Uluslararası yatırımcılar, Türkiye'yi hem rüzgar türbini ve ekipman üretiminde güvenli bir üs hem de Orta Doğu ve Hazar Bölgesi'ndeki temiz enerjiyi Avrupa'ya taşıyacak yeni bir koridor olarak değerlendiriyor. Türkiye'nin 2011 yılından bu yana rüzgar enerjisi yatırımlarında yerli ekipman kullanımını teşvik eden politikaları, ülkede güçlü bir sanayi altyapısının oluşmasını sağladı.
Türkiye'nin rüzgar enerjisi üretim ağı genişliyor
Bugün türbin kulelerinden kanatlara, jeneratörlerden birçok kritik bileşene kadar geniş bir üretim ağına sahip olan Türkiye, Avrupa'nın en önemli tedarik merkezleri arasında gösteriliyor. Alman ve Danimarkalı firmalar başta olmak üzere birçok küresel marka, Türkiye'deki üretim ekosistemini Avrupa pazarının önemli bir parçası olarak görüyor.
Yeşil Koridor projesi ile temiz enerji Avrupa'ya taşınacak
Birleşik Arap Emirlikleri'nin yenilenebilir enerji şirketi Masdar ile yürütülen görüşmeler kapsamında, Hazar Bölgesi ve Akdeniz'de üretilen temiz enerjinin Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasını sağlayacak büyük ölçekli bir "Yeşil Koridor" projesi üzerinde çalışılıyor. İki ülke arasında "Hükümetlerarası Anlaşma" modeliyle yürütülen yenilenebilir enerji müzakerelerinde son viraja girildi.
Hollanda yönünü Türkiye'ye çevirdi
Türkiye'deki en büyük doğrudan yabancı yatırımcı konumunda bulunan ve 3 binden fazla şirketiyle Türk ekonomisinde köklü bir yere sahip olan Hollanda da rüzgarda yönünü Türkiye'ye çevirdi. Yaklaşık iki ay önce 70'ten fazla Türk sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirilen dev TÜREP Hollanda misyonunun ardından, iki ülke arasında hükümetler arası resmi bir "Enerji İş Birliği Niyet Mektubu" imzalanması aşamasına gelindi. Amsterdam'da toplanacak olan Ortak Ekonomik ve Ticaret Komitesi'nin (JETCO) ana gündemi de yine enerji ortaklığı olacak.



