026'da yüzde 2,1, 2027'de yüzde 1,8'e gerileyeceği tahmin ediliyor. Bu senaryoda birçok ekonominin resesyona girebileceği ve işsizliğin artabileceği belirtiliyor. Enflasyonun 2026'da 0,4 puan, 2027'de 1,3 puan artması ve politika faizlerinin 50-75 baz puan yükseltilmesi öngörülüyor.

Türkiye'ye özel değerlendirmeler

OECD, Türkiye'nin yüksek enerji ve emtia fiyatlarından etkilenmesine rağmen, petrol ve doğal gaz ithalatının büyük kısmının Basra Körfezi'nden gelmemesi nedeniyle doğrudan tedarik risklerine karşı diğer ülkelere göre daha güvenli konumda olduğunu belirtiyor. Ancak Avrupa'daki talep durgunluğu ve Çin'in imalat sektöründeki hakimiyeti Türkiye için risk oluşturuyor. Dezenflasyon sürecinin devamıyla enflasyonun 2027'nin ilk yarısında yüzde 20'nin altına inmesi beklenirken, Orta Doğu'daki gerilimin tırmanması bu süreç için önemli bir risk olarak değerlendiriliyor. Sıkı para politikasının sürdürülmesi enflasyon beklentilerini düşürmek için kilit önemde görülürken, gelecekte faiz artışlarının göz ardı edilmemesi gerektiği ifade ediliyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması