FETÖ ile Mücadelede Yeni Nesil Stratejiler ve Siber Terör Tehdidi
FETÖ ile Mücadelede Yeni Nesil Stratejiler ve Siber Terör

Mahmut Çelik'in yazısına göre, 26 Mayıs 2016 tarihli Milli Güvenlik Kurulu'nda Gülen Cemaati ilk kez Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) / Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak terör örgütü nitelendirilmiştir. Resmi olarak silahlı terör örgütü tanımı alan bu yapıyla devletin uzun soluklu bir mücadele yürütmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

FETÖ'nün Klasik Terör Örgütlerinden Farkı

FETÖ, klasik silahlı terör örgütlerinden farklı bir modeldir. Uzun vadeli sızma, paralel devlet yapılanması, eğitim, finans ve medya üzerinden yumuşak güç kullanımı ile gerektiğinde darbe gibi sert eylemler metodları arasında yer alır. Örgüt mensuplarının en bariz özellikleri arasında biat etme, takiye yapma, pragmatist ve makyavelist olma gibi unsurlar bulunur.

FETÖ'nün Tanımı ve Mücadele Yöntemi

Bugün FETÖ'nün bir istihbarat örgütü mü, misyonerlik faaliyeti yürüten bir yapı mı, yoksa hepsi birden mi olduğu sorgulanmaktadır. Başta YÖK ve üniversiteler olmak üzere yargı, mülki idare, MİT, TSK, Emniyet ve Jandarma, Milli Eğitim ve sağlık alanında mücadele edilirken, siyasi kriptolar üzerine de yoğunlaşılması gerektiği ifade edilmektedir. Ortak bir konsept ile ancak bu işin üstesinden gelinebileceği unutulmamalıdır.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Amerikan Board Hafızasının Kullanılması

ABD'nin Osmanlı Devleti'nde ve daha sonra Türkiye'de faaliyet gösteren en önemli Protestan misyonerlik örgütlerinden biri olan Amerikan Board Heyeti (ABCFM) ile FETÖ'nün benzer yönleri ele alınarak bir mücadele tarzı oluşturulması faydalı olacaktır. Fakirliği, çaresizliği ve inançları kullanan Amerikan Board ve FETÖ bugün hâlen tam olarak anlaşılamamıştır. Ancak her iki örgütün çalışma şekilleri göz önüne alındığında, FETÖ'nün günümüz teknolojik koşullarında geliştirilmiş bir üst versiyon gibi hareket ettiği söylenebilir. Geçmişte mensuplarının önünü açmak için her türlü gayrimeşru yöntemi kullanan FETÖ, kolay mücadele edilebilecek bir örgüt değildir. Örgütle mücadele sistematik bir şekilde devam ettirilmelidir. Bu örgütle mücadele ederken, örgütün yaşadığı her kırılmadan sonra yapı değiştirdiği ve farklı isimler altında faaliyetlerine devam ettiği iyi bilinmelidir. Geçmişte Amerikan Board örgütü ile ilgili yapılan hatalardan kaçınılmalı, Osmanlı'nın ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Amerikan Board hafızası kullanılmalı, 15 Temmuz sonrası dönem iyi takip edilmelidir.

FETÖ ve Siber Mahrem Yapılanma

FETÖ, hibrit terör modelinin en önemli bileşenlerinden birini siber alanda kurmuş, aynı zamanda bir siber terör örgütüdür. Klasik terör örgütlerinden farklı olarak, siber araçları gizli iletişim, istihbarat toplama, propaganda, kumpas ve darbe koordinasyonu için sistematik olarak kullanmıştır. Bu taktikler, örgütün paralel devlet ve sızma stratejisinin dijital versiyonudur. FETÖ'nün en bilinen siber aracı ByLock'tur. 2014'te geliştirilen bu uygulama, sıradan bir mesajlaşma programı gibi görünse de münhasıran örgüt mensupları için tasarlanmış şifreli bir ağdır. Sunucuları Litvanya'da barındırılıyordu. Mesajlar, sesli görüşmeler ve dosya paylaşımı yapılıyor, örgüt talimatları (Gülen'den emir, eylem koordinasyonu) burada iletiliyordu. Darbe girişimi öncesi ve sırasında yoğun olarak kullanıldı. MİT'in deşifre etmesiyle binlerce mensup tespit edildi. ByLock kullanımı, Yargıtay kararlarıyla tek başına örgüt üyeliği delili sayılmıştır. Sonrasında örgütün diğer şifreli uygulamalara (Signal, Telegram gibi) geçtiği ve noktalama işaretleriyle şifreleme taktikleri kullandığı belirlendi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

FETÖ'nün Siber Terör Faaliyetleri

FETÖ, siber terör örgütü olarak çok farklı yollarla çalışmalarını sürdürdü ve sürdürmeye devam ediyor. FETÖ'cü bilişim şirketleri (örneğin Endersys) TÜBİTAK, BTK, TİB, ROKETSAN, HAVELSAN gibi kritik kurumlara sızdı. Linux sistem entegrasyonu, veri loglama, siber güvenlik hizmetleri vererek devletin teknik hafızasını ele geçirdi. İnternet görüşmelerini IP bazlı dinleyip kaydettiler. TİB üzerinden binlerce kişinin özel görüşmelerini izlediler. Hatta yabancı istihbaratlara servis ettikleri de iddialar arasında. TÜBİTAK'taki siber mahrem yapılanma ile özel hücreler kurarak stratejik verileri topladılar. Ancak sızmalar, 2020'lerde gerçekleştirilen operasyonlarla çökertildi.

Yeni Nesil Kamufle Yöntemleri

FETÖ, destekçilerine en az 5 sahte hesap talimatı verdi. Milyon takipçili fenomen hesapları satın alarak Türkiye aleyhine kara propaganda yaptırdılar. İngilizce, Almanca, Fransızca gibi farklı dillerde trol faaliyetleri, panel ve toplantı organizasyonları düzenlediler. Kumpas davalarında (Ergenekon, Balyoz) sosyal medyayı kullanarak itibar suikastları ve dezenformasyon yaptılar. 15 Temmuz sonrası da mağduriyet hikayesini yaydılar. Sosyal medya üzerinden hashtag aktivizmi ile kitleleri manipüle etmeye çalıştılar. Emniyet, ordu ve yargıdaki mensuplar üzerinden dijital fişleme yaptılar. Garson Flaşı gibi arşivler ele geçirildi. 15 Temmuz sonrası Türkiye'ye yönelik siber saldırıların arttığı, FETÖ bağlantılı güvenlik şirketlerinin potansiyel müşterilerine saldırı teklif ettiği iddiaları var. Mahrem imamlarla kripto yapılanma (ByLock kullanmayan üst düzey hücreler) ve yurt dışı hatları ile özel şifreleme yöntemleri kullanıyorlar.

FETÖ ile Mücadelede Operasyonel Adımlar

FETÖ ile mücadelede ByLock, örgüt arşivleri, tanık beyanları, mali izler gibi somut kanıtlar üzerinden çalışmalar arttırılmalı. Mevcut operasyonlar (2026'da 26 ilde 90 gözaltı, mahrem yapılanma baskınları gibi) artarak devam etmeli. Hücre evleri, finans ağları, yeni nesil kamufle yapılanmalar (diğer cemaatlere sızma, sınav kopyaları, katalog evlilikler) hedef alınmalı. MİT ve Emniyet koordinasyonuyla ByLock çözümü, Garson Flaşı gibi teknik başarılar arttırılmalı. Yurt dışındaki firarilerin iadesi (28 ülkeden 114 kişi) ve mal varlıklarının dondurulması sürdürülmeli. Yeni sızmaları önlemek için sürekli denetim; KPSS, YKS, askeri okullar, bürokrasi atamalarında çok katmanlı güvenlik taraması yapılmalı.

Operasyonel Mücadele Yapısal Reformlarla Desteklenmeli

FETÖ okulları ve dernekleri birçok ülkede halen faaliyet gösteriyor. Diplomasi yoluyla kapatma/devralma (2024'te 22 ülkede 252 okul) ve yerel hükümetlerle iş birliği artırılmalı. Finansman kaynakları (eğitim, iş dünyası, kara para) uluslararası izlenmeli. Organize suç (vize sahteciliği, belge sahteliği) boyutuna karşı Interpol ve mali istihbarat ağları kullanılmalı. Batı ülkelerinde insan hakları eleştirilerine karşılık, somut delillerle (darbe planları, suikastlar) yanıt verilmeli. FETÖ'nün Gülen'in Mehdi iddiasını, hiyerarşik itaati teşhir eden çalışmalar yapılmalı. Hoşgörü ve diyalog kisvesi altında devlete sızma modeli kısa videolarla anlatılmalı. Kurumlara sızmayı önleyecek liyakat, rotasyon ve denetim sistemleri güçlendirilmeli. Paralel devlet modelinin zemini olan fırsatçılık ve yolsuzlukla genel mücadele artarak devam etmeli.

Medya, akademi ve sivil toplumda FETÖ taktiklerini (kumpas, şantaj, uzun vadeli kadrolaşma) analiz eden bağımsız çalışmalar teşvik edilmeli. Üniversitelerde tez çalışması olarak önü açılmalı. Örgütün kamufle olup diğer yapılara sızma çalışmalarına da engel olunmalı.

Sonuç: Hibrit Mücadele Gerekliliği

FETÖ, hibrit terör modelinin en tipik örneğidir: Hem klasik terör unsurları (darbe, suikast) hem de modern unsurlar (siber, medya, finans, eğitim) taşır. Bu yüzden mücadelesi de hibrit olmalıdır. Diğer örgütlerle silahlı mücadele ön planda iken, FETÖ'de asıl tehlike kamufle olma ve yeniden yapılanma potansiyelidir. Bu nedenle mücadele sadece operasyonel değil, yapısal reformlarla (liyakat, denetim, din eğitimi) desteklenmelidir. FETÖ ile mücadele askeri/istihbarat operasyonu, hukuki süreç, uluslararası diplomasi ve önleyici reformlar kombinasyonu olmalı. Kısa vadede operasyonlar devam etmeli, uzun vadede kurumları ve sistemi güçlendirme, liyakat esaslı milli bir devlet yapısı sağlanmalıdır.