Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye'nin üretim, ticaret ve dağıtım alanlarında giderek merkezi bir üs haline geldiğini belirterek, ülkenin rekabet gücünü artırmak ve yatırım ortamını güçlendirmek amacıyla yeni hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri hayata geçirdiklerini söyledi.
Basın Toplantısında Önemli Açıklamalar
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 'Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez' basın toplantısında konuştu. Toplantıya Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu da katıldı.
Küresel Ekonomideki Belirsizlikler
Yılmaz, küresel ekonominin belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçtiğine ve jeopolitik gerilimlerin birçok bölgede yoğunlaştığına dikkat çekti. İran ile İsrail arasındaki gerilimin tırmanma riski ve ABD'nin sürece dahil olmasının zaten kırılgan olan ortam üzerinde ilave baskı oluşturduğunu ifade eden Yılmaz, bu gelişmelerin enerji piyasalarını, ticaret yollarını ve küresel finansal koşulları doğrudan etkilediğini vurguladı.
Türkiye'nin Güçlü Konumu
Yılmaz, parçalanmış küresel ortamda dayanıklılık, öngörülebilirlik ve üretim kapasitesinin küresel yatırımların yönünü belirleyen temel unsurlar haline geldiğini belirterek, 'Türkiye bu ortamda güven ve disiplinle yol almaktadır. Bölgemizdeki gelişmelerin ekonomimiz üzerindeki muhtemel etkilerini sınırlamak ve piyasaların düzenli ve sağlıklı işleyişini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri hayata geçiriyoruz.' dedi.
Makro ekonomik istikrarı korurken üretim altyapısını güçlendirmeye ve dayanıklı büyüme patikasını sürdürmeye devam ettiklerini ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin yatırım ve sanayi faaliyetleri açısından istikrarlı, öngörülebilir ve güvenilir bir ortak olarak öne çıktığını söyledi. Güçlü sanayi altyapısı, gelişmiş lojistik kabiliyetleri ve küresel değer zincirlerine derin entegrasyonuyla ülkenin yatırımcılar için rekabetçi ve köklü bir ekosistem sunduğunu vurguladı.
Stratejik Coğrafi Konumun Avantajları
Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kesişim noktasında bulunan stratejik coğrafi konumun küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde önemli bir avantaj sağladığını belirten Yılmaz, 'Türkiye, üretim, ticaret ve dağıtım alanlarında giderek merkezi bir üs haline gelmektedir. Bu kapsamda, ülkemizin rekabet gücünü artırmak ve yatırım ortamını güçlendirmek amacıyla yeni hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri hayata geçiriyoruz.' diye konuştu.



