Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin Tek Avro Ödeme Alanı'na (SEPA) katılım için niyet mektubunu Avrupa Ödemeler Konseyi'ne ilettiğini açıkladı. Şimşek, bu adımın sınır ötesi ödemeleri daha hızlı, güvenli ve düşük maliyetli hale getireceğini vurguladı.
SEPA üyeliğinin ekonomik faydaları
Bakan Şimşek, Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde düzenlenen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, "SEPA üyeliği, sınır ötesi ödemeleri daha hızlı, daha güvenli ve daha düşük maliyetli hale getirecek, ticareti ve yatırımı kolaylaştıracak, şirketlerimizin rekabet gücünü artıracaktır" dedi. Şimşek, sürecin en kısa sürede tamamlanmasını temenni ettiğini ifade etti.
Toplantıda ele alınan başlıklar
Şimşek, toplantının Türkiye ile AB arasındaki stratejik ekonomik entegrasyonu ileri taşıma yönündeki ortak iradenin güçlü bir göstergesi olduğunu belirtti. Küresel ekonominin dönüşüm geçirdiğini, jeopolitik gerilimlerin arttığını ve tedarik zincirlerinin çeşitlendiğini anlatan Şimşek, istikrarlı ortaklıkların önemine dikkat çekti.
Geçen yıl Brüksel'de 6 yıllık aranın ardından diyaloğu yeniden başlattıklarını hatırlatan Şimşek, bugün aynı ivmeyi İstanbul'da sürdürdüklerini söyledi. Hükümetler arası oturumda küresel ekonomik görünüm, ortak sınamalar ve işbirliğini ileri taşıyacak somut adımlar ele alındı. Sanayide iş birliği, yeni ticaret koridorları, enerji arz güvenliği, üçüncü ülkelerde ortak projeler ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Gümrük Birliği modernizasyonu stratejik gereklilik
Bakan Şimşek, Gümrük Birliği'nin özel bir önem taşıdığını belirterek, bu anlaşmanın 30 yılı aşkın süredir ekonomik ilişkilerin temelini oluşturduğunu ancak dünyanın değiştiğini söyledi. "Bugünün ekonomisi yalnızca sanayi ürünlerinden ibaret değil. Hizmetler, dijital ticaret, kamu alımları ve tarım artık ekonomik entegrasyonun ayrılmaz parçaları. Bu nedenle Gümrük Birliği'nin modernizasyonunu teknik bir güncelleme değil, stratejik bir gereklilik olarak görüyoruz" diye konuştu.
Mevcut asimetrinin giderek belirginleştiğini dile getiren Şimşek, AB'nin üçüncü ülkelerle ticaret anlaşmaları ağını genişletirken Türkiye ile Gümrük Birliği'nin aynı çerçevede kaldığını ifade etti. Modernize edilmiş bir Gümrük Birliği'nin işletmelere, yatırımcılara ve tedarik zincirlerine önemli katkılar sunacağını vurguladı. Vize serbestisi sürecinde ilerleme sağlanmasının da iş dünyasının hareket kabiliyetini artıracağını belirtti.
Sanayi Hızlandırma Yasası ve otomotiv sektörü
Şimşek, Sanayi Hızlandırma Yasası teklifini de değerlendirdiklerini belirtti. Son taslakta Türkiye'de üretilen ürünlerin Birlik menşeli ürünlerle eşdeğer kabul edilmesinin memnuniyet verici olduğunu ancak otomotiv sektöründe bazı belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini ifade etti. "Türkiye ile Avrupa Birliği artık yalnızca ticaret yapan iki taraf değildir. Ortak üretim yapan, aynı değer zincirlerinin parçası olan iki önemli ekonomik ortaktır" dedi.
Kamu İhale Kanunu'nda yapılacak değişiklikle Avrupa Birliği firmalarına karşılıklılık esasına dayalı eşit muamele sağlanacağını açıkladı.
Bağlantısallık ve Orta Koridor
Toplantının önemli başlıklarından birinin "bağlantısallık" olduğunu kaydeden Şimşek, yeni ticaret, enerji ve ulaştırma koridorlarının rekabet gücünü, yatırımı ve üretimi destekleyen stratejik araçlar haline geldiğini anlattı. Türkiye'nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kesişim noktasında yer aldığını ve başta Orta Koridor olmak üzere yeni bağlantı hatlarının doğal merkezinde olduğunu vurguladı.
Yüksek düzeyli katılım ve iş dünyası
Günün ikinci bölümünde uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldiklerini ifade eden Şimşek, altyapıdan iklim finansmanına, KOBİ'lerden dijital dönüşüme kadar geniş bir yelpazede ortak çalışmaları değerlendirdiklerini söyledi. Türkiye ve Avrupa'dan çatı kuruluşların, ticaret odalarının, AB menşeli şirketlerin ve sivil toplum kuruluşlarının başkanlarının toplantıya katıldığını aktardı.
"Bu yüksek düzeyli katılım, ortak irademizin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor" diyen Şimşek, hükümetlerin çerçeveyi oluşturduğunu, yatırım ve üretimi özel sektörün hayata geçirdiğini belirtti. İş dünyasının önerilerini dikkate alacaklarını ve yatırım ortamını iyileştirmeye devam edeceklerini ifade etti.
AB üyeliği stratejik hedef
Şimşek, Türkiye'nin AB üyeliğinin stratejik hedef olmaya devam edeceğini vurgulayarak, "Türkiye, Avrupa Birliği ile güçlü, istikrarlı ve karşılıklı faydaya dayanan ortaklığını daha da ileri taşımaya kararlıdır" dedi. Gelecek yıl Brüksel'de yeni gündemler ve somut ilerlemelerle yeniden bir araya gelmeyi temenni etti.



