Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerji verimliliğinin küresel iklim ve kalkınma tartışmalarında çok daha merkezi bir konuma yerleşmesi gerektiğini belirterek, hiçbir ülkenin verimlilik potansiyelini tek başına hayata geçiremeyeceğini söyledi.
Bakan Bayraktar'dan Enerji Verimliliği Vurgusu
Bayraktar, Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen Sıfır Atık Forumu 2026 kapsamında düzenlenen Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu Toplantısı'nın açılışında konuştu. Dünyanın bir yandan ekonomik büyümeyi ve enerji güvenliğini sağlamaya çalıştığı, diğer yandan da iklim hedeflerine ulaşabilmek için emisyonları azaltmaya çabaladığı bir dönemde bir araya gelindiğini ifade etti.
En Büyük Arz Şokları ve Kritik Kavramlar
Bayraktar, Kovid-19 salgını, tedarik zinciri aksaklıkları, ticaret savaşları, doğal afetler, Ukrayna'daki savaş ve İran'da yaşanan gelişmeler ile petrol ve doğal gaz piyasalarında şimdiye kadar görülen en büyük arz şokları yaşandığını belirtti. Bu karmaşık koşullar altında iki kavramın her zamankinden daha kritik önem taşıdığını vurguladı: Sıfır atık ve enerji verimliliği.
Sıfır atık ve enerji verimliliğinin aynı vizyonun iki temel sütunu olduğunu belirten Bayraktar, özlerinde aynı basit ve güçlü ilkeleri paylaştıklarını ifade etti: Atığın önlenmesi ve kaynakların en verimli şekilde kullanılması. Sıfır atığın 'Değerli kaynakları çöpe atmayın, onları geri kazanın ve geri dönüştürün' dediğini, enerji verimliliğinin ise 'Enerjiyi israf etmeyin, onu akıllıca kullanın' mesajı verdiğini söyledi. Her ikisinin de değeri en üst düzeye çıkardığını, çevreyi koruduğunu, ekonomik dayanıklılığı güçlendirdiğini ve gelecek nesillere karşı sorumluluğu yansıttığını dile getirdi.
2030 Yılına Kadar 20 Milyar Doların Üzerinde Yatırım
Enerji verimliliğinin en temiz, en hızlı ve en uygun maliyetli kaynak olduğunu aktaran Bayraktar, 2024 yılında Türkiye'nin 2030 Enerji Verimliliği Stratejisi ile İkinci Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı'nı hayata geçirdiklerini hatırlattı. Bu kapsamlı yol haritası çerçevesinde enerji üretiminden binalara, sanayiden ulaştırma ve tarıma kadar tüm sektörlerde 2030 yılına kadar 20 milyar doların üzerinde yatırım öngördüklerini belirtti.
Hedeflerinin iddialı ancak ulaşılabilir olduğunu vurgulayan Bayraktar, enerji tüketiminde yüzde 16 azalma sağlamayı, bunun sonucunda 100 milyon ton emisyonun önüne geçmeyi ve ekonomi için uzun vadede önemli tasarruflar elde etmeyi amaçladıklarını söyledi. Sadece 2024 ve 2025 yıllarında enerji verimliliği alanında yaklaşık 7,6 milyar dolarlık yatırımı harekete geçirdiklerini ve bu yatırımların şimdiden toplamda 4,6 milyon ton petrol eşdeğeri enerji tasarrufu ve 14,3 milyon ton karbon emisyonu azaltımı sağladığını ifade etti. Bu miktarın, yaklaşık 30 milyon ağacın yaşamları boyunca absorbe edeceği emisyona eşdeğer olduğunu belirtti.
Uluslararası İşbirliği Çağrısı
Bayraktar, COP31'e doğru ilerlerken enerji verimliliğinin küresel iklim ve kalkınma tartışmalarında çok daha merkezi bir konuma yerleşmesi gerektiğine inandıklarını belirtti. Enerji verimliliğinin yalnızca çevresel bir araç değil, aynı zamanda bir enerji güvenliği aracı ve hızla değişen küresel ekonomide giderek daha fazla bir rekabetçilik aracına dönüştüğünü söyledi.
Hiçbir ülkenin verimlilik potansiyelini tek başına tam anlamıyla hayata geçiremeyeceğini vurgulayan Bayraktar, dönüşümün ölçeğinin daha güçlü ve daha kapsamlı uluslararası işbirliğini, daha derin bilgi paylaşımını ve daha yenilikçi finansman ile teknoloji ortaklıklarını gerektirdiğini ifade etti. Türkiye'nin politika tasarımı, düzenleyici çerçeveler, dijitalleşme, ölçme ve doğrulama sistemleri ile sürdürülebilir finansman modelleri gibi alanlarda tüm katılımcı ülkeler ve kurumlarla işbirliğini daha da güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.
Geri dönüştürülen her ürünün, önlenen her ton atığın ve tasarruf edilen her kilovatsaatin daha sürdürülebilir bir geleceğe bir adım daha yaklaştırdığının altını çizen Bayraktar, gezegenin kaynaklarının sınırlı olabileceğini ancak yenilik yapma, işbirliği geliştirme ve verimliliği artırma kapasitesinin sınırsız olduğunu söyledi. Yuvarlak masa toplantısının anlamlı bir diyalog ortamı oluşturacağına ve yeni ortaklıklar ile somut işbirliklerinin önünü açacağına inandığını belirterek, Türkiye'nin işbirliğine hazır olduğunu ifade etti.



