İngiltere'de Polise Mason Beyanı Zorunluluğu: Üstat Tarihçi Açıkladı
Masonluk Beyan Zorunluluğu ve Tarihçinin Açıklamaları

İngiltere'nin en köklü güvenlik teşkilatı olan Londra Metropolitan Polisi, tarihi bir karara imza attı. Kurum, bünyesinde çalışan mason personeline, mason olduklarını beyan etme zorunluluğu getirdi. Bu gelişmenin ardından, ülkenin önde gelen mason üstatlarından ve tarihçi Doç. Dr. David Harrison, İngiltere'deki masonik yapılanma hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Masonluğun Doğası ve Prensipleri

Harrison, Lodge of Lights No. 148 locasında Past Master (Eski Üstat) ve dünyanın en prestijli mason araştırma locası Quatuor Coronati Lodge No. 2076'da aktif bir üye olarak görev yapıyor. Tarihçi, masonluğun temel niteliğine dair net bir çerçeve çizdi. Harrison'a göre masonluk, ne siyasi ne de dini bir örgüt. Bu yapı, siyasetin ve dinin dışında konumlanıyor. Ancak Harrison'ın altını çizdiği önemli bir şart var: "Masonluk yüce bir varlığa inanma şartını taşır" ifadesini kullandı.

İngiltere'de Masonluğun Tarihsel Konumu ve Etkisi

Masonluğun İngiltere'de her daim var olduğunu ve hiçbir zaman "görünmez bir güç" olarak hareket etmediğini belirten Harrison, örgütün hep göz önünde bulunduğunu söyledi. Tarihçi, bazı siyasi figürlerin mason olduğunu doğrulayarak, en ünlü örneğin Sir Winston Churchill olduğunu kaydetti.

Masonluğun ordu, yargı ve bürokrasi üzerindeki iddia edilen etkisi sorulduğunda ise Harrison kesin bir dil kullandı. "Devlet aygıtı üzerinde herhangi bir masonik etkiye dair hiçbir kanıt yoktur" diyerek bu yöndeki iddiaları reddetti. Harrison'a göre, kilit konumlarda bulunan bazı masonlar olmuş olsa da, bu kişiler masonluk adına değil, bireysel olarak hareket etmişlerdi.

Kraliyet Ailesi ve Dış Politika İddiaları

Harrison, İngiliz kraliyet ailesinin de mason localarına üye önemli temsilcileri olduğunu açıkladı. Kral IV. George, Sussex Dükü ve mevcut Kent Dükü Prens Edward'ın, en bilinen kraliyet büyük üstatları arasında yer aldığını ifade etti.

Son olarak, masonluğun İngiltere dış politikasını şekillendirdiği yönündeki iddialara da değinen tarihçi, bu iddiaların tarihsel bir karşılığı bulunmadığını vurguladı. Harrison, etkili konumlara zaten sahip olan bazı bireylerin mason olabileceğini, ancak bunun kurumsal bir yönlendirme anlamına gelmediğinin altını çizdi.