Türkiye OECD Ülkeleri Arasında Altın Rezervleri ve Düşük Borç Oranıyla Öne Çıkıyor
Türkiye Altın Rezervleri ve Borç Oranıyla OECD'de Pozitif Ayrışıyor

Türkiye OECD Ülkeleri Arasında Altın Rezervleri ve Düşük Borç Oranıyla Öne Çıkıyor

Küresel ekonomide borç sürdürülebilirliği tartışmaları ve altın fiyatlarındaki rekor yükselişler 2026 yılına damga vururken, Türkiye sergilediği mali disiplin performansı ve altın rezervlerindeki stratejik artışla OECD ve G20 ülkeleri arasında pozitif yönde ayrışmaya devam ediyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü verilerine göre, gelişmiş ekonomilerde kamu borcunun GSYH'ye oranı ortalama %110'u aşarken, Türkiye %24,6'lık kamu borç oranı ve 641 tonluk altın rezerviyle dikkat çekici bir profil çiziyor.

Küresel Borç Krizinde Türkiye'nin Dirençli Yapısı

Başta Japonya, Çin, İtalya, ABD ve Fransa olmak üzere birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomi devasa borç yükleri altında çıkış yolu ararken, Türkiye hem düşük borç oranı hem de sağlam rezerv yapısıyla küresel piyasalarda güven tazeleyen bir konumda bulunuyor. OECD verilerine göre, gelişmiş ekonomilerde kamu borcunun GSYH'ye oranı ortalama %110 seviyesini aşmış durumda. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika'da yaşlanan nüfus, artan sosyal harcamalar, yükselen savunma harcamaları ve yüksek faiz ortamı borç yükünü sürdürülemez bir noktaya taşıdı.

Japonya %237'ye ulaşan borç oranıyla listenin başında yer alırken, 2026 bütçesinde faiz ödemelerinin 31 trilyon yen'i aşması ülke ekonomisini kırılgan bir sürece soktu. ABD'de kamu borcu GSYH'nin %124'üne ulaşırken; Kanada %113, Fransa %111,7 ve İtalya %137,8 ile kritik sınırların üzerinde seyrediyor.

Altın Rezervlerinde Türkiye'nin Yükselişi

Dünya Altın Konseyi verilerine göre, dünyanın en büyük altın rezervine sahip ülkesi olan ABD, 8.133,5 tonluk stokuyla listenin başında yer alıyor. ABD'nin toplam rezervlerinin yaklaşık %79'u altından oluşuyor. Almanya 3.350,3 ton ile listenin ikinci sırasında yer alırken, İtalya 2.451,8 ton ve Fransa 2.437 ton ile geleneksel altın tutma politikalarıyla ilk beş içindeki yerlerini muhafaza ediyor.

Son yıllarda dolardan uzaklaşma stratejisi izleyen Rusya 2.333 ton, Çin ise 2.306 tonluk rezerviyle küresel ligde belirleyici rol oynamaya devam ediyor. Türkiye, merkez bankası düzeyindeki stratejik alımlarıyla dünya sıralamasında üst sıralara tırmanmayı başardı. TCMB verilerine göre resmi altın rezervleri 641,3 tona ulaşan Türkiye, Japonya ve Hindistan gibi devlerin hemen ardında yer alarak dünyanın en çok altın tutan 10. ülkesi konumuna yükseldi.

Türkiye'nin Kamu Borç Yönetimi ve Yapısal Duruşu

Birçok OECD ülkesinin aksine Türkiye, kamu borç yönetiminde sürdürülebilir bir tablo sergiliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'nin kamu borç stokunun GSYH'ye oranı %24,6 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, %60 olan Maastricht Kriterleri ve OECD ortalamasının oldukça altında kalmasıyla dikkati çekiyor. Ülkenin net borç stokunun GSYH'ye oranının %18,2'ye kadar gerilemesi ise Türkiye'nin elindeki finansal varlıkların borç karşılama kapasitesindeki gücü teyit ediyor.

Ekonomistler, Türkiye'nin 4749 Sayılı Kanun ile başlayan bu yolculuğunu, "borcun sadece miktarını değil, niteliğini ve sürdürülebilirliğini de kontrol eden bir yönetim başarısı" olarak nitelendiriyor. Bu yapısal zırh, Türkiye'yi 2026 küresel borç krizinde OECD'nin en dirençli limanlarından biri haline getiriyor. 2002 ile 2012 yılları arasındaki "Altın Çağ", bu mali disiplinin bankacılık reformlarıyla birleştiği bir dönem oldu.

Yastık Altı Altın Varlığı ve Ekonomik Etkileri

Türkiye, son 5 yılda en hızlı altın biriktiren OECD ülkesi oldu. Değer olarak, TCMB'nin resmi altın rezervleri Ocak 2026 itibarıyla 134 milyar dolar bandına yaklaşırken, toplam brüt rezervler 200 milyar dolar eşiğini aştı. TCMB Başkanı Fatih Karahan, Şubat 2026'da yaptığı son açıklamalarda Türkiye'deki "yastık altı" altın varlığına ve bunun ekonomik etkilerine dair çarpıcı rakamlar paylaştı.

Başkan Karahan, Türkiye'de hanehalkının elinde bulundurduğu tahmin edilen altın miktarının yaklaşık 600 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirtti. Altın fiyatlarındaki artış, son bir yılda bu varlıklar üzerinden yaklaşık 200 milyar dolarlık devasa bir servet etkisi yarattı. Öte yandan, OECD tahminlerine göre, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında %3,6, 2026 yılında ise %3,4 oranında büyümesi öngörülüyor. Bu tahminler, Türkiye'yi OECD genelinde en hızlı büyüyen ilk dört ülke arasına yerleştiriyor.

2001 sonrası hayata geçirilen yapısal reformlarla mali disiplini yasal zırha kavuşturan Türkiye, hem düşük borçluluk hem de yastık altındaki 600 milyar dolarlık altın varlığıyla 2026'nın en dirençli ekonomilerinden biri olarak öne çıkıyor. Birçok gelişmiş ekonominin aksine Türkiye, borçla yaşayan bir yapı yerine bütçe disiplinini önceleyen modelini sürdürerek küresel ekonomide farklılaşıyor.