Sıfır Atık Ekonomik İstikrar İçin Stratejik Zorunluluk Olarak Öne Çıkıyor
COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu ve Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, sıfır atık yaklaşımının ekonomik istikrar için stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Ağırbaş, ABD'de uluslararası finans kuruluşları, düşünce kuruluşları ve üst düzey yetkililerle bir araya gelerek küresel iklim finansmanı, sürdürülebilir kalkınma ve kaynak verimliliği konularını ele aldı.
Emine Erdoğan Liderliğinde Küresel Harekete Dönüşen Vizyon
Samed Ağırbaş, görüşmelerinde sıfır atık yaklaşımının çevresel farkındalığın ötesinde makroekonomik bir dönüşüm enstrümanı olduğuna dikkat çekti. Türkiye'nin iklim diplomasisindeki vizyonunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü siyasi iradesi ve uluslararası liderliğiyle güçlendiğini ifade eden Ağırbaş, Sıfır Atık vizyonunun Emine Erdoğan'ın liderliğinde uluslararası bir çevre hareketine dönüştüğünü belirtti.
"Sıfır Atık, insanlık için ortak bir sorumluluk çağrısına dönüşmüştür" diyen Ağırbaş, "Bugün uluslararası finans çevrelerinde kaynak verimliliğini, döngüsel ekonomiyi ve israfla mücadeleyi konuşabiliyorsak, bu vizyonun kararlılıkla savunulmasının önemli bir payı vardır" ifadelerini kullandı.
Finans ve Sivil Toplumun Buluşturulması Hedefleniyor
Washington programı kapsamında düzenlenen çalışma toplantılarında döngüsel ekonomi ve sanayi alanındaki uzmanlarla bir araya gelen Ağırbaş, Dünya Bankası ile ilişkileri güçlendirerek iklim finansmanını COP31 çıktılarıyla entegre etmeyi ve somut destek mekanizmaları oluşturmayı amaçladıklarını açıkladı. Ağırbaş, "Ortak evimiz dünya için finans çevreleriyle sivil toplumu aynı masada buluşturmaya devam edeceğiz" dedi.
Okyanus Ekonomisine ve Mangrovların Rolüne Dikkat Çekti
Sürdürülebilir Mavi NDC Finansmanı Yüksek Düzey Etkinliği'nde konuşan Ağırbaş, dünyada 3 milyardan fazla insanın okyanuslara bağımlı olarak yaşadığını belirtti. Okyanus ekonomisinin 600 milyon kişinin geçim kaynağı olduğunu ve 100 milyon istihdam sağladığını aktaran Ağırbaş, özellikle mangrovların iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybıyla mücadelede kritik rol oynadığını vurguladı.
Mangrovların tropikal ormanlardan dört kat daha fazla karbon depoladığını ifade eden Ağırbaş, bu ekosistemlerin kıyı bölgelerini koruduğunu ve her yıl milyonlarca insan ile milyarlarca dolarlık varlık için sel riskini azalttığını kaydetti. "Okyanus temelli çözümler; azaltım, uyum ve dayanıklılık dahil olmak üzere iklim eyleminin merkezinde yer almalıdır" değerlendirmesinde bulundu.
COP31 Antalya Sürecinde Somut Hedefler
Küresel İklim Eylemi Ajandası kapsamında devlet dışı aktörlerin dönüşümü yönlendirdiğini belirten Ağırbaş, deniz koruma, su ürünleri, okyanus yenilenebilir enerjisi, deniz taşımacılığı ve kıyı turizmi alanlarında 2030'a kadar atılması gereken adımların belirlendiğini söyledi. Bu çözümlerin hayata geçirilmesiyle 2050'deki emisyon açığının yüzde 35'e kadar azaltılabileceğini ifade eden Ağırbaş, COP31'in bu hedeflerin eyleme dönüştürülmesi açısından kritik bir fırsat sunduğunu dile getirdi.
Ağırbaş, COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu olarak kamu ve özel sektör yatırımlarını harekete geçirerek okyanus finansmanını artırmayı hedeflediklerini kaydetti. Okyanusların iklim değişikliğiyle mücadelede hayati rolüne rağmen finansmandan sınırlı pay aldığını vurgulayan Ağırbaş, toplam uyum finansmanının yalnızca yaklaşık yüzde 1'inin kıyı korumasına ayrıldığını belirtti.
İklim Dayanıklılığı Makroekonomik Güvence Haline Geldi
İklim dayanıklılığının ekonomik ve sosyal açıdan kritik bir öncelik haline geldiğini vurgulayan Ağırbaş, iklim şoklarının göç ve istikrarsızlık gibi etkiler yaratarak küresel ölçekte sonuçlar doğurduğunu söyledi. "İklim dayanıklılığı artık sadece çevresel bir hedef değil, aynı zamanda makroekonomik güvence ve istihdam yaratmak için güçlü bir motordur" ifadelerini kullandı.
İklim Eylemi Ajandası ile müzakere sürecinden uygulama dönemine geçildiğini belirten Ağırbaş, halihazırda mevcut çözümlerin ölçeklendirilmesine odaklandıklarını bildirdi. Bu kapsamda çiftçilerin desteklenmesi, arazilerin restore edilmesi, sel ve kuraklığa karşı koruma sağlanması, gıda israfının azaltılması ve temiz enerji yatırımlarının hızlanması gibi alanlarda önemli ilerlemeler kaydedildiğini aktardı.
Türkiye'nin COP31 Başkanlığı ve Antalya Hedefleri
Türkiye'nin COP31 Başkanlığı kapsamında dayanıklılık ve uyumu merkeze yerleştirmeye kararlı olduğunu vurgulayan Ağırbaş, İklim Yatırım Fonları ile iş birliğinin önemine işaret etti. Ağırbaş, Antalya'da düzenlenecek COP31 sürecinde vaatlerin somut projelere dönüştürülmesini hedeflediklerini belirterek, finansman, teknik bilgi ve iş birliklerinin artırılması çağrısında bulundu.
İkili temaslar kapsamında uluslararası finans ve kamu temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştiren Ağırbaş, iklim finansmanı, yeşil altyapı, teknoloji yatırımları ve döngüsel ekonomi alanlarında iş birliği imkanlarının ele alındığını bildirdi. Sıfır Atık Vakfı'nın, 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31'de özellikle dezavantajlı grupların güçlü temsili için çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.



