Bodrum'da eski eşini öldüren katile ağırlaştırılmış müebbet: Gerekçeli karar açıklandı
Bodrum'da eski eşini öldüren katile ağırlaştırılmış müebbet

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, geçen yıl temmuz ayında eski eşi Hüsne Topal'ı tabancayla vurarak öldüren Hacı Ömer Alçı hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Bodrum 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın eylemini kasten gerçekleştirdiğini ve duruşmadaki tutumunun pişmanlık duymadığını gösterdiğini belirterek cezada herhangi bir indirim uygulanmasına yer olmadığına hükmetti.

Olayın Geçmişi

24 Temmuz 2025'te saat 16.30 sıralarında meydana gelen olayda, Hacı Ömer Alçı, 2021 yılında boşandığı Hüsne Topal'ın evine gitti. İkili arasında çıkan tartışma büyüyerek Alçı, Topal'ı darp etti. Topal'ın yardım çağrıları üzerine arkadaşı Sedat Tüter olaya müdahale etmek istedi. Bu sırada Alçı, tabancasını çıkararak eski eşi ve Tüter'e art arda ateş açtı. İki kişi kanlar içinde yere yığılırken, Alçı otomobille kaçtı.

Kurban ve Yaralı

Ambulansla hastaneye kaldırılan yaralılardan 3 çocuk annesi Hüsne Topal hayatını kaybetti. Depremden sonra Bodrum'a yerleştiği öğrenilen Topal'ın cenazesi memleketi Hatay'da toprağa verildi. Olayda yaralanan Sedat Tüter ise tedavi altına alındı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Yakalama ve Tutuklama

Polis ekipleri tarafından yakalanan Hacı Ömer Alçı tutuklandı. Ayrıca, olayda kullanılan suç aleti tabancayı sakladığı tespit edilen Alçı'nın oğlu Bedirhan Alçı da gözaltına alındı ve tutuklandı. Ancak Bedirhan Alçı, 23 Ağustos 2025'te adli kontrol tedbirleri uygulanarak tahliye edildi.

İddianame ve Dava Süreci

Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 8 sayfalık iddianamede, Hacı Ömer Alçı için boşandığı eşi Hüsne Topal'ı 'kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Sedat Tüter'i 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Oğlu Bedirhan Alçı için ise 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İddianamede, Alçı'nın ifadesinde aralarında otomobil ticareti olan Topal'dan 250 bin lira alacağı olduğunu iddia ettiği belirtildi. Ayrıca, Alçı'nın olaydan önce Topal'a gönderdiği tehdit içerikli mesajlar da iddianamede yer aldı. Mesajlarda Alçı'nın, "Sedat'a olan düşkünlüğün senin sonun olacak. Onunla iş için bile muhatap olma, senin sonunu getiririm" ifadelerini kullandığı ortaya çıktı.

Duruşma ve Karar

Mahkeme heyeti, Bedirhan Alçı hakkındaki dosyanın ana dosyadan ayrılmasına karar verdi. Ayrıca, Sedat Tüter'e ilişkin Adli Tıp Kurumu raporunun henüz dosyaya ulaşmamış olması nedeniyle, Alçı'nın Tüter'e yönelik eylemine ilişkin yargılama kısmı da dosyadan ayrılarak yeni bir esas üzerinden devam edilmesine karar verildi.

7 Nisan 2026'da görülen 6'ncı ve karar duruşmasında, son sözleri sorulan sanık Alçı, "Öldürme kastım olmadı, ben kimseyi inciten, kıran bir insan değilim. Ben olay gününden beri çok pişmanım. Ben zaten yaşamıyorum" dedi. Ancak mahkeme heyeti, Alçı'nın eylemini öldürme kastıyla gerçekleştirdiğine hükmederek onu 'kadına karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca, takdir indirimi başta olmak üzere cezada indirim yapılmasına yer olmadığına karar verdi.

Gerekçeli Kararın Detayları

Açıklanan gerekçeli kararda, sanık Alçı'nın tabancayla Topal'a 4 kez ateş ettiği ve kurşunların sırt, karın ve göğüs gibi hayati bölgelere isabet ettiği belirtildi. Olay öncesinde Topal'a yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderdiği, bu mesajların eylemdeki kastını ortaya koyduğu ifade edildi. Alçı'nın olay yerine öldürmeye elverişli silahla gitmesi ve olay anındaki davranışlarının da kastın göstergesi olduğu vurgulandı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Kararda, "Sanığın suçtan kurtulmaya ya da cezasında indirim elde etmeye yönelik olduğu değerlendirilen delillerle uyumsuz beyanlarına itibar edilmeyerek hükümde belirtilen şekilde mahkumiyetine karar verilmiştir" ifadelerine yer verildi. Alçı'nın duruşmadaki tutum ve davranışları ile olay sonrası kaçma girişimi birlikte değerlendirilerek, pişmanlık duyduğuna dair vicdani kanaat oluşmadığı kaydedildi. Bu gerekçelerle mahkeme, Türk Ceza Kanunu'nun 62'nci maddesi kapsamında herhangi bir takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına hükmetti.