Tıp doçentleri emekli maaşında öğrencilerinden az alıyor: İlave ödeme çarpıklığı
Tıp doçentleri emekli maaşında öğrencilerinden az alıyor

2019 yılında yürürlüğe giren bir düzenleme, kamuda görev yapmış uzman hekimlerin emekli aylıklarına önemli bir ilave ödeme getirdi. Ancak bu ödemeden yararlanamayan doktor grupları, meslektaşlarına göre çok daha düşük emekli maaşı alıyor. Özellikle tıp kökenli doçentler, kendileri de uzman hekim olmalarına rağmen, makam tazminatı aldıkları gerekçesiyle ilave ödemenin dışında tutuluyor. Bu durum, bir doçentin emekli aylığının, kendi yetiştirdiği bir uzman hekimin maaşının 22 bin lira altında kalmasına yol açıyor.

İlave Ödeme Düzenlemesinin Detayları

Habertürk yazarı Ahmet Kıvanç'ın haberine göre, doktorların kamudan özel sektöre kaçışını engellemek amacıyla 2019'da 5434 Sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na Ek Madde 84 eklendi. Bu maddeyle, tabip ve diş tabibi kadrolarında görev yapmış uzman hekimlere 17.000 gösterge rakamının, uzman olmayanlara ise 13.000 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda her ay ek ödeme yapılması sağlandı. 2022'de bu rakamlar sırasıyla 26.000 ve 20.000'e yükseltildi. 2026 yılının ikinci yarısı itibarıyla, uzman hekimlerin emekli aylıklarına her ay 40.963 TL, uzman olmayan hekimlerinkine ise 31.510 TL ilave ediliyor. Bu ödemeyle birlikte 25 yıllık hizmeti olan bir uzman hekimin toplam emekli aylığı 90.824 TL'ye, uzman olmayan hekimin aylığı ise 80.772 TL'ye ulaşıyor.

Doçent ve Profesörler Neden Kapsam Dışı?

İlave ödemeden yararlanmanın ön koşulu, emekliye "makam tazminatı" ödenmesine hak kazanmamış olmak. Doçent, profesör, belediye başkanlığı gibi görevlerde bulunan hekimler, makam tazminatı aldıkları için ilave ödemeden mahrum kalıyor. Oysa bir tıp doçentinin makam ve temsil tazminatı toplamı yalnızca 15.755 TL. Kendisi de uzman hekim olan doçent, bu 15.755 TL'yi almak uğruna 40.963 TL'lik ilave ödemeden vazgeçmek zorunda kalıyor. Sonuçta, 25 yıl hizmetle emekli olan bir tıp doçentinin eline geçen toplam emekli aylığı 68.739 TL oluyor. Bu, aynı hizmet süresine sahip bir uzman hekimin maaşından 22.085 TL, uzman olmayan bir hekiminkinden ise 12.033 TL daha az. Birinci derecede hizmet süresi 3 yıldan az olan bir profesör, 25.208 TL makam ve temsil tazminatı ile birlikte 79.847 TL alabiliyor. O da yetiştirdiği öğrencilerinden düşük maaş alanlar arasında. Yalnızca birinci derecede hizmet süresi 4 yılı aşan tıp kökenli profesörler, 33.085 TL tazminatla 93.721 TL'ye ulaşarak öğrencileriyle başa baş seviyeye gelebiliyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Belediye Başkanlığı Yapan Hekimlerin Kaybı

Belediye başkanlarına da makam tazminatı ödeniyor. Seçimle belediye başkanlığı yapmış bir hekim veya uzman hekim, 14.180 TL'den başlayan makam ve görev tazminatı nedeniyle 41 bin liraya varan ilave ödemeden yararlanamıyor. Örneğin, ilçe belediye başkanlığı yapmış bir uzman hekim, 18.906 TL makam ve görev tazminatı alırken 40.963 TL ilave ödemeden mahrum kalıyor. Bu durumda aylık kaybı 22.057 TL'ye ulaşıyor. Bu rakam, birçok hekim için emeklilik planlarını altüst ediyor.

Özel Sektöre Geçen Hekimlerin Mağduriyeti

Kamuda uzmanlık eğitimini tamamlayıp isim yaptıktan sonra özel hastanelere geçen veya kendi muayenehanesini açan hekimler, Emekli Sandığı'ndan değil 4/a (SSK) veya 4/b (BAĞ-KUR) statüsünden emekli oluyor. Bu statülerde bağlanan emekli aylıkları, kamuda kalan meslektaşlarının aylıklarının yaklaşık üçte biri düzeyinde kalıyor. Kamuda 15-20 yıl çalıştıktan sonra ayrılan bu doktorlar, emeklilikte büyük bir gelir kaybı yaşıyor. Birçoğu sonradan kamuya dönüp Emekli Sandığı'ndan emekli olmanın yollarını arasa da çoğu bunu başaramıyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Çözüm Önerileri

Ahmet Kıvanç, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için iki çözüm önerisi sunuyor. İlk olarak, tıp kökenli doçent, profesör ve belediye başkanı gibi makam tazminatı alan görevlerde bulunan hekimlere bir tercih hakkı tanınmalı. Tazminat veya ilave ödemeden hangisi yüksekse onu seçme imkanı verilmeli. Böylece bir doçent, öğrencisinden daha az emekli aylığı almak zorunda kalmaz. Aksi takdirde, tıp kökenli akademisyenleri üniversitede tutmak zorlaşacak ve hekim yetiştirecek akademisyen sıkıntısı baş gösterecek. İkinci olarak, kamuda çalışıp özel sektöre geçen veya muayenehane açan hekimler için kamuda çalıştıkları süreyle orantılı bir ilave ödeme yapılmalı. Mevcut düzenleme 25 yıl çalışanlara tam ödeme yaparken, daha az süre çalışanlara kısmi ödeme verilmesi, mağduriyeti azaltacaktır. Örneğin, 15 yıl kamuda çalışmış bir hekime ilave ödemenin yüzde 60'ı ödenebilir.