Kudüs Valiliği, İsrail polisinin 'Tapınak Tepesi Birimi' olarak adlandırdığı yapıya yeni gönüllüler alınacağını duyurmasına sert tepki gösterdi. Valilik, bu kararın aşırılık yanlısı 'Tapınak' gruplarının Mescid-i Aksa'daki faaliyetlerde daha etkin rol üstlenmesine yol açacak tehlikeli bir tırmanış olduğu uyarısında bulundu.
Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan açıklama
Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan Valilik açıklamasında, söz konusu adımın yalnızca yeni personel alımı anlamına gelmediği, İsrail makamları ile 'Tapınak' grupları arasında doğrudan ortaklığın yeni bir aşamaya taşındığını ortaya koyduğu ifade edildi. Açıklamada, İsrail polisinin personel alım duyurusunda Mescid-i Aksa baskınlarını destekleyen önde gelen hahamların ve birim yöneticilerinin yer aldığı, bunun da İsrail polisi ile aşırılık yanlısı gruplar arasındaki koordinasyonu ve entegrasyonu açıkça gösterdiği vurgulandı.
Kontrolü tamamen ele geçirecekler
İsrail'in Mescid-i Aksa'daki fiili karar alma mekanizmasını Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nden alarak polis ve diğer kurumlarının kontrolüne geçirmeye çalıştığına dikkat çekilen açıklamada, bu durumun vakıf çalışanları ve faaliyetlerine yönelik kısıtlamaların artmasına neden olduğu belirtildi. Ürdün Evkaf, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığı'na bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin Mescid-i Aksa'nın idaresinden sorumlu tek yetkili kurum olduğuna işaret edilen açıklamada, son dönemde vakıf çalışanları ve faaliyetlerine yönelik kısıtlamaların arttığının altı çizildi.
Vakfa yönelik kısıtlamalar artıyor
Valilik açıklamasında, yeni personel alım kampanyasının Mescid-i Aksa'daki mevcut tarihi ve hukuki statüyü değiştirmeye yönelik girişimlerin parçası olduğuna dikkat çekildi ve Birleşmiş Milletler ve uluslararası topluma harekete geçme çağrısı yapıldı. Açıklamada, 'Tapınakçı ve Mesihçi ideoloji' olarak tanımlanan grupların, Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Kubbetü's-Sahra'nın bulunduğu alanda Süleyman Tapınağı'nı yeniden inşa etmeyi amaçlayan radikal ve mesiyanik Yahudi terör grupları olduğu belirtildi.
Çok dinli merkez hedefi
ABD ve İsrail'in Mescid-i Aksa'nın statüsünü 'çok dinli ve kültürel merkez' olarak değiştirmeye yönelik bir hazırlık yaptığı biliniyor. Bu çerçevede Ürdün'ün, 1994'te İsrail ile imzaladığı Vadi Araba Anlaşması uyarınca Kudüs'teki dini işlerden sorumlu ülke statüsünün kaldırılması ve sorumluluğun tamamen Siyonist işgalci güce verilmesinin hedeflendiği belirtiliyor. Anlaşmaya göre Mescid-i Aksa, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığı'na bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresi'nin himayesinde bulunuyor. Son olarak istilacı Yahudi terör grupları Aksa'nın merdivenlerinde bayrak açıp, İsrail marşı söyleyerek provokasyonda bulunmuştu.



