Duran: Uyuşturucuyla Mücadele Ulusal Güvenlik Meselesidir, Terörden Daha Zararlı
Duran: Uyuşturucu Terörden Daha Zararlı, Ulusal Güvenlik Meselesi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran: Uyuşturucuyla Mücadele Ulusal Güvenlik Meselesidir

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığınca düzenlenen "Uyuşturucuyla Mücadelede Kararlı Devlet Güvenli Türkiye Paneli"nde önemli açıklamalarda bulundu. Duran, her türlü bağımlılıkla mücadelenin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde gelecek on yıllara bakan Türkiye'nin en önemli konularından biri olduğunu ifade etti.

Bağımlılık Biçimleri Çeşitleniyor ve Toplumsal Tehdit Oluşturuyor

Yaşanılan çağda bağımlılık biçimlerinin çeşitlendiğini ve yeniden tanımlandığını dile getiren Duran, bu bağımlılıkların bireysel sınırları aşarak toplumsal yönüyle herkese tehdit oluşturan konuma geldiğini belirtti. Her tür bağımlılıkla mücadeleyi ulusal güvenlik meselesi olarak değerlendirmek durumunda olduklarını anlatan Duran, özellikle çocukları ve gençleri hedef alan bu bağımlılıklarla çok yönlü ve kapsamlı şekilde mücadele etmek gerektiğini vurguladı.

Bugün burada değerlendirilecek uyuşturucu bağımlılığıyla ilgili topyekun mücadele içinde olduklarına dikkati çeken Duran, "Bu bütüncül politikanın devlet, aile ve bireyle birlikte yürütülmesi gereken mücadele olduğunun da farkındayız. Zira uyuşturucu bağımlılığı, toplumun tamamını derinden etkileyen olumsuz sonuçlar ortaya çıkarmakta, bireyi yok ederken aileleri parçalamakta, artan suç ve şiddet vakaları da yine bu bağımlılıkla çok yakından alakalı" diye konuştu.

Uyuşturucu Terörden Daha Zararlı Hale Gelmiştir

Panelde uyuşturucuyla ilgili mücadeleyi birçok yönüyle ele alacaklarını dile getiren Duran, uzmanların bağımlılıkla mücadelede rehabilitasyon kadar önemli olan toplumsal farkındalık çalışmalarına da işaret edeceklerini söyledi. İletişim Başkanı Duran, Türkiye'nin birçok sınamayla karşı karşıya kaldığını fakat bütün bu sınamaları karşılamada çok değerli iki yapının bulunduğunu, bunlardan birinin köklü devlet geleneği ve diğerinin güçlü aile yapısı olduğunu belirtti.

"Sarsılmaz bir çınar gibi bizi bir arada tutan güçlü devlet ve aile geleneğimiz de aslında uyuşturucuyla mücadelede, daha genel anlamda bağımlılıkla mücadelede sahip olduğumuz en önemli kalkandır" diyen Duran, bugünün dünyasında tehditlerin çok boyutlu ve hibrit özellikler içerdiğini, psikoloji ve biyolojiyi aynı anda tahrip eden özellikler taşıdığını vurguladı.

Anlık tatminlere ve ödül mekanizmalarına dönük, kişiyi fiziksel açıdan harap eden tehditlerden bahsettiğini anlatan Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunlar, kolaylıkla erişilebilen ve birçok mecrada erişilebilen konuma da gelmiş durumda. Böyle baktığımızda biz bağımlılığı sadece uyuşturucu olarak değil dijital bağımlılığa kadar uzanan bir dizi farklı alanda görüyoruz. Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu risklerin büyüklüğünü şu sözlerle ifade ediyor: 'Uyuşturucu, alkol, sanal bahis, kumar ve sigara bağımlılığı, milli bünyemiz açısından terör kadar hatta terörden daha zararlı boyutlara ulaşmıştır.'"

Devlet Tüm Kurumlarıyla Sahada Mücadele Ediyor

Elbette devletin giderek girift hale gelen bu suç sarmalıyla her gün sahada güçlü ve kararlı bir mücadele yürüttüğünü belirten Duran, kolluk kuvvetlerinin sokaklarda yayılmasını önlemek için canla başla mücadele ettiğini ifade etti. Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere, Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Gençlik ve Spor bakanlıklarının yanı sıra Yeşilay, Diyanet İşleri Başkanlığı ve RTÜK gibi kurumların verdiği eğitim ve rehabilitasyon hizmetleriyle bu mücadeleye devam edildiğini söyledi.

Elbette buna sivil toplumdan ve bireylerden çok önemli katkılar da geldiğini vurgulayan Duran, geleceğe yönelik olarak en önemli önceliğin gençleri bu illetten tamamen uzak tutmak olduğunu belirtti. Bağımlılıkla mücadeleyi de salt "suç unsuru" olarak ele almadıklarını belirten Duran, "Amacımız, uyuşturucuyla mücadelede yalnızca 'cezalandıran' bir konumda olmak değildir. Aynı zamanda kucaklamak, iyileştirmek ve yeniden topluma kazandırmak da bizim devlet geleneğimizin gereğidir" dedi.

Küresel Bir Halk Sağlığı Problemi ve Organize Suç Sistemi

Uyuşturucunun modern toplumların karşı karşıya bulunduğu küresel halk sağlığı problemi olduğunun altını çizen Duran, sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını hatta bazı toplumların bunu daha toleranslı uyguladığını gördüklerini ve konunun sağlık tehdidinin ötesinde olduğunu söyledi. Bu illetin küresel ölçekte organize suç sisteminin parçası olduğuna dikkati çeken Duran, şöyle devam etti: "Oluşturduğu finans sistemiyle yasa dışı bahis ve kumarla da iç içe geçmiş vaziyettedir. Malum olduğu üzere dünyamız, giderek dijitalleşmekte ve dijitalleşme de bu tür suçlara fırsat alanı tanıyabilmektedir."

Böyle baktığımızda erişimi kolaylaştırması açısından dijitalliğin de yönetilmesi gereken, içinde olumlu ve olumsuz unsurlar taşıdığını ifade eden Duran, bugün artık terörün finansmanından siber suçlara kadar pek çok suçun birbiriyle bağlantılı hale geldiğini belirtti. Bu ölçeğin ülkelerin tek başına mücadele edebileceği bir alan olmaktan çıktığını vurgulayan Duran, Türkiye'nin küresel ölçekte uyuşturucunun imalatı ve sevkiyatının engellenmesi için aktif bir rol üstlendiğini ve her zaman da uluslararası işbirliğini güçlü şekilde yaptığını ve istihbarat paylaşımını da sürdürdüğünü kaydetti.

Medya ve Dijital Mecraların Sorumluluğu

Medya etik kurallarında "Suçlular bilinmek isterler" diye bir ilkenin bulunduğuna dikkati çeken Burhanettin Duran, medyanın bazen kasıtlı olmadan suçun ve suçlunun kendini ifade ettiği mecra olabildiğini söyledi. Bazen sosyal medya kullanıcılarının kınamak veya şikayet etmek için olumsuz bir davranışın yayılmasına sebep olabildiğini, suça mecra olan sosyal medya mecralarının da bulunduğunu anlatan Duran, "İletişim Başkanlığı olarak dijital mecraların bizlere açtığı alanları çeşitli vesilelerle dile getiriyor, fırsatlarına dikkat ediyoruz. Teşvik de ediyoruz ve şahsen de kullanıyorum. Lakin bu mecraların kötüye kullanıma açık olan zaaflarını da iyi tespit etmek lazım" diye konuştu.

Doğru ile yanlış arasındaki çizginin hayli inceldiği dijital dönemin yaşandığını, bu anlamda bireylerin dijital hayatlarıyla normal hayatlarının rekabet eder hale geldiğini dile getiren Duran, enformasyon kirliliğiyle uğraşıldığını, neyin iyi, neyin kötü olduğuna dair idrakın zayıflayabildiğini ve her türden bağımlılığın dijital mecralarda kendine alan bulabildiğini belirtti.

Bağımlılıkla Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı

Bu çerçevede çocukların ve gençleri bu belirsizlik ortamından korumak gerektiğini, onları açık ve savunmasız bırakamayacaklarını ifade eden Duran, şunları kaydetti: "Suçu özendirebilecek içeriklerin yayılmasını engellemek hepimizin görevidir. Bu noktada Cumhurbaşkanı Yardımcı'mız Sayın Cevdet Yılmaz'ın başkanlığını yaptığı Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulunca hazırlanan 2024-2028 Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı'na dikkat çekmek isterim."

Çok sayıda kurum ve kuruluşun talimatlandırıldığı bu plan çerçevesinde, İletişim Başkanlığı olarak 4 faaliyette "sorumlu kurum", 7 faaliyette ise "işbirliği yapacak kurum" olarak görev üstlendiklerini belirten Duran, nihai amacı "Toplumun her türlü uyarıcı ve uyuşturucu madde kullanımından uzak tutulması" olarak belirlenen eylem planının başarıya ulaşması için hep birlikte gayret gösterdiklerini ifade etti.

Koruyucu Dilin İnşası ve Toplumsal Seferberlik

İletişim profesyonellerine, medya kuruluşlarına, habercilere, dizi ve film yapımcılarına ve tüm içerik üreticilerine de ciddi sorumluluklar düştüğünü dile getiren Duran, dirençli toplum isteniyorsa bu konuda hep birlikte sorumluluk üstlenilmesi gerektiğini vurguladı. İletişim Başkanlığı olarak, toplumun uyuşturucuya ve her türden bağımlılığın farkında olmasına yönelik yayınları, yapımları ve içerikleri olanca güçleriyle desteklemeye devam ettiklerini belirten Burhanettin Duran, "TRT, Anadolu Ajansı ve RTÜK başta olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızla bu çerçevede koordineli bir şekilde çalışıyor ve her türlü bağımlılığa karşı koruyucu bir dilin inşası için birlikte çalışıyoruz" dedi.

Duran, İletişim Başkanlığınca hazırlanan "21. Yüzyılda Türkiye'nin Bağımlıklarla Mücadele Seferberliği" adlı esere referans kaynağı olarak atıfta bulunarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde devletin tüm kurumlarının ve toplumun tüm kesimlerinin el ele vermesiyle bu tehdidin evlerden, sokaklardan ve ülkeden sökülmesinin mümkün olduğuna inandığını, bunun kolay olmasa da başarılabilecek bir hedef olduğunu söyledi.