Ayvalık Adaları'nda biyoçeşitlilik kirlilik ve iklim baskısı altında
Ayvalık Adaları'nda biyoçeşitlilik kirlilik ve iklim baskısı altında

Balıkesir'deki Ayvalık Adaları Tabiat Parkı'nda bilim insanları tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma, bölgenin yüksek biyolojik çeşitliliğe sahip olmasına rağmen balıkçılık, kirlilik ve iklim değişikliği gibi baskılar nedeniyle etkin bir şekilde korunamadığını ortaya koydu. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nur Eda Topçu Eryalçın ve ekibi, 2 yıl boyunca 9 farklı noktada düzenli dalışlarla koralijen habitatları inceledi.

Araştırmanın Bulguları

Çalışmada, 30-42 metre derinlikte yapılan dalışlardan elde edilen görüntülerin analizinde toplam 82 tür tespit edildi. En yaygın canlı gruplarını süngerler ve algler oluştururken, bazı bölgelerde habitat yapısının bozulduğu gözlemlendi. Koruma statüsüne rağmen insan faaliyetlerinin etkisi sürüyor. Balıkçılık, çapa atma, dalış turizmi ve kirlilik gibi unsurlar habitat üzerinde baskı oluşturuyor. Bazı bölgelerde tortu oranı sağlıklı kabul edilen seviyelerin üzerine çıkıyor. İklim değişikliği, deniz suyu sıcaklıklarındaki artış ve kirlilik koralijen habitatlar üzerindeki baskıyı artırıyor.

Koralijen Habitatların Önemi

Eryalçın, Ayvalık'ın Doğu Akdeniz'de nadir görülen gorgon mercan topluluklarına ev sahipliği yaptığını ve bu nedenle bölgenin bilimsel açıdan öncelikli çalışma alanlarından biri olduğunu söyledi. "Doğu Akdeniz'de gorgonların yoğun orman oluşturduğu alanlar çok ender. Ayvalık bu açıdan son derece zengin. Türkiye'de de koralijen üzerine çalışmalar oldukça sınırlı. Bu yüzden en uygun alanlardan biri burasıydı" ifadesini kullandı. Koralijen habitatların, pembe, kırmızı ve turuncu renklerdeki sert yapılı canlılardan oluştuğunu ve tıpkı bir yağmur ormanı gibi birçok tür için barınak, üreme ve yavru büyütme alanı sağladığını belirtti. Ayrıca karbon yutağı özelliği taşıdıklarını vurguladı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Yönetim Eksikliği ve Baskılar

Araştırmada en dikkat çekici bulgulardan birinin koruma alanındaki yönetim eksikliği olduğunu belirten Eryalçın, "Karasal alanda ciddi bir koruma var, yapılaşma sınırlı, doğa iyi korunuyor. Ama denize baktığımızda aynı şeyi söylemek zor. Denizel alan için net bir yönetim planı yok. Denetim ve yaptırım eksik. Bu nedenle koruma statüsü tek başına yeterli olmuyor" dedi. Eryalçın, Avrupa'daki örneklerde deniz koruma alanlarının belirli yöneticiler tarafından aktif şekilde yönetildiğini hatırlatarak, Türkiye'de bu yapının net olmadığını aktardı.

Çalışmada habitat kalitesini etkileyen en önemli baskının deniz tabanında olduğunu bildiren Eryalçın, "Bu habitatlarda sediment oranının yüzde 5-8'i geçmemesi gerekirken, biz çok daha yüksek değerler tespit ettik. Bu durum habitatın üzerini kaplayarak canlıları olumsuz etkiliyor. Atık sular, körfezdeki kirlilik ve deniz tabanını hareketlendiren balıkçılık faaliyetleri bu duruma neden oluyor olabilir" ifadesini kullandı. Kıyı yapıları ve inşaat faaliyetlerinin de habitat üzerinde etkili olduğunu belirterek, "Çalışma yaptığımız istasyonlardan birinde, köprü inşaatına bağlı yoğun çökelti nedeniyle koralijen habitatın büyük ölçüde örtüldüğünü gördük. Oysa bu tür zararlar basit önlemlerle, örneğin silt perdeleriyle engellenebilir" dedi.

İklim Değişikliği Etkileri

İklim değişikliğine bağlı etkilerin bölgede yeni yeni gözlenmeye başladığını aktaran Eryalçın, "Batı Akdeniz'de 1999'dan beri toplu ölümler görülüyor. Biz Kuzey Ege'de uzun süre bu etkileri gözlemlemedik. Ancak son izleme çalışmalarımızda ilk kez sıcaklıkla ilişkili olabilecek bir toplu ölüm kaydettik" diye konuştu. Deniz suyu sıcaklıklarının düzenli ölçülememesinin önemli bir eksiklik olduğuna dikkati çeken Eryalçın, iklim krizine karşı habitatların dayanıklılığının artırılması gerektiğini vurgulayarak, "İklimi doğrudan kontrol edemeyiz ama yerel baskıları azaltabiliriz. Balıkçılık, kirlilik ve sediment yükü azaltılırsa bu ekosistemler iklim stresine karşı daha dirençli hale gelir" ifadesini kullandı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Akdeniz Mercan Ekosistemi

Eryalçın, Akdeniz'de mercan denildiğinde tropik resiflerden farklı bir yapının söz konusu olduğuna işaret ederek, "Bizim denizlerimizde tropik bölgelerdeki gibi geniş resifler oluşturan hermatipik mercanlar yok. Kalkerli iskelet yığabilen tek türümüz taş mercan Cladocora caespitosa ve bu tür de Akdeniz genelinde çoğunlukla tekil koloniler halinde, oldukça sınırlı alanlarda resif benzeri yapılar oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu. Akdeniz'de tropikal mercan resiflerinin üstlendiği ekosistem fonksiyonlarının büyük ölçüde deniz çayırları ve koralijen yapılar tarafından sağlandığını sözlerine ekledi.