Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Azerbaycan'da düzenlenen Uluslararası Sigorta Forumu'nda yaptığı konuşmada, Türk Dünyası sigorta sektöründe iş birliğini daha da ileri taşımayı hedeflediklerini söyledi. Yaşar, geçen yıl Azerbaycan'da temelleri atılan Türk Dünyası Sigorta Birliği'nin 2026 Genel Kurulu'na Türkiye'nin ev sahipliği yapacağını açıkladı.
Genel Kurulda Ele Alınacak Başlıklar
Genel kurulda sigorta bilincinin artırılması, koruma açığının azaltılması, ortak reasürans kapasitesinin geliştirilmesi, yapay zekâ uygulamaları, dijital dönüşüm ve nitelikli insan kaynağının güçlendirilmesi konularının ele alınacağını belirten Yaşar, bunun Türk Dünyası için yeni bir dönemin başlangıcı olacağını dile getirdi.
Sigortacılık Stratejik Bir Sektör
Sigortacılığın yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de güvence altına alan stratejik bir sektör olduğunun altını çizen Yaşar, 'Koruma açığını kapatan, tasarrufları büyüten ve dayanıklılığı artıran güçlü bir sigorta sektörü; güçlü Türkiye'nin ve güçlü Türk Dünyası'nın vazgeçilmez unsurudur' dedi.
Küresel risklerin hızla arttığı yeni dönemde sigortacılığın ekonomik büyüme ve toplumsal dayanıklılığın temel unsurlarından biri haline geldiğini söyleyen Yaşar, 'Sigortasızlık artık başlı başına bir risktir' değerlendirmesinde bulundu.
2030 Hedefleri ve Sektör Büyüklüğü
2030 yılı için 50 milyar dolarlık prim üretimi ve yüzde 5 penetrasyon hedefini hatırlatan Yaşar, 'Sigorta bugün ekonomileri ayakta tutan, yatırım ortamını güçlendiren ve toplumların geleceğini güvence altına alan stratejik bir güvenlik kalkanına dönüşmüştür' dedi.
Yaşar, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla sektörün aktif büyüklüğünün 4.2 trilyon liraya, öz sermayesinin ise 459 milyar liraya ulaştığını açıkladı. İlk beş ay sonunda toplam prim üretimi 622 milyar liraya yükselirken, yaklaşık 31 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan Türk sigorta sektörü artık dünyanın önemli pazarlarından biri haline geldi.
Yapay Zekâ ve Güven Unsuru
Dijitalleşmenin sigortacılığı dönüştürdüğünü belirten Ahmet Yaşar, yapay zekânın risk analizi, hasar yönetimi ve müşteri deneyiminde önemli avantajlar sunduğunu ancak güven unsurunun teknolojiyle ikame edilemeyeceğini söyledi. 'Güveni oluşturan algoritmalar değil; güçlü kurumlar, sağlam düzenlemeler, etik ilkeler ve insan odaklı yaklaşımdır' diyen Yaşar, geleceğin kazananlarının yapay zekâyı en hızlı kullananlar değil, onu güvenle buluşturabilen şirketler olacağını ifade etti.
Büyüme ve Yatırım Gücü
Büyümenin tek başına yeterli olmadığını belirten Yaşar, 'Bizim önceliğimiz daha fazla prim üretmekten önce daha fazla insanı, işletmeyi ve yatırımı güvence altına almaktır' ifadelerini kullandı.
Sigorta sektörünün yalnızca risk üstlenen değil, aynı zamanda ekonomiye uzun vadeli kaynak sağlayan güçlü bir yatırımcı konumuna ulaştığını belirten Yaşar, Bireysel Emeklilik Sistemi ve Otomatik Katılım Sistemi'nde katılımcı sayısının 18 milyona yaklaştığını söyledi. BES fonlarının 2.4 trilyon lirayı aşarken, sigorta şirketlerinin yönettiği diğer fonlarla birlikte sektörün toplam yönettiği kaynağın 3.5 trilyon liraya ulaştığını belirten Yaşar, 'Bugün sigorta sektörü Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcılarından biridir' dedi.



