Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Karahan, yurt dışı kaynaklı şokların dezenflasyon sürecine etkilerini minimize etmeyi hedeflediklerini belirtti. 36 milyar doları net olmak üzere 171 milyar dolar brüt rezerv bulunduğunu, altın rezervinin ise 732 ton olduğunu ve bunun yüzde 75'inin Türkiye'de bulunduğunu açıkladı.
Enflasyon ve Para Politikası
Karahan, savaşın dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini ancak kararlılıklarını değiştirmediğini vurguladı. Önümüzdeki dönemde enerji ve gıda fiyatlarında düzelme olmazsa enflasyonist etkilerin devam edeceğine dikkat çeken Karahan, kısa vadede bir miktar daha enflasyonist etki beklediklerini ifade etti. Faiz konusunda ise, dünya genelinde faiz indirimi beklentilerinin bozulduğunu, belirsizlik ortamını göz önünde bulundurarak faizi sabit tuttuklarını söyledi.
Kur Korumalı Mevduat (KKM) Maliyeti
KKM maliyetine ilişkin bilgi veren Karahan, 2025 yılında raporlanan zararın 1,065 trilyon TL olduğunu, 2023'te 833 milyar lira, 2024'te 240 milyar lira, 2025'te ise 166 milyar lira KKM gideri oluştuğunu kaydetti.
Döviz Müdahaleleri ve Rezervler
Döviz müdahalelerine değinen Karahan, TCMB olarak olası şoklara karşı gerekli döviz likiditesini bulundurmak amacıyla rezerv tuttuklarını belirtti. 2025 yılı başında 155 milyar dolar olan brüt rezervlerin 24 Nisan 2026 itibarıyla 171 milyar dolara yükseldiğini, net rezervin ise 36 milyar dolar olduğunu açıkladı. Altın rezervlerinin 732 ton olduğunu ve bunun yüzde 75'inin yurt içinde Borsa İstanbul'da tutulduğunu, bir kısmının da yurt dışında olduğunu söyledi.
Carry Trade ve Kur Garantisi
Yabancı yatırımcıların carry trade pozisyonlarının yanı sıra tahvil ve hisse senetlerine de büyük ilgi gösterdiğini belirten Karahan, "Carry trade işlemlerinde yatırımcı piyasa riski alır ve zarar etme riski bulunur, Merkez Bankası olarak hiçbir yatırımcıya kur garantisi vermemiz söz konusu değildir" ifadelerini kullandı.
Ekonomik Dönüşüm ve Büyüme
Ekonomide dönüşüm içinde olduklarını vurgulayan Karahan, yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun sektörlere geçiş olduğunu, yıllık bazda yüzde 30 artış gösteren sektörler bulunduğunu, ayrıca hizmet ekonomisine geçişin de yapısal dönüşümün bir parçası olduğunu söyledi. 2026 yılı için hâlen pozitif büyüme öngördüklerini, cari açığın milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında seyredebileceğini ifade etti.



