Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda Türkiye, Suriye'nin Halep kentinde yaşanan son gelişmeleri ve çatışmaları yakından takip ediyor. 9 Ocak 2026 tarihinde güncellenen bilgilere göre, Türk yetkililer süreci milli güvenlik öncelikleri çerçevesinde değerlendiriyor.
Halep'teki Çatışmaların Perde Arkası
Halep'in Şeyh Maksud, Eşrefiye (Aşrafiye) ve Beni Zeyd gibi mahallelerinde Suriye ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) unsurları arasında şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Güvenlik kaynakları, bu gerilimin temel nedeninin, SDG'nin 10 Mart tarihli mutabakata uymaması ve uzlaşıdan uzak bir tutum sergilemesi olduğunu belirtiyor.
Suriye hükümetinin uzun süredir diyalog ve çözüm önerilerinde bulunmasına rağmen, SDG tarafından bu çağrıların kabul edilmediği ifade ediliyor. Çatışmalar neticesinde Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinin büyük kısmı merkezi yönetimin kontrolüne geçerken, Şeyh Maksud'ta operasyonların sürdüğü aktarılıyor.
Türkiye'nin Koordineli Takibi ve Ateşkes Gelişmesi
Türkiye, süreci MİT, Dışişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı ile tam koordinasyon içinde yürütüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan alınan talimatlar doğrultusunda, olaylar anbean izleniyor ve hem Suriye hükümeti hem de ABD ile temaslar sürdürülüyor.
Son gelişmeler kapsamında, SDG unsurlarının bölgeden çıkarılması için Fırat'ın doğusuna güvenli bir koridor oluşturulduğu öğrenildi. Daha da önemlisi, saat 03.00 itibarıyla tek taraflı bir ateşkes ilan edildi. Bu adım, yeni bir askeri tırmanışın önüne geçmeyi ve sivil kayıpları durdurmayı amaçlıyor.
Temel İlke: Suriye'nin Bütünlüğü ve Kalıcı Barış
Türkiye'nin bu süreçteki temel ilkesi, Suriye'nin siyasi birliğinin, toprak bütünlüğünün ve merkezi devlet yapısının korunması olarak öne çıkıyor. Türk makamları, sivil halkın güvenliğinin sağlanmasına ve olası yeni göç dalgalarının önlenmesine büyük önem atfediyor.
SDG unsurlarının sivilleri hedef alması veya canlı kalkan olarak kullanmaya çalışması kabul edilemez bulunuyor. Türkiye'nin nihai amacının, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesis edilmesi olduğu vurgulanıyor. Bu çerçevede, Suriye'de yaşayan tüm vatandaşların, özellikle Kürt kökenlilerin haklarının korunması da Türkiye'nin öncelikleri arasında yer alıyor.
Türkiye, tüm tarafları itidale ve diyalog kanallarına dönmeye çağırmaya devam ederken, sahada görev yapan MİT personelinin 24 saat esasına göre çalıştığı bildiriliyor.