Sigortasız Çalışma Davalarında Kritik Süre: Beş Yıl
Sigortasız çalıştırılan veya primleri eksik yatırılan işçiler, çalışmanın bitimini izleyen yıl başından itibaren beş yıl içinde hizmet tespit davası açmak zorundadır. Bu süre, hak düşürücü süre olarak adlandırılır ve beş yılın dolması halinde dava açma hakkı kaybedilir. Özellikle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinden yararlanamayan yüz binlerce kişi, sigorta başlangıç tarihlerini öne çekmek için bu davalara başvuruyor.
Yargıtay'ın İçtihat Değişikliği ve Örnek Vakalar
Yargıtay, uzun süre işçi lehine yorum ilkesini benimseyerek, sigortasız çalıştığı işyerinde sonradan sigorta girişi yapılan işçiler için hak düşürücü sürenin işlemeyeceği yönünde kararlar verdi. Ancak son yıllarda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, içtihat değişikliğine giderek daha katı bir yaklaşım sergilemeye başladı.
24 Nisan 2024 tarihli bir kararda, işçinin kesintisiz çalıştığı işyerinde önce sigortasız çalıştırılıp sigortasının sonradan yapılması halinde, beş yıllık hak düşürücü sürenin kesintisiz çalışmaların sona erdiği yılın sonundan itibaren başlatılması gerektiği vurgulandı. Bu karara göre, söz konusu davada işçinin 2009 yılı sonuna kadar dava açması gerekiyordu, ancak süre geçtiği için hak düşürücü süre uygulandı.
Okur Soruları ve Pratik Bilgiler
Habertürk yazarı Ahmet Kıvanç'a gelen sorularda, sigortasız çalışma mağdurlarının durumları ele alındı. Ömer D., 2 Ağustos 1999'da işe başladığını ancak sigortasının 21 Eylül 1999'da yapıldığını belirterek EYT'den yararlanamadığını ifade etti. Fatma A. ise 1998-1999 yıllarında sigortasız çalıştığını, aynı işyerinde 2000'de sigortalı olarak çalışmaya başladığını ve tanıklarla sigorta başlangıcını öne almak istediğini aktardı.
Kıvanç, her iki okurun da kesintisiz çalışma sürelerinin bitimini izleyen yıldan başlayarak beş yıl içinde dava açmamışlarsa, dava açma haklarını kaybettiklerini belirtti. Süre dolmamışsa, aynı dönemde birlikte çalışan ve sigortalı olan kişileri tanık göstererek dava açabileceklerini ekledi.
Ücretin Eksik Bildirilmesi ve Kanıtlar
Ücretin Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) eksik bildirilmesi, emeklilikte düşük aylıklara yol açabilir. İşçiler, bu durumu yazılı olarak gerekçe gösterip iş sözleşmesini feshedebilir ve kıdem tazminatı alabilir. Davada gerçek ücretin tespiti halinde, kıdem tazminatı gerçek ücret üzerinden hesaplanır.
Kanıt olarak, elden ödemelere ilişkin makbuzlar, zarflar, iç yazışmalar ve bordrolar saklanmalıdır. Ayrıca, diğer çalışanların tanıklığı da mahkemede destekleyici olabilir.
Engelli Bireylerin Genel Sağlık Sigortası (GSS) Primleri
Engelli bireyler, ailelerinin gelir durumuna bakılmaksızın GSS primlerinin devlet tarafından karşılanmasını talep edebilir. Ancak mevcut uygulamada, gelir testinde hane içindeki kişi başına gelir dikkate alınır. Bu durum, sosyal devlet ilkeleriyle çelişmekte ve mağduriyetlere neden olmaktadır.
Sonuç olarak, sigortasız çalışma davalarında hak düşürücü süreye dikkat edilmeli, Yargıtay'ın yeni içtihatları göz önünde bulundurulmalıdır. İşçiler, haklarını korumak için zamanında hareket etmeli ve gerekli kanıtları toplamalıdır.