Türk otomotiv sanayisi, 2026 yılının ilk altı ayında 20,8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek tarihinin en yüksek ilk yarı performansına ulaştı. Yerli üretim payındaki artış ve süregelen yatırımlar, sektörün büyüme beklentilerini destekliyor.
OSD Başkanı Eroldu'dan Değerlendirmeler
Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, düzenlediği basın toplantısında sektörün ilk yarı sonuçlarını değerlendirdi. Eroldu, yılın ilk yarısında üretimde geçen yıla göre yüzde 6'lık bir düşüş yaşandığını, ancak bunun çalışma günlerinin azlığı ve yeni yatırım hazırlıklarından kaynaklandığını, geçici olduğunu belirtti. Toplam ihracatın tutarsal olarak yüzde 4 arttığını vurgulayan Eroldu, "Otomotiv sanayi olarak ilk 6 ayda 20,8 milyar dolar gibi önemli bir ihracat rakamına imza attık. Bu, tarihsel en yüksek ilk 6 aylık ihracat rakamı. Türk otomotiv sanayisinde 20 milyar dolar barajını aşmış olduk." dedi.
Yerlilik Payı ve Dış Ticaret Dengesi
Eroldu, toplam ihracattaki paylarının yüzde 17,5'e ulaştığını, geçen yıl yüzde 29 olan yerlilik payının ise yüzde 34'e yükseldiğini bildirdi. Yerlilik payındaki artışın dış ticaret dengesine olumlu yansıdığını ifade eden Eroldu, "Geçen senenin ilk 5 ayında eksi 149 milyon dolar olan dış ticaret hacmi bu sene 2 milyar dolara çıktı. Bu, yerli payının artmasının etkisi." şeklinde konuştu.
Kapasite Kullanımı ve Rekabetçilik
İlk 6 ayda kapasite kullanım oranının yüzde 62 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Eroldu, kur-enflasyon makası nedeniyle rekabetçilik baskısı hissettiklerini ve düşük kapasitenin maliyetleri olumsuz etkilediğini söyledi. "Türk otomotiv sanayi yatırım yapmak zorunda. Yatırım yapmadığı zaman kapasite kullanımları daha düşecek, maliyet baskısı artacak. Bu işin bir parçası da kapasite kullanımımızı yönetmek." değerlendirmesinde bulundu.
Yeni Yatırımlar ve İç Pazar
Eroldu, Hyundai'nin ağustosta seri üretime başlayacak elektrikli araç yatırımı, Tofaş'ın kapasitesini 500 bine çıkarması ve Oyak Renault'nun yeni model hamleleri gibi yatırımların iç piyasa ve ihracata katkı sağlayacağını belirtti. "Yatırımlarına ara verme lüksü olmayan bir sanayiyiz. Sektöre bakışımız olumlu. İç pazarda yerli payının artışı da devreye giren yatırımların sonucu." dedi.
AB Sanayi Hızlandırma Yasası Tehdidi
Eroldu, AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası taslağına dikkat çekerek, taslağın kamu alımlarında AB içinde üretim ve yüzde 70 AB komponenti şartı getirdiğini, Türkiye'nin bu kapsam dışında kalması halinde büyük rekabet sorunu yaşanacağını ifade etti. "Türk otomotiv tedarik sanayisi için büyük tehdit. Orta-uzun vadede Türk otomotiv sanayine zarar verir." uyarısında bulundu. Türkiye ile AB arasında 30-40 yıllık entegrasyon olduğunu, taslağın düzeltilmesi için yoğun çaba harcadıklarını söyledi.
2026 Beklentileri ve Talepler
Eroldu, 2026 yılını ihracat ve üretimde 2025'e paralel beklediklerini, yeni yatırımların asıl etkisinin 2027'de görüleceğini belirtti. Sektörün en büyük gündeminin rekabetçilik kaybı olduğunu vurgulayan Eroldu, kur-enflasyon makasının kapanmadığını, ihracatta yüzde 3'lük kur avantajının etkin çalışmadığını, finansman desteği ve teşvik sisteminin iyileştirilmesi gerektiğini dile getirdi.



