Türkiye Enerjide Elektrik Dönüşümüne Hazırlanıyor: Yeni Plan 2026'da Açıklanacak
Türkiye Enerjide Elektrik Dönüşümüne Hazırlanıyor

Türkiye Enerji Politikasında Köklü Dönüşümün Eşiğinde

Küresel enerji piyasalarında jeopolitik risklerin tırmandığı bir dönemde, Türkiye enerji stratejisini yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Yeni Şafak'a yaptığı açıklamalarla, 2026 yılında kamuoyuna duyurulması planlanan yeni enerji yol haritasının detaylarını paylaştı. Bayraktar, bu planın odağında elektrifikasyonun yer alacağını belirterek, enerji maliyetlerini düşürmeyi ve dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflediklerini vurguladı.

COP Süreci Öncesi Plan Güncellenecek

Bakan Bayraktar, Türkiye'nin uzun vadeli enerji planlamasına ilişkin çalışmaların devam ettiğini ifade etti. 2021 yılında 2050 perspektifiyle hazırlanan 30 yıllık enerji planının üzerinden beş yıl geçtiğini hatırlatan Bayraktar, değişen küresel koşullar ve teknolojik gelişmeler ışığında bu planın revize edileceğini açıkladı. Yeni yol haritasının bu yıl içinde, Conference of the Parties (COP) süreci öncesinde açıklanmasının hedeflendiğini kaydetti. Ayrıca, Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedeflerinin de güncelleneceğini sözlerine ekledi.

"Türkiye'yi Elektriklendireceğiz"

Enerji stratejisinin merkezine elektrifikasyonun yerleştirildiğini vurgulayan Bayraktar, "Türkiye'yi elektriklendireceğiz" yaklaşımının yalnızca mevcut elektrik üretimini değil, tüm sektörlerde elektrik kullanımının yaygınlaştırılmasını ifade ettiğini belirtti. Ulaştırmadan konutlara, ısıtmadan sanayiye kadar geniş bir alanda elektrik temelli bir dönüşüm hedeflendiğini söyleyen Bakan, bu dönüşümün güçlü bir altyapı gerektirdiğine dikkat çekti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Küresel Krizler ve Petrol Fiyatlarındaki Riskler

Bayraktar, Orta Doğu'daki gerilimin uzamasının küresel ekonomide kalıcı etkilere yol açabileceği uyarısında bulundu. Bölgedeki enerji altyapılarına yönelik saldırıların arz güvenliğini doğrudan etkilediğini vurgulayarak, "Yarın Suudi Arabistan veya Kuveyt'te benzer gelişmeler olursa çok daha büyük etkiler ortaya çıkar" dedi. Petrol fiyatlarına ilişkin değerlendirmesinde, piyasalardaki ileri vadeli fiyatlamalara işaret eden Bayraktar, "Bugün petrolü almak isterseniz 140 dolar veriyorsunuz. Brent'te 107–110 dolar gördüğünüz seviyeler Haziran kontratlarıdır. Piyasa aslında 'bu iş uzarsa fiyatlar daha da yukarı gider' diyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin Arz Güvenliğindeki Avantajlı Konumu

Türkiye'nin arz güvenliği açısından görece avantajlı bir konumda olduğunu ifade eden Bayraktar, Hürmüz Boğazı'na bağımlılığın sınırlı olduğunu vurguladı. "Türkiye'nin Hürmüz'den aldığı petrol yaklaşık yüzde 10 seviyesinde. Doğal gaz tarafında ise Hürmüz'e bağımlılığımız yok. Bu nedenle arz güvenliği açısından ciddi bir kırılganlığımız bulunmuyor" diyen Bayraktar, vatandaşın akaryakıt fiyatlarından korunması için eşel mobil sistemi ve vergi düzenlemelerinin devrede olduğunu belirterek, "Eşel mobil olmasaydı bugün fiyatlar çok daha yüksek seviyelere çıkmış olacaktı" açıklamasında bulundu.

Yatırımlar Kriz Döneminde Kritik Rol Oynadı

Enerji arz güvenliğinde dönüşüm yaşandığını belirten Bayraktar, TürkAkım boru hattının kritik rol oynadığını söyledi. Bayraktar, "Normalde Türkiye doğal gazını Ukrayna, Moldova, Romanya ve Bulgaristan üzerinden gelen Batı hattından alıyordu. Artık bu yapı değişti. TürkAkım sayesinde hem transit risklerini azalttık hem de Avrupa'ya ihracat imkânı kazandık" dedi. TANAP, Mavi Akım ve FSRU gibi yatırımların kriz dönemlerinde arz güvenliği için kritik olduğunu ifade eden Bayraktar, Hürmüz Boğazı'ndaki risklerin yeni boru hattı arayışlarını hızlandırdığını kaydetti. Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye üzerinden Türkiye'ye uzanabilecek olası hatların değerlendirildiğini aktaran Bayraktar, "Bu hatlar gerçekleşirse sadece Türkiye değil, Avrupa'nın enerji dengesi de değişir" şeklinde konuştu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Irak, Türkmenistan ve Diğer Projelerde Son Durum

Bayraktar, Irak ile yürütülen enerji iş birliği önerilerine de değinerek, Basra'dan Türkiye'ye uzanabilecek bir boru hattının yıllardır gündemde olduğunu kaydetti. "Silopi'ye uzanacak 650 kilometrelik bir hat var. Bunun kapasitesi 1,5 milyon varil/gün. Bu hattı 50 yıldır çalışır durumda tutuyoruz" dedi. Bu hattın tamamlanmasının hem Irak için gelir hem de Türkiye için stratejik enerji koridoru anlamına geleceğini belirtti.

Türkmenistan gazının Hazar Denizi üzerinden Azerbaycan ve Türkiye'ye taşınmasına ilişkin projeye de değinen Bayraktar, bu konunun uzun yıllardır gündemde olduğunu söyledi. "Bu proje 30 yıl önce, rahmetli Süleyman Demirel döneminde de konuşulmuştu. Ama şimdi yeniden bir fırsat penceresi oluşmuş olabilir" dedi.

Karadeniz Gazı ve Nükleer Enerji Gündemi

Karadeniz gazına ilişkin bilgi veren Bayraktar, üretim platformunun önemli bir aşamaya geldiğini vurguladı. "30 Ağustos'ta gemiyi, yani platformu Filyos'tan çıkaracağız. Sonrasında sail-out gerçekleşecek. Ardından testler yapılacak ve aşağıdaki riser bağlantıları tamamlanacak" açıklamasında bulundu.

Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nde çalışmaların test sürecinde olduğunu belirten Bayraktar, her şeyin planlandığı gibi gitmesi halinde yıl sonuna doğru devreye alma hedefi bulunduğunu ifade etti. Sinop Nükleer Güç Santrali projesi için Japonya ile yürütülen sürecin maliyet nedeniyle feshedildiğini açıklayan Bayraktar, Küçük modüler reaktör (SMR) teknolojilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kanada ve Güney Kore gibi ülkelerle görüşmelerin sürdüğünü fakat 2030'dan önce büyük ölçekli bir sonuç beklemenin gerçekçi olmadığını dile getirdi.

Somalideki Enerji Arayışları ve Engeller

Somali'de yürütülecek olan çalışmalara da değinen Alparslan Bayraktar, Somali'den beklentiyi şöyle özetledi: "Somalililerin beklentisi yüksek. Biz sismiğe bakıp bir karar verdik. Derin denizde sondaj yapacağız, doğal gaz ve petrol arıyoruz. Denizde çok daha ümitli olduğumuz için şu anda sondaj yapıyoruz. Birkaç ay sonra keşif müjdesini vereceğimize inanıyorum."

Pakistan açıklarında planlanan çalışmaların ise ertelendiğini belirten Bayraktar, "Normalde Oruç Reis'i gönderip sismik çalışma yapacaktık ancak bölge şu anda adeta savaş sahasına dönmüş durumda. Her yerde jammer var, sinyal almak çok zor" dedi. Libya'da iki deniz sahasında çalışmalar yürütüldüğünü ve sismik faaliyetlerin bu yıl içinde yeniden planlanabileceğini söyledi.