Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, bankanın 94'üncü Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Karahan, para politikası kararlarının enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaya devam edileceğini belirterek, son dönem jeopolitik gelişmelerin etkisiyle enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını ifade etti.
Fiyat istikrarı ön koşul
Karahan, fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşul olduğunu vurgulayarak, TCMB'nin misyonunun sürdürülebilir fiyat istikrarını sağlamak ve finansal istikrarı destekleyerek toplumsal refaha katkıda bulunmak olduğunu söyledi. 2025 yılı faaliyetlerinin dezenflasyon sürecini sürdürecek ve kalıcı hale getirecek şekilde yürütüldüğünü belirtti.
Küresel belirsizlik ve enerji fiyatları
2025 yılında küresel ekonomi açısından en belirgin unsurun uzayan belirsizlik ortamı olduğuna dikkat çeken Karahan, bu durumun yatırım, ticaret ve finansal koşullar üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. Küresel iktisadi faaliyetin görece dirençli olduğunu ancak büyümenin tarihsel ortalamaların altında kaldığını söyledi. Hizmet sektöründeki toparlanma ve dijitalleşme odaklı verimlilik artışının büyümeyi desteklediğini belirten Karahan, küresel ölçekte dezenflasyon sürecinin devam ettiğini ancak ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların enflasyonist baskı oluşturduğunu kaydetti.
2026 yılı Şubat ayı sonunda Orta Doğu'da başlayan gerilimin enerji fiyatlarının hızlı yükselmesine neden olduğunu ve enerji piyasasında yüksek oynaklıkların devam ettiğini aktaran Karahan, gerekli önlemlerin zamanlı bir şekilde alındığını belirtti.
Parasal sıkılık korundu
2025 yılında para politikası duruşunun dezenflasyonun gerektirdiği parasal sıkılığı sağlayacak şekilde belirlendiğini ifade eden Karahan, toplamda politika faizinin yüzde 38'e düşürüldüğünü ancak parasal sıkılığın korunmasına büyük önem verildiğini söyledi. Para politikası kararlarının makro ihtiyati adımlarla desteklendiğini, Kur Korumalı Mevduat hesaplarının sonlandırıldığını, kredi büyüme sınırlarında sıkılaştırıcı adımlar atıldığını ve TL payı hedeflerinde güncellemeler yapıldığını belirtti.
İlk çeyrekte arz yönlü baskılar
2026 yılı ilk çeyreğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahan, yıllık tüketici enflasyonunun mart ayında yüzde 30,9 olarak gerçekleştiğini ifade etti. Gıda fiyatlarında hava koşulları ve ramazan ayına özgü faktörlerin etkili olduğunu, kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılığın dezenflasyonu desteklediğini söyledi. Yönetilen/yönlendirilen fiyat ve maktu vergi güncellemelerinin geçmiş yıllara kıyasla daha düşük oranda gerçekleştiğini belirten Karahan, talep göstergelerinin iktisadi faaliyette yavaşlamaya işaret ettiğini ancak jeopolitik gelişmelerle birlikte enflasyon üzerinde arz yönlü baskıların öne çıktığını ifade etti. Enerji başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki yükselişin taşımacılık maliyetlerini artırdığını, eşel mobil uygulamasının ham petrol fiyatlarındaki artışların yurt içi tüketici enflasyonuna yansımasını sınırladığını, Türk lirasının istikrarlı seyrinin ise maliyet baskılarını sınırlayan bir diğer unsur olduğunu kaydetti.
Sıkı politika duruşu korundu
2026 yılı Ocak ayında para politikası adımlarının büyüklüğünü gözden geçirdiklerini ve politika faizini 100 baz puan indirimle yüzde 37 seviyesine getirdiklerini söyleyen Karahan, jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla 2 Mart itibarıyla bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vererek ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 40'ta oluşmasını sağladıklarını belirtti. Ayrıca döviz piyasasının sağlıklı çalışması ve döviz kurlarında oynaklıkların engellenmesi için Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satım işlemlerine başladıklarını ifade etti.
Karahan, bu adımların piyasa oynaklıklarının sınırlı kalmasında etkili olduğunu, devam eden süreçte sıkı politika duruşunun korunarak mart ve nisan aylarında politika faizinin sabit tutulduğunu sözlerine ekledi. Para politikası kararlarının enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaya devam edileceğini yineleyen Karahan, son dönem jeopolitik gelişmelerin etkisiyle enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı uyarısında bulundu.



