Türkiye, yenilenebilir enerjide ulaştığı sanayi ve teknoloji kapasitesiyle enerji dönüşümünde yeni bir döneme girerken, yerli kaynaklara dayalı elektrik üretimiyle enerji güvenliğini güçlendiriyor, dışa bağımlılığı azaltıyor ve sürdürülebilir çevre hedeflerini destekliyor.
Yenilenebilir Enerjinin Önemi
AA muhabirinin Dünya Çevre Günü kapsamında yaptığı derlemeye göre, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşması yalnızca enerji arz güvenliği açısından değil, çevresel sürdürülebilirlik bakımından da kritik önem taşıyor. Fosil yakıtlara kıyasla daha düşük karbon emisyonuna sahip olan rüzgar, güneş ve diğer yenilenebilir kaynaklar, iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlarken hava kalitesinin korunması ve doğal kaynaklar üzerindeki baskının azaltılmasını da mümkün kılıyor.
Türkiye'nin Yenilenebilir Enerji Kapasitesi Hızla Büyüdü
Bu kapsamda yenilenebilir enerji yatırımları, ülkelerin enerji dönüşüm hedeflerinin yanı sıra çevrenin korunması ve sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşmasında önemli araçlar arasında gösteriliyor. Türkiye de son dönemde rüzgar ve güneş enerjisinde hayata geçirilen yatırımlarla yenilenebilir enerji kapasitesini istikrarlı şekilde artırdı. Kurulu güçteki büyüme, elektrik üretiminde yerli ve temiz kaynakların payını yükseltirken, enerji dönüşümü hedefleri doğrultusunda sektörün teknoloji ve üretim altyapısının da gelişmesine katkı sağladı.
Kurulu Güçte Yüzde 55'lik Artış
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı'nın (IRENA) verilerine göre Türkiye, 2020 yılında 49 bin 195 megavat olan toplam yenilenebilir enerji kurulu gücünü 2025 yılı sonunda yüzde 55 artışla 76 bin 300 megavata çıkardı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de faaliyet gösteren 408 rüzgar santrali ve 40 bin 457 güneş santralinin toplam kurulu gücü 2 Haziran itibarıyla 41 bin 944 megavata ulaştı.
Rüzgar Enerjisinde Büyük Sıçrama
Türkiye'de rüzgar enerjisi kurulu gücü 2005 yılında yalnızca 20 megavat seviyesindeyken bugün 15 bin 105 megavatı aşmış durumda. 2025 yılında gerçekleşen 393 milyar kilovatsaatlik toplam elektrik üretiminin yüzde 10,9'u rüzgar santrallerinden karşılandı.
Güneş Enerjisinde Rekor Beklentisi
Güneş enerjisinde ise son 13 yılda 26 bin 839 megavatlık kurulu güce ulaşıldı. Yıl sonu itibarıyla güneş enerjisinin toplam kurulu güç içerisindeki payının tarihi zirvesine çıkması bekleniyor.
Türkiye Üretim Üssü Olma Yolunda
Türkiye, rüzgar ve güneş enerjisinde artık yalnızca bir tüketim pazarı değil, aynı zamanda önemli bir üretim merkezi olarak öne çıkıyor. Rüzgar enerjisinde faaliyet gösteren tesislerde kule, kanat, jeneratör, dişli kutusu ve çok sayıda alt ekipman üretilebiliyor. Üretilen ekipmanların önemli bir bölümü başta Avrupa olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor. Güneş enerjisi alanında ise Türkiye uzun yıllardır panel üretiminde güçlü bir konumda bulunuyor. Son dönemde gerçekleştirilen yatırımlarla hücre ve wafer üretiminde de önemli ilerleme sağlandı. Böylece Türkiye, yalnızca panel montajı yapan bir ülke olmaktan çıkarak güneş enerjisi teknolojilerinde daha yüksek katma değerli üretim aşamalarına yönelmiş durumda.
Enerji Güvenliği ve Sürdürülebilirlik Hedefleri Destekleniyor
Yenilenebilir enerji yatırımlarındaki artış, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini güçlendirirken dışa bağımlılığın azaltılmasına da katkı sağlıyor. Aynı zamanda düşük karbonlu üretim modeli sayesinde iklim değişikliğiyle mücadeleye destek veren bu dönüşüm, çevrenin korunması ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından da stratejik önem taşıyor.



